Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3980 K.2025/4601
9. Hukuk Dairesi 2025/3980 E. , 2025/4601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/347 E., 2025/276 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2000 tarihinden 26.11.2012 tarihine kadar davalı bünyesinde istihdam edildiğini, öncelikle 2000 yılında davalı ... Şirketinin (Banka) Belçika Merkezinde çalışmaya başladığını, ardından 01.05.2007 tarihinde davalı Bankanın Türkiye Genel Merkezine atandığını ve taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin 26.11.2012 tarihli ihtarname ile haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, açılan işe iade davası sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/13164 Esas, 2014/31851 Karar sayılı ilâmı ile feshin haklı olmadığı ancak geçerli olduğu kabul edilerek feshin haksız şekilde yapıldığının kesinleşmiş Yargıtay ilâmı ile sabit olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi ile ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 01.07.2010 - 26.11.2012 tarihleri arasında görev yaptığını, aksi iddiaların kabul edilemez olduğunu, iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymadığı gerekçesiyle feshedildiğini, davacının üst düzey yönetici pozisyonunda olup fazla çalışma talebinin yersiz olduğunu, tüm ücret alacaklarının ödenmiş olduğunu, prim ödemelerinden yararlanabilmek için ödemelerin yapıldığı tarihte Bankada çalışıyor olmanın esas olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli kararı ile; özetle dosyada bulunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve Bankanın ortaklık yapısı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerindeki hizmet süresinin 01.03.2000 - 26.11.2012 tarihleri arasında 12 yıl 8 ay 29 gün ve ücretinin brüt 20.034,00 TL olduğu, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen işe iade davası sonucuna göre kıdem ve ihbar tazminatını almaya hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığına ve asgari geçim indirimi alacağının ödendiğine dair işverence belge sunulmadığı, Yargıtay kararları gereği prime hak kazanmak için ödeme tarihinde işyerinde çalışıyor olma şartı gerekmediği, davacının fazla çalışma yaptığını ve hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 27.05.2022 tarihli kararı ile; davacının 01.03.2000 tarihinde Belçika'da başlayan çalışmasının personel transferi ile Türkiye'ye aktarıldığı ve davalı Şirketin devralan sıfatı ile davacının tüm hizmet süresinden sorumlu olduğu, ücret seviyesinde ihtilaf olmadığı, kesinleşen işe iade davasının sonucuna göre işverence yapılan feshin haklı olmadığı ancak geçerli olduğu kabul edildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı tarafın istinaf başvurusu olmadığından reddedilen alacak kalemleri olan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti yönünden inceleme yapılmasına gerek olmadığı, Yargıtay uygulaması gereği ikramiyeye hak kazanmak için ödeme tarihinde işyerinde çalışıyor olma şartı gerekmediği gibi bir yıldan eksik çalışmalarda da işçi kıstelyevm usulüne göre ikramiyeye hak kazanacağından davacının hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan ikramiye alacağının dosya kapsamına uygun olduğu ancak davalı tarafça yıllık izin ücretine yönelik sunulan ödeme belgesinin yıllık izin ücreti hesabında dikkate alınmadığı ve sadece 2010 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin işverence ispatlanamadığı diğer dönemlerin ise ödendiği işverence ispatlandığından fazlaya ilişkin ilişkin yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacağı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacağına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 01.11.2022 tarihli karar ile, davalı vekilinin ileri sürdüğü diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının 01.07.2010-26.11.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının kesintisiz olarak davalı bünyesinde geçtiği konusunda ihtilaf bulunmadığı ancak 01.05.2007 - 30.06.2010 tarihleri arasında çalışmasının gözüktüğü ...NV Türkiye İrtibat Bürosu ile Belçika'daki çalışmasına dair Türkiye'de çalışabilmesi adına davacının çalışma izni başvurusundaki öz geçmiş bilgilerinde yer alan 2000-2005 yılları arasında... ... Finance, 2005-2006 yılları arasında... ... Banking ünvanlı işyerleri ile davalı arasında bir bağlantı olup olmadığı, söz konusu işyerleri ile davalı arasında, davacıya ait bir iş sözleşmesi devri olup olmadığı hususları ile davacının davaya konu hizmet süresi içerisinde çalışmış olduğu işyerleri arasında başkaca bir bağlantı olup olmadığı var ise bu bağlantının hukuki niteliğinin netleştirilerek sonucuna göre davacının davalı Bankada geçen hizmet süresinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da isabetli şekilde belirtildiği üzere; davalı Bankanın, ... Bank'ın Türk hukukuna göre kurulmuş uluslararası bankacılık hizmeti sunan bir şirketin yapısı dâhilinde olduğu, 1996 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile ...NV Türkiye Şubesinin faaliyete başladığı, ...AŞ'nin 2007'de ... Bank'ın hisselerini satın alarak Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerinin başladığı, davacının ... Bank'ın global yapısı kapsamında önce Belçika'da, sonrasında Türkiye'de banka irtibat bürosunda ve doğrudan banka bünyesinde çalıştığı, banka temsilciliklerinin ilgili ülkede bankanın tanıtımı ve finansal faaliyetlerini geliştirmek amacıyla kurulduğu, bu durumda da davacının hem Belçika'da, hem Türkiye'de banka irtibat bürosunda hem de doğrudan banka bünyesinde geçen çalışmasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir ifade ile davalı Bankanın %100 hissedarının ...NV olarak göründüğü, davacının 01.03.2000 tarihinde ...NV isimli Şirkette çalışmaya başladığı, davacının Belçika ülkesinde başlayan iş sözleşmesinin de personel transferi nedeni ile Türkiye'deki davalı şirkete aktarıldığı, davalı Şirketin bu kapsamda devralan işveren sıfatı ile davacının tüm hizmet süresinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hükme esas alınan bilirkişi raporuda salt internet üzerinden araştırma yapılarak hizmet sürelerinin birleştirildiğini,
2. Davacı tarafından istinaf aşamasında sunulan belgelerde herhangi bir barkod, imza, mühür, resmi kurum ibaresi bulunmadığını, belgelerin yabancı dilde düzenlendiğini, iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve geliştirilmesi yasağına aykırı şekilde sunulan belgelere muvafakatları bulunmadığını,
3. Davacının çalıştığını iddia ettiği kuruma veya sair resmi kurumlara davacının hizmet süresi ile ilgili müzekkere yazılmadığını,
4. Dosyadaki hiçbir tanığın davacının iddialarını doğrular beyanda bulunmadığını,
5. Davacının iş sözleşmesinin devrine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını,
6. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini,
7. Davacının ikramiye alacağına hak kazanamadığını,
8. Davacının yıllık izin alacağı bulunmadığını ayrıca asgari geçim indirimi alacağı talebinin de kabulünün haksız olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet süresinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.