Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2247 K.2025/4604
9. Hukuk Dairesi 2025/2247 E. , 2025/4604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3243 E., 2024/3523 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.02.2006 ila 08.11.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davalı Bankanın denetçisi ile aralarında yaşanan kişisel sorunlar sonrası davacının başarılı sicilinin bozulduğunu, hak etmiş olduğu ikramiye ve primlerin ödenmediğini, davacının başarılarının görmezden gelinerek psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, bu haksız uygulamalar sonucu davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ancak hak ettiği işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının davalı Bankada şube müdürü olarak yönetici pozisyonunda, birinci imza yetkilisi ve şubenin amiri konumunda çalıştığını ve kendisine yüksek ücret ödendiğini, davacıya fazla çalışma yapılıp yapılmayacağına dair talimat verilmediğini, görev ve sorumluluklarının karşılığını fazlasıyla aldığını, ayrıca davacının fazla çalışma yapmış ise bu çalışmaları performansını yükseltmek amacıyla yaptığını, bu çalışmalarının karşılığını performans primi olarak aldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerindeki toplam 11 yıl 8 ay 17 gün süreyle çalıştığı, son ücretinin 13.331,40 TL olduğu, 08.11.2017 tarihli işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin sona erme şeklinin istifaya ilişkin (03) koduyla bildirildiği, 08.11.2017 tarihli dilekçesinde; "gördüğü lüzum üzerine istifa ettiğini" beyan ettiği, davacı tanığının "davacının üst yönetimin baskısıyla istifa ettiğini" beyan ettiği, ihtilaf durumunda sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğini ispat etme yükünün işveren üzerinde olduğu, işveren tarafından bu hususun somut delillerle ve istifa dilekçesi ile kanıtlandığı, çıkış bildirgesinde Kuruma bildirilen çıkış sebebinin ve istifa olgusunun da davalı tarafça somut delillerle ispat edildiği, buna rağmen davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin dava dilekçesindeki mobbing ve baskı olduğunun tanık delili ya da başkaca bir delil ile ispatlanamadığı, dosyaya çalışma koşullarına ve çalışma sürelerinin tespitine ilişkin olarak yazılı delil sunulmadığı, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 5 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalıştığı, bir saat yemek molası olduğu, haftalık çalışma süresinin ortalama 45 saati aşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshinin istifa olarak değerlendirildiği, istifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisinin sona ereceği, davacı asılın, imza ve içeriğine itiraz etmediği istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sonlandırmış olup istifasının haklı nedene dayandığını ispatla yükümlü olduğu, dosya içeriğine göre davalı Bankada şube müdürü olarak çalışan davacının tanık beyanlarına göre haftanın 5 günü 08.30 ila 18.15 saatleri arasında çalıştığı, bu hâliyle fazla çalışma yaptığı iddiasını ispat edemediği, davacının 08.11.2017 tarihinde istifa dilekçesi verdiği ve istifadan bir gün sonra 09.11.2017 tarihinde ... Bankası adlı işyerinde işe başladığı, davacı istifanın haklı nedene dayandığını da ispatlayamadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvurusunda;
1. Müvekkilinin çalışmış olduğu süre boyunca tüm özverisi ve gayretini ortaya koyarak çalışmış olduğu Kurumu daima ileriye götürmeye gayret edindiğini, ancak başarılı çalışma hayatının sekteye uğratıldığını, mobbinge maruz kaldığını, bu baskıların psikolojik olarak olmakla birlikte müvekkiline düşük sicil notu verilmek suretiyle ve işyerinde haksız ithamlarda bulunulması suretiyle de ortaya çıktığını ve nihayetinde davacının istifa etmek zorunda bırakıldığını,
2. Davacının başarılı bir kariyeri ve işyerindeki konumu itibarıyla bulunduğu yer de gözetildiğinde istifa etmesi için bir nedenin bulunmadığının anlaşılacağını, bunun hayatın olağan akışına da ters bir durum olduğunu, işyerinde yapılan psikolojik baskılar ve mobbing neticesinde, çalışma hayatının davacı için çekilmez hâle geldiğini,
3. Müvekkilinin sicil notu düşürülerek ikramiye ve prim ödemelerinin önüne geçildiğini, haksız uygulamalara maruz kalacağını anladığını, ... iradesiyle değil, yaşadığı mobbing sonucu istifa etmek zorunda bırakıldığını,
4. Tanıkların görgüye dayalı anlatımları olmasa dahi yaklaşık ispat kuralı gereği mobbingin sübut bulduğunu, davanın reddi yönündeki kararın haksız ve dayanaksız olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmenin feshi ile davacının bu bağlamda kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.