Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3921 K.2025/4617
9. Hukuk Dairesi 2025/3921 E. , 2025/4617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/69 E., 2022/22 K.
MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/344 E., 2016/346 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... İstihdam Hizmetleri Turizm AŞ (... Şirketi) vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Şirketi ile ... (... Gıda AŞ) arasında imzalanmış olan Destek Hizmetleri Sözleşmesi çerçevesinde Torbalı işletmesinde, asıl iş dışında kalan bahçe bakım, temizlik, tahmil, tahliye, yükleme, boşaltma, istifleme, depolama ve benzeri işlerde hizmet verildiğini, üretim organizasyonu içerisinde yer almayan yardımcı iş niteliğindeki işlerin müvekkili Şirket tarafından yürütüldüğünü, aynı işyerine daha önce farklı tarihlerde farklı iş müfettişlerince düzenlenen iş müfettişi raporlarında asıl işveren alt işveren ilişkisinde mevzuata aykırı durum olmadığının tespit edildiğini, davaya konu iş teftiş raporunun daha önceki iş teftiş raporu ile çeliştiğini, davaya konu raporun herhangi bir fiilî tespit olmaksızın ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde tanzim edildiğini, iş müfettişi tarafından incelemenin yapıldığı tarihte sezonun sona ermesi nedeniyle işyerinde üretim yapılmadığını, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını ileri sürerek dava konusu inceleme raporunun iptali ile müvekkili ... Şirketi ile ... Gıda AŞ arasında kurulmuş olan alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı ... AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Şirketi arasında imzalanmış olan Destek Hizmetleri Sözleşmesi çerçevesinde Torbalı işletmesinde, alt işveren işçilerinin asıl iş dışında kalan bahçe bakım, temizlik, tahmil, tahliye, yükleme, boşaltma, istifleme, depolama ve benzeri işlerde hizmet verdiğini, aynı işyerine daha önce farklı tarihlerde farklı iş müfettişlerince düzenlenen iş müfettişi raporlarında asıl işveren-alt işveren ilişkisinde mevzuata aykırı durum olmadığının tespit edildiğini, davaya konu iş teftiş raporunun daha önceki iş teftiş raporu ile çeliştiğini, iş müfettişleri tarafından yapılan denetleme ve incelemelerin mevzuata aykırı olduğunu, iş müfettişi tarafından inceleme yapıldığı tarihte sezonun sona ermesi nedeniyle işyerinde üretim yapılmadığını, iş müfettişi tarafından işyerinde yapılan üretim faaliyetleri ve bu işlerde çalışan işçiler konusunda herhangi bir somut tespit yapılmadan rapor düzenlendiğini, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını ileri sürerek dava konusu inceleme raporunun iptali ile müvekkili ... Gıda Şirketi ile alt işveren ... Şirketi arasında kurulmuş olan alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, müvekkili Kurumun taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu tespitin davacı Şirketin işyerine bizzat gidilerek, işyeri gezilip görülerek, işveren vekili ve işçilerle görüşülerek, ibraz edilen işyeri kayıt ve belgeleri incelenerek düzenlendiğini, iş müfettişleri tarafından düzenlenen inceleme raporundaki tespit ve değerlendirmelerin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; yasal süresi içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, söz konusu tespitin davacı Şirket işyerine bizzat gidilerek, işyeri gezilip görülerek, işveren vekili ve işçilerle görüşülerek, ibraz edilen işyeri kayıt ve belgeleri incelenerek düzenlendiğini, iş müfettişlerince yapılan incelemenin mevzuata uygun bir şekilde yapıldığını, eksik incelemenin de söz konusu olmadığını, inceleme raporunda detaylı şekilde açıklandığı ve örneklendirildiği üzere davacılar arasında belli bir işin hizmet alımı yoluyla gördürülmesinden çok işçi temininin söz konusu olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına ve doktrinde kabul edilen görüşe göre malların, ürünün müşteriye (satışa) sunulduğu duruma getirilmesine kadar geçen süreçteki üretim aşamalarının bir bütün olarak asıl işi oluşturduğunu, somut olayda salça üretimi söz konusu olup, üretilen ürünün ambalajlanmadan, kutulara