Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4185 K.2025/4794
9. Hukuk Dairesi 2025/4185 E. , 2025/4794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi
SAYISI : 2023/104 E., 2024/191 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Santrali (...) Yöresi İşletme Müdürlüğü kapsamında yer alan ... işyerinde davalı işveren işçisi olarak çalıştığını, görünürde hizmet alım ihalesi kapsamında çalışma söz konusu ise de yapılan işin asıl iş olması nedeniyle muvazaanın söz konusu olduğunu, davacının sendika üyesi olup üyeliğinin işverene bildirildiğini, bu çerçevede davalı ... AŞ (...) ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini, müvekkili tarafından açılan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2017/1041 Esas, 2017/613 Karar sayılı kararı ile davacının muvazaalı olarak çalıştırıldığının tespit edildiğini ve talep ettikleri alacakların 22.05.2014 olan dava tarihine kadar kabul edildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin 22.05.2014 tarihi ile işbu dava tarihi arasındaki dönem yönünden alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek iş güçlüğü tazminatı, sosyal yardım, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, derdestlik, kesin hüküm itirazlarının olduğunu ve
zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili İdarenin usulüne uygun yürütülüp sonuçlandırılmayan ve tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesi sebebiyle fark ödemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının çalıştığı ihale ile verilen işin anahtar teslim olup davada müvekkili İdarenin hasım gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, iş hukukundan kaynaklı tüm ödemelerden ihaleyi alan firmanın sorumlu olduğunu, muvazaanın kurucu unsurlarının ve bunlara ilişkin hüküm ve sonuçların gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin18.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.10.2022 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya içeriğinde bulunan hizmet alım sözleşmelerine göre davalı ... tarafından dava dışı ... Firmasına hizmet alım sözleşmesi ile verilen iş 72 kişi ile 3 aylık .. ... .. ... ve .. ...’in işletme bakım ve onarım hizmet alım işi; ... Firmasına verilen iş .. ... .. ... ve .. ...’in güvenlik hariç enerji üretimini gerçekleştirmek üzere işletme priyodik bakım onarım arıza giderme ve revizyon işlerinin 74 kişi ile 3 yıl süreyle yaptırılması işi; ... Firmasına verilen iş ... ... ... ... ve ... ...’in güvenlik hariç enerji üretimini gerçekleştirmek üzere işletme priyodik bakım onarım arıza giderme ve revizyon işlerinin 74 kişi ile 36 ay süreli yaptırılması işi olup bu işlerin Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği (Yönetmelik) uyarınca ...'ın üretim lisansı kapsamında hizmet alım sözleşmesi ile verebileceği işlerden olduğunun anlaşıldığı, alt işverenlik sözleşmeleri yasal yetkiye uygun olarak yapılmış ise 4857 sayılı İş Kanunu'nda öngörülen işletmenin ve işin gereği ile teknolojik uzmanlık gerektiren iş ve Alt İşverenlik Yönetmeliği'nde yer alan mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsurlarından olan, işin niteliği gereği işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iş şartı sınırlandırması burada aranamayacağından bu sözleşmelerin geçerli olacağı ve ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi çerçevesinde muvazaa denetimi yapılabileceği, bu durumda yapılması gerekenin, sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olup olmadığının ve davacının yaptığı işin tam olarak tespit edilerek hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışıp çalışmadığının belirlenmesi olduğu, 01.09.2017 tarihinden sonrası için yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olduğu, davacı işçinin de bu ihaleler ile verilen iş kapsamında çalıştırıldığı belirlendiğinde, davalı ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılarak işçilik alacaklarının bu tespit nedeniyle 01.09.2017 tarihine kadar olan dönem için toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, bu dönem sonrası için ise toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınmaksızın hesaplanarak hüküm altına alınması; yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olmadığı ya da davacının ihaleler ile verilen iş dışında çalıştırıldığının tespit edilmesi hâlinde ise davacı işçinin sendika üyesi olduğu dikkate alınarak toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre şimdiki gibi hüküm kurulması gerektiği, davacının alacaklarının 09.05.2019 arabuluculuk son tutanak tarihini aşacak şekilde 30.06.2019 tarihine kadar hesaplanmasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Barajı Hidroelektrik santralinde elektrik üretiminin yapıldığı ve elektrik üretimin doğru ve uygun biçimde yapılmasının asıl iş olduğu, davalı tarafından kurulan alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu, davalı işverenin muvazaalı sözleşmeler ile davacıyı alt işverenin işçisi gibi çalıştırdığı, davacının görünüşte farklı bir işkolunda faaliyet gösteren alt işveren işçisi olması nedeniyle davalıya ait işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığı, davalının savunmasının dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceği, bu nedenle davacının başlangıçtan itibaren ... işçisi olarak kabulü ile hak ve alacaklarının buna göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: davacının çalıştığı Şirketlerin üstlendiği işlerin Santralin periyodik bakım, onarım, arıza giderme, revizyon işleri ve bu işlerle ilgili diğer hizmetlerin yaptırılması işleri olduğunu, davacının yardımcı iş kapsamında çalıştığını, asıl iş sayılsa dahi bu kapsamda alt işverenlere verilen işlerin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na (6446 sayılı Kanun) göre çıkarılan Yönetmelik'e uygun olduğunu, davacının hizmet alımına konu edilen işlerde çalıştığını ve muvazaa olgusundan bahsedilemeyeceğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın kapsamı ve mahiyetine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 01.09.2017 tarihinden sonra asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı yönünden bozmaya uygun araştırma yapılıp yapılmadığı, buna göre de davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Dairemizin bozma kararında; 6446 sayılı Kanun'un, Yönetmelik'in ilgili maddeleri ve 6098 sayılı Kanun'un 19/1 hükmü göz önünde bulundurularak 01.09.2017 tarihinden sonrası için yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olduğu, davacı işçinin de bu ihaleler ile verilen iş kapsamında çalıştırıldığı belirlendiğinde, bu tarih sonrası dönem yönünden davalı ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılarak işçilik alacaklarının buna göre tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozmadan sonra alınan 12.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan "Bu tespitlere göre, davacı, fiilen ihale sözleşmelerinde belirtilen iş tanımına uygun ve belirtilen işyerinde, sözleşmelere uygun görev alanında çalıştırılmış olduğu, işyerinde alt işverene bırakılan işler dışında çalıştırılmadığı tespit edilmiştir." şeklindeki belirlemelere rağmen Mahkemece 01.09.2017 tarihi sonrasında da asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı kabul edilmesi ve davacının, davalı Şirket işçisi olduğu kabul edilerek toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının ... Şirketinde çalıştığı dönem için muvazaanın kabul edilmesi ve 01.09.2017 tarihine kadar olan dönem için davacının alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre hüküm altına alınması; 01.09.2017 tarihinden sonrası için alt işverenin işçisi olan davacı, davalı asıl işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağından toplu iş sözleşmesine dayananan alacak talepleri ile ilave tediye alacağı talebinin reddine karar verilmesidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.