Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3950 K.2025/4556

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3950 📋 K. 2025/4556 📅 20.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/3950 E.  ,  2025/4556 K.
"İçtihat Metni"
(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26, 28 ve 29. Hukuk Daireleri kararlarında iradi taraf değişlikliği durumunda arabuluculuk dava şartının nasıl uygulanacağı konusunda farklı kararlar bulunduğunu ileri sürerek kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.02.2025 tarihli ve 2025/1 Esas, 2025/1 Karar sayılı kararı ile; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/685 Esas ve 2024/2287 karar sayılı kararının, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/13746 Esas, 2023/18101 karar sayılı kararının içeriğine uygun olduğu kanaatine varıldığı, ancak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/685 Esas sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/2826 Esas, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 204/1086 Esas, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 2021/3530 Esas, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2022/2277 Esas ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2021/2344 Esas sayılı kararları arasında içtihat uyuşmazlığı oluştuğu gerekçesiyle uyuşmazlığın giderilmesi için talepte bulunulmuştur.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 Tarihli ve 2023/685 Esas, 2024/2287 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davayı ... Basım Yayın Dağıtım Ambalaj Sanayi ve Tic. AŞ, .. İnsan Kaynakları Lojistik Kargo ve Tem. Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile .. Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ aleyhine açtığı; Mahkemece 09.12.2021 tarihli celsedeki ara kararla davacı vekiline dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ yerine husumeti ... Lojistik AŞ'ye yönlendirmek üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği ve davacı tarafından 13.12.2021 tarihli dilekçe ile husumetin ... Lojistik AŞ'ye yönlendirdiklerinin bildirildiği; bundan sonra 15.03.2022 tarihli celsede davalı ... Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ'nin davalı olmaktan çıkarılmasına, yerine ... Lojistik AŞ'nin davalı olarak kabulü ile UYAP kayıtlarına bu şekilde işlenmesine karar verilerek ... Lojistik AŞ'ye tebligat yapıldığı, davalı ... Lojistik AŞ vekilince verilen cevap dilekçesinde arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden müvekkili Şirket yönünden huzurdaki davanın usulden reddinin talep edildiği, dava dilekçesine ekli birden fazla arabuluculuk anlaşmazlık tutanaklarında davalı olarak yargılamaya eklenen ... Lojistik AŞ'nin arabuluculuk tutanaklarında taraf olarak yer almadığı, taraf değişikliği sureti ile davalı olarak davaya katılan ... Lojistik AŞ açısından dava şartı arabuluculuğa gidilip gidilmediği hususu araştırılmadan ve davalı Şirket açısından dava şartı arabuluculuk açısından değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen kararın hatalı olduğu gerekçeleriyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a(4) hükmü uyarınca İzmir 15. İş Mahkemesinin 2019/209 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararının esası incelemeden kaldırılmasıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 Tarihli ve 2021/2826 Esas, 2024/1275 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk görüşmelerinde karşı taraf olarak ve dava dilekçesinde davalı olarak Kare Karayolu Ltd. Şti.nin gösterilmesinin 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca kabul edilebilir yanılma olarak kabul edilmesi gerektiği ve arabuluculuk görüşmesinde karşı taraf olarak ... Taşımacılık Lojistik Hizmetler ve Dış Tic. AŞ gösterilmemiş ise de davalı olarak gösterilen Şirket ile arabuluculuk görüşmelerinde başvurulan Şirketin telefon numarası ile e-posta adresinin benzer olması ve görüşmeye katılan vekilin her iki Şirketin de vekili olması ve görüşmeye katılması, yine davaya karşı verilen cevaplarda dava konusu taleplerde anlaşamadıkları görülmekle bu eksikliğin de dava şartının sağlanmadığı şeklinde yorumlanması, hak arama özgürlüğünü aşırı şekilde zorlaştıran bir hâl olarak değerlendirildiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, talep artırım dilekçesi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 11.06.2024 Tarihli ve 204/1086 Esas, 2024/1321 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta Dairenin 2019/1651 Esas, 2022/2970 Karar sayılı kararıyla "davacının çalıştığı işyerinin davalı İBB'ye ait olup olmadığı, davalı şirketle davalı İBB yada İETT genel müdürlüğü arasında ihale sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği, varsa söz konusu ihale sözleşmelerinin celbiyle HMK'nun 124. Maddesinin değerlendirilmesinin gerektiği" belirtilerek 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) hükmü gereğince dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince söz konusu eksik hususlar giderilerek asıl işverenin İETT olduğunun belirlenmesi sonucunda 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapıldığı, ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartının da değerlendirilmesinin gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği yapan davacının aynı zamanda taraf değişikliği yaptığı davalı yönünden de arabuluculuk dava şartını yerine getirmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 09.03.2022 Tarihli ve 2021/3530 Esas, 2022/422 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; açılan dava yönünden davalının ... ... Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim AŞ olarak gösterilmesinin yanılgıya dayandığı, bu yanılgının ise kabul edilebilir nitelikte olduğu, arabuluculuk tutanağında karşı taraf olarak ... ... Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim AŞ gösterilmiş ise de davalı ... İstanbul Taşıt Muayene İstasyonları İşletim AŞ ile taraf olmaktan çıkarılan diğer Şirketin yetkililerinin, ortaklarının, faaliyet alanlarının, merkez adreslerinin aynı olduğu ve aynı avukat ile temsil edildikleri, ayrıca arabuluculuk görüşmelerine katılan ve davalı olmaktan çıkartılan ... ... Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim AŞ vekilinin dahi husumet itirazında bulunmadığı hususları nazara alındığında arabuluculuk bürosuna yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu ve davalı Şirket yönünden de hukuki sonuçlarını doğurduğu, aksi hâlde davalı Şirket yönünden dava şartının sağlanmadığı şeklinde yorumlanmasının özellikle birlikte istihdam ve organik bağ bulunan şirketler yönünden doğuracağı hukuki sonuçlar nedeni ile hak arama özgürlüğünün aşırı şekilde zorlaştırılması sonucu doğuracağından bu yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.09.2022 Tarihli ve 2022/2277 Esas, 2022/1843 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, ... Güvenlik Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğu düşüncesiyle bu Şirkete yönelik dava açma yoluna gittiği, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurduğu, dosyaya sunulan arabuluculuk anlaşmama tutanağı içeriğinden her iki tarafın arabuluculuk toplantısına katıldığı, anlaşmaya varamadıkları, davalı vekilinin anlaşmama tutağında davacının kendi Şirketinin çalışanı olmadığına ilişkin herhangi bir açıklama veya şerhinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada dosyaya celp edilen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarından davacının ...Güvenlik Tic. Ltd. Şti. üzerinden sigorta bildirimlerinin bulunduğu, davacı vekilinin 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunması üzerine usuli eksikliklerin giderildiği, dosyaya sunulu vekâletname uyarınca ...Güvenlik Tic. Ltd. Şti. vekili olarak atanan Av. ... ...ın arabuluculuk aşamasına da... Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili olarak iştirak eden vekil olduğu, arabuluculuk görüşmesine de karşı taraf avukatı olarak katıldığı, bu şartlar altında arabuluculuk tutanağı içeriğinden 6100 sayılı Kanun'un 124/son hükmü uyarınca davalı taraf ünvanında yapılan değişikliğin arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle davanın usulden reddi şeklinde bertaraf edilemeyeceği, buna göre İlk Derece Mahkemesince davalı ...Güvenlik Tic. Ltd. Şti. için dava şartı arabuculuğun bulunduğu kabul edilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 07.09.2021 Tarihli ve 2021/2344 Esas, 2021/1807 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ...Organizasyon ve İnsan Kaynakları Ticaret AŞ çalışanı olduğu düşüncesiyle bu Şirkete yönelik dava açma yoluna gittiği, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurduğu, dosyaya sunulan arabuluculuk anlaşmama tutanağı içeriğinden her iki tarafın arabuluculuk toplantısına katıldığı, anlaşmaya varamadıkları, davalı vekilinin anlaşmama tutağında davacının kendi Şirketinin çalışanı olmadığı, grup şirketi olan diğer davalı Şirket çalışanı olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama veya şerhinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada dosyaya celp edilen SGK kayıtlarından davacının ... Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ üzerinden sigortaya bildirimlerinin bulunduğu, davacı vekilinin 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunması üzerine usuli eksikliklerin giderildiği, dosyaya sunulu ticaret sicil kayıtlarından her iki Şirketin de aynı yerde faaliyet gösterdikleri, Şirket yetkilisinin aynı kişi olduğu, keza bu Şirket yetkilisinin her iki Şirket yetkilisi olarak davalı vekiline ortak vekâletname verdiği, arabuluculuk görüşmesine de her iki Şirket vekili olan avukatın katıldığı anlaşılmakla Şirketler arasında organik bağ ve arabuluculuk tutanağı içeriğinden 6100 sayılı Kanun'un 124/son hükmü uyarınca davalı taraf ünvanında yapılan değişikliğin arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle davanın usulden reddi şeklinde bertaraf edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince davalı ...ve Sanayi AŞ için dava şartı bulunduğu kabulüyle yargılamaya devam edilerek sonucuna göre değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.
5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmünde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
5235 sayılı Kanun’un 35/2 hükmü ise şöyledir:“(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”
5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.
Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilecektir.
Bu açıklamalar ışığında belirtmek gerekir ki uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu davaların, 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki hâller hariç olmak üzere, esasa veya usule ilişkin nihai ve kesin nitelikteki bir kararla sonuçlanmış olması gerekmektedir.
Başvurucunun talebine konu kararlar bu çerçevede incelendiğinde, diğer daire kararları ile arasında uyuşmazlık bulunduğu ileri sürülen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli ve 2023/685 Esas, 2024/2287 Karar sayılı kararının, İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair bir karar olduğu, dolayısıyla yargılamanın henüz derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu kararın, esasa ya da usule ilişkin nihai ve kesin nitelikteki bir karar olarak kabulü mümkün değildir. Açıklanan sebeple İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli tarihli kararı ile başvuru konusu diğer kararlar arasında uyuşmazlığın giderilmesi mümkün değildir.
Başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Daireleri kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.02.2025 tarihli ve 2025/1 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına,
2. Dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.