Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/620 K.2025/4696

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/620 📋 K. 2025/4696 📅 22.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/620 E.  ,  2025/4696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1878 E., 2024/2413 K.
EK KARAR TARİHİ : 04.07.2024
SAYISI : 2023/476 E., 2024/376 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.08.2001 tarihinde yazılım mühendisi olarak ... Bilişim Teknoloji Şirketinde çalışmaya başladığını, süreç içerisinde görevinin 01.01.2003 tarihinde yetkili uzman 01.01.2013 tarihinde teknik mimar olarak değiştirildiğini, 30.11.2017 tarihinde iş sözleşmesinin ... Bilişim Teknoloji Şirketinden, davalı ... AŞ’ye devredildiğini kıdemli uzman olarak güncellenen ünvanı ile çalışmaya devam ettiğini, hazırlanan bir proje kapsamında proje müdürü ile fikir ayrılığına düşmesinin ardından 17.10.2019 tarihinde performans düşüklüğü gerekçesi ile savunmasının istendiğini ve ardından iş sözleşmesinin 21.10.2019 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, 08.11.2019 tarihinde işe iade istemli olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulması üzerine işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hususlarında davalı işveren ile anlaşmaya varıldığını, ancak yıllarca özveriyle çalışmış olan davacının yapmış olduğu fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, her ne kadar davacı ile ... Bilişim Teknoloji Şirketi arasında yapılmış olan ilk iş sözleşmesinde hafta tatili ve genel tatili ücretlerinin ücrete dâhil olduğu belirlenmiş ise de sonraki süreçte ise "... BBVA Personel Yönetmeliği" isimli tüm çalışanlara yönelik yayımlanan Yönetmelik'in 14. sayfasında fazla çalışmaya ilişkin hususun ücret karşılığında ve İş Kanunu uyarınca Şirket tarafından belirlenip duyurulacağının ifade edildiğini, geçmişte fazla çalışmaların ödendiği zamanlar olsa da son 5 yıllık süre içerisinde herhangi bir fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, davacının fazla çalışmalarının Şirket içi yazışmalarından, işyerinde kullanılan telefondan ve telefonun bağlı olduğu internet üzerinden gönderilen e-postalardan, yine işyerinde kullanılan telefon ile çekilen bazı işlemlerin fotoğraflarından ve saatlerinden rahatlıkla anlaşılacağını, davacıya ait tüm dataların davalı Şirket bünyesinde yedeklendiğini ve istenilmesi hâlinde davacının yapmış olduğu fazla çalışmaların hemen her gün ortalama 1 saatten fazla olduğunun görüleceğini, işyerine parmak izi ile giriş çıkış mevcut olduğundan bu giriş çıkış kayıtlarından da davacının ortalama kaç saat çalıştığının tespit edileceğini, davacının e-postalarına ve söylemlerine göre taraflarınca hesaplanan fazla çalışmanın günlük ortalama 1 saatten haftada 5 saat ve 52 haftada toplam 260 saat yaptığını, minimum hesaplamalar ile varılan bu sonucun Şirket kayıtları ve tanık anlatımları ile artmasının muhtemel olduğunu ileri sürerek zamanaşımına uğramayan geriye dönük 5 yıllık fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı iddia edilerek toplam çalışma süresinin ve karşılığı olan alacağın dava dilekçesinde hesaplanmış olduğunu böyle bir durumda belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını davanın hukuki menfaat yokluğundan reddi gerektiğini, davacı ile ... Bilişim Teknoloji Şirketi arasında imzalanan 01.01.2013 tarihli iş sözleşmesinin 2. maddesinde davacının aylık ücretinin hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini de kapsadığının kararlaştırıldığını, daha sonra iş sözleşmesinin davalı ... AŞ'ye devrine ilişkin 01.12.2017 tarihli protokol ile davacının iş sözleşmesinin devralındığını, davacının aylık ücretine fazla çalışma ücretinin de dâhil olduğunu kabul etmekle yıllık 270 saate kadar fazla çalışma yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, dava dilekçesinde davacının günde 1 saat fazla çalışma yaptığı iddia edilmekle davacının talebi ile bağlı kalınarak inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, bu aşamadan sonra davacının davasını tanık beyanları veya herhangi bir delille genişletmesine muvafakatlarının olmadığını, davacı kendisinin yılda 260 saat fazla çalışma yaptığını iddia etmiş ise de kabul anlamına gelmemek üzere yıllık 270 saati aşan çalışması olmadığından, talebinin kendi beyanına göre de haklı olmadığının ortaya konulduğunu, davacının 2013 yılında kıdemli uzman, 2014 yılında yönetici, 2017 yılında teknik mimar ve 2019 yılında senior expert ünvanlarına terfi ettiğini, davalı Bankanın aktivite politikası prosedürü kapsamında bu unvanda çalışanlara net ücret ödemesi yapıldığını ve fazla çalışma ödemesi yapılmadığını, davacının yazılı ve elektronik işyeri kayıtları kapsamında da fazla çalışma alacağı olmadığının sabit olduğunu, davalı Banka çalışanlarının