doldurulmadan müşteriye ulaştırılmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla salça kutularının kapatılmasının asıl iş olduğunu ve iki şirket işveren vekilleri tarafından da bu işlerin ... Şirketi işçileri tarafından yapıldığının ifade edildiğini, davacılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli kararı ile; asıl iş kapsamında hizmet alım sözleşmesi yapılması nedeni ile hizmet alım sözleşmesinin muvazaaya dayalı olduğu, iş müfettişleri tarafından yapılan tespitte usul ve kanuna aykırı herhangi bir yönün bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli kararı ile; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararının başlığında davalı olarak ... yazılı ise de, bu hususun Mahkemece her zaman düzeltilebilecek nitelikte maddi hataya dayandığı, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 ve 2/8 hükümlerindeki düzenlemeler ve Alt İşveren Yönetmeliği'nde açıklanan muvazaalı işlemlere göre; bilirkişi heyeti raporu ve dosya kapsamı itibarıyla, asıl işveren tarafından ... Şirketinin işçilerine yaptırılan işlerin, üretimin bir parçası niteliğinde asıl iş kapsamında olduğunun, yardımcı iş olmadığının, işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden de olmadığının tespit edildiği, yine ... Şirketi işçilerinin asıl üretimin diğer aşamalarında da destek verdikleri ve üretim süreçlerine katıldıkları, asıl iş olan üretime yönelik faaliyetin, domateslerin havuza dökülüp yıkanması işlemi ile başlayıp, mamullerin ambalajının yapılması ile son bulduğu, davacılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin hizmet alım sözleşmesinin muvazaaya dayalı olduğu ve iş müfettişleri tarafından yapılan tespitte usul ve kanuna aykırı herhangi bir yönün bulunmadığı yönündeki kabulünün isabetli olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ... birleşen dosya davacısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davacı, davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumunun tüm, dava ve birleşen dosya davacılarının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, müfettiş raporuna esas teftiş tarihinde ve İlk Derece Mahkemesince keşif yapılan tarihte işyerinde fiilen üretim bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan belgelere göre daha önce de müfettiş incelemeleri yapıldığı ve teftiş raporlarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığının tespit edildiği, açıklanan sebeple Mahkemece fiilen üretimin yapıldığı bir tarihte bir başka deyişle sezon döneminde yeniden keşif yapılıp önceki tarihli müfettiş raporları da değerlendirmeye tâbi tutularak alt işveren işçilerinin işyerinde fiilen yaptığı işin belirlenmesi, üretimin başladığı ve bittiği zaman ve alt işveren işçilerinin bu sürece dâhil olup olmadıklarının tespit edilmesi, önceki tarihli iş teftiş raporları ile davaya konu iş teftiş raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesine yönelik rapor hazırlatılması, sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda sezon döneminde bilirkişi heyeti marifeti ile keşif icra edilip rapor alındığı, asıl iş olan üretime yönelik faaliyetin domateslerin havuza dökülüp yıkanması işlemi ile başlayıp yapılan mamullerin ambalajının yapılması ile son bulduğu, davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde domates yıkama bölümü ve kutulama ile ambalaj bölümünde çalışan işçiler yönünden asıl iş kapsamında hizmet alım sözleşmesi yapılması nedeni ile hizmet alım sözleşmesinin muvazaaya dayalı olduğu, iş müfettişleri tarafından yapılan tespitte usul ve kanuna aykırı herhangi bir yönün bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dava davacısı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını,
b. Müvekkili Şirketin işçilerinin asıl iş kapsamındaki işlerde çalışmadığını, söz konusu işyerinde asıl iş dışında kalan ve tamamı yardımcı işler durumunda olan domateslerin çöplerinden ayıklanması, bahçe bakım, temizlik ve benzeri işler ile yükleme, boşaltma, tahmil, tahliye, istifleme gibi işleri yerine getirdiklerini,
c. Daha önce aynı işletmede Bakanlık müfettişleