Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2262 K.2025/4570
9. Hukuk Dairesi 2025/2262 E. , 2025/4570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1593 E., 2024/2122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/400 E., 2020/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde kesintisiz şekilde aynı hastanede çalışmasına karşılık Bakanlığın alt işverenlik ilişkisi kurduğu şirketler üzerinden çalıştırıldığını, davalı işverenin talimatları doğrultusunda iş gördüğünü, davacının yaptığı işin niteliği gereği alt işverene verilebilecek işlerden olmadığını, davalı Bakanlık ile alt işveren şirketler arasında kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, kadrolu işçilere tanınan haklardan ve Bakanlığın taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden davacının yararlanamadığını ileri sürerek fark ücret, ilave tediye ücretleri ile döner sermaye payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının Bakanlığın çalışanı olmadığını, İdare ile alt işveren şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığını, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının bağlı görüldüğü alt işverenler değiştiği hâlde sürekli davalı Bakanlık bünyesinde asıl işlerde davalının emir ve talimatı altında muvazaalı bir şekilde çalıştığı, toplu iş sözleşmesi hükümleri ve tanık beyanlarına göre davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı ancak davacının ücret bordrosu ile emsal işçi ücret bordrosu karşılaştırıldığında davacının fark ücret alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında davacının yaptığı işin bilgisayar program teknisyeni, bilgisayar sistemleri, stajyer (öğrenci) olarak belirtildiği, hizmet alım sözleşmesinde sözleşme konusu iş olarak hastane bilgi yönetim sistemi yazılım programının bakım, onarım ve destek hizmetleri olarak belirtildiği, davalı İdare ile davalıya ihale sureti ile hizmet sunan firmalar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının alt işverene bırakılan yardımcı işlerde çalıştığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu,
2. Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan muvazaanın değerlendirildiğini, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ile buna göre davacının fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.