fazla çalışmaları var ise girişlerini sistem üzerinden kendilerinin yaptığını ve varsa hak edişinin bordroda fazla çalışma tahakkuku yapılarak ödendiğini, davacı fazla çalışma yapmış ise bunu sisteme girerek yetkilisinden talep etmiş olmasının gerektiğini, davacının izinli ve mazeretli olduğu dönemlerde haftalık 40 ve 45 saati aşan çalışmaları olamayacağından davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli davanın reddine dair kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2023/478 Esas, 2023/1393 Karar sayılı kararı ile eksiklikler giderilmek suretiyle yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için kaldırılarak dosyanın geri gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı kapsamında dosyaya davalı Banka tarafından sunulan davacının giriş çıkış kayıtlarının çözümü ve davacının haftalık çalışma saatlerinin belirlenmesi için teknik bilirkişiden rapor alındığı ve bu kayıtların dökümleri nazara alınarak hesap bilirkişisinden de ek rapor alındığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki kararlarında; davacının sözleşmesinde olduğu gibi fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu iş sözleşmelerine yıllık 270 saatlik fazla çalışma yönünden sınırlı olarak değer verildiği ve hesaplanmalarda yıllık 270 saat bütün olarak değil, aylık 22,5 saat ve haftalık 5,2 saat formülüyle değerlendirildiği, teknik bilirkişinin çözümleme ve döküm raporu doğrultusunda davacının haftalık 45 saati aşan fazla çalışmalarının belirlendiği, ücrete dâhil olan haftalık 5,2 saatlik fazla çalışma mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılarak davanın kabulüne kesin olmak üzere karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi 04.07.2024 tarihli ek kararı ile verilen hükmün kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına göre yapılan seçenekli bir hesaplama olmaması nedeniyle talep konu alacak miktarının bu açıdan belirsiz olması sebebiyle İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararının yerinde olmadığı, Dairelerinin 17.07.2023 tarihli kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılamada davalı işveren tarafından sunulan işyeri kayıtları hakkında teknik bilirkişi raporu alınarak davacının haftalık ne kadar süreyle çalıştığının ortaya konulduğu, davacının bu kayıtlara göre saptanan çalışma süresi itibarıyla fazla çalışma ücreti alacağının belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğu ve buna ilişkin davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarına itibar edilmediği, yanı sıra davacı vekilince istinaf başvurusunda belirtildiği üzere, bedel arttırımı için İlk Derece Mahkemesi tarafından süre verilmediğinin anlaşılması sebebiyle Dairelerince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/2 hükmü gereğince davacı vekiline bedel artırımı için süre verilmiş olduğu, davacı vekilince 13.10.2024 havale tarihli dilekçeyle 395.343,00 TL üzerinden bedel artırım taleplerinin bulunduğunun belirtilmesine karşın söz konusu tutarın aynı süre içerisinde harçlandırılmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararın netice itibarıyla doğru olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İstinaf karar ilâmında bedel artırımı işlemi için harçlandırma yapılmadığı ifade edilmişse de harcı tamamlamak için verilmesi gereken zorunlu kesin sürenin kendilerine verilmediğini, temyiz başvurusu ile birlikte eksik olan tamamlama harcının yatırılmış olduğunu, talep artırımının ıslahtan farklı olmakla davacı lehine bozma hâllerinde de talep artırım talebinde bulunulabileceği, ıslahın aksine istinaf ve temyiz aşamalarında da bedel artırım talebinde bulunulabileceğini,
2. Davacının bilgisayar mühendisi olduğu, sadece işyerine gitmek suretiyle değil uzaktan da çalışabildiği hususunun dikkate alınmadığını, davacının uzaktan çalıştığına ilişkin tanık ifadeleri ve diğer delillere hiçbir raporda yer verilmediğini, iki gün çalışma görünen haftalarda diğer günler uzaktan çalışılıp çalışmadığının anlaşılamadığını, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te iz kayıtlarının oluşturulması ve takibi ile alakalı bilgilendirmenin yer aldığını, iz kayıtların asgari beş yıl boyunca Banka nezdinde saklanacağının belirtildiğini, davacının uzaktan yaptığı çalışmaların kayıtlarının Bankanın sisteminde hâlâ kayıtlı olduğunundan kolaylıkla tespit edilebileceğini, davacının hem uzaktan çalıştığı hem de ofiste çalıştığı sürelerin birlikte hesaplanıp fazla çalışmanın buna göre tespitinin gerektiğini ileri sürerek ve istinaf dilekçesindeki sebepleri ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafın dayandığı delillerin usule uygun şekilde toplanıp toplanmadığı, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesaplanması hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.