Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1800 K.2025/4577
9. Hukuk Dairesi 2025/1800 E. , 2025/4577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1987 E., 2024/2784 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/281 E., 2024/529 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının asıl işveren olduğu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde değişen alt işverenler nezdinde 14.03.2018 tarihinden itibaren garson olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin aylık net 2.020,00 TL olduğunu, yol ve yemeğin davalı işverence karşılandığını, işyerinde başkaca sosyal yardımların da bulunduğunu, işyerinde haftada 6 gün 10.00-19.00 saatleri arasında çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yarısında çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davacıya teknik ve idari şartnameye göre ödenmesi gereken ücretleri ve sosyal hakları ile diğer ücret ve haklarının eksik ödendiğini ileri sürerek ücret alacağı, sosyal yardım, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı Bakanlık arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, tüm sorumluluğun davacının nezdinde çalıştığı yüklenici firmalarda olduğunu, çalışma çizelgelerinden görüleceği üzere fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, ücret bordrolarının davacı tarafından imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının 17.03.2018-31.03.2018 tarihleri arasında dava dışı ... San. ve Tic. Ltd Şti. nezdinde, 01.04.2018 tarihinden itibaren dava dışı ...-... Ortaklığı nezdinde çalıştığı, 01.01.2018-31.03.2018 tarihleri arası geçerli dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti. ile; davalı arasında yapılan hizmet alımına ait sözleşme ve ekleri ile, dava dışı ...-... Şirketlerinin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında yapılan 01.04.2018-31.12.2019 tarihleri arası geçerli hizmet alımına ilişkin sözleşme ve eklerinin celbedildiği, 01.01.2018-31.03.2018 aralığına ilişkin 3 aylık hizmet alım sözleşmesinde garsonların asgari ücretin %15 fazlası ücretle çalışacağının belirlendiği, 2018-2019 dönemini içerir hizmet alım sözleşmesinde ise, garsonların ücretinin asgari ücret olarak belirlendiği, yani davacının 2018 yılının ilk 3 aylık döneminde asgari ücretin %15 fazlası ile çalıştırıldığı, sonrasında ise ücretinin asgari ücrete çekildiği buna göre davacının sonraki dönemde de ücretinin, asgari ücretin %15 fazlası olması gerektiği kanaatiyle, 01.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin %15 fazlası üzerinden hesaplama yapılarak, davalı tarafından ödenen tutarların mahsup edildiği ve davacının fark ücret alacağına hak kazandığı, ücret alacağının taleple bağlı kalınarak hüküm altına alındığı, davacının yeni tespit edilen ücretine göre fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin yeniden hesaplandığı, işyerinde yemeğin ayni olarak sağlandığı, yol ücretinin de ödendiği anlaşıldığından sosyal yardım alacağının ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlığın asıl işveren olduğu, kaldırma kararı üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı, belirlenen ücrette hata olmadığı, davacıya hak ettiği ücretlerin eksik ödendiği, alacakların zamanaşımına uğramadığı, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, her ihale döneminin farklı şartlar içerdiğini, ihaleyi alan şirketlerin işçilerle yeni sözleşmeler yaptıklarını, işçilerin bunu kabul ettiğini, davacının 2018 yılının ilk üç ayında asgari ücretin %15 fazlası ile çalışsa da sonraki ihalede ücretin asgari ücret olarak belirlendiğini, davacının ücret farkı alacağı bulunmadığını,
2. Ücretin hatalı tespiti nedeniyle fark fazla çalışma ve genel tatil ücreti hesaplaması yapılmasının isabetsiz olduğunu,
3. Davacının taleplerini, nezdinde çalıştığı şirketlere yöneltmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını,
4. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunmadığını, çalışma yapılırsa ücretlerinin bordroda tahakkuk ettirildiğini, bordroların davacı tarafından imzalandığını, davacının tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında, davacının ücretinin tespiti, buna bağlı olarak eksik ödenen ücret alacağı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ile zamanaşımına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında işçinin ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve davacının fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 01.01.2018-31.03.2018 dönemine ilişkin 3 aylık hizmet alım sözleşmesinde garsonların asgari ücretin %15 fazlası ücretle çalışacağının belirlendiği, 2018-2019 dönemine ilişkin hizmet alım sözleşmesinde ise garsonların ücretinin asgari ücret olarak belirlendiği, garson olarak çalışan davacının 2018 yılının ilk 3 aylık döneminde asgari ücretin %15 fazlası ile çalıştırıldığı, sonrasında ücreti asgari ücrete çekilmiş ise de sonraki dönemde de davacının ücretinin asgari ücretin %15 fazlası olması gerektiği gerekçesiyle 01.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin %15 fazlası üzerinden hesaplama yapılarak, davalı tarafından ödenen tutarların mahsubuyla davacının fark ücret alacağı hesaplanmıştır.
İhalelerde işçilere ödenecek ücret belirlenmiş ise ihale kapsamında çalışan işçinin ihalede yazılı ücretin kendisine ödenmesini talep etmesi mümkündür. Bazı ihalelerde ise işçilere ödenecek ücret asgari ücretle irtibatlandırılarak asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak kararlaştırılmaktadır. Bu tür ihalelerde ihalenin bitimi ile ücretin asgari ücretle bağlantısının kesileceği açıktır.
İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce, işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir. Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir. Bir diğer ifade ile 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca işçinin önceki ihalede asgari ücret ile irtibatlandırılan ücreti, miktar olarak korunur. İşçiye bu ücretten daha az miktarda ödeme yapılması mümkün değildir.
Taraflar arasında davacının ücret miktarını düzenleyen herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı da dikkate alındığında davacıya ödenmesi gereken ücretin tespitinde yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya 31.03.2018 tarihinde ödenen ücretin 31.12.2018 tarihine kadar korunduğu anlaşılmakta olup bu döneme ilişkin hesaplamada isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 01.01.2019 tarihinden sonraki dönem bakımından, davacının 31.12.2018 tarihindeki ücret miktarı (2018 yılı asgari ücretinin %15 fazlasına tekabül eden rakam), 01.01.2019 tarihindeki asgari ücretin altında kaldığından 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olan asgari ücret miktarı (herhangi bir oran eklenmeksizin) esas alınarak varsa fark alacaklar hesaplanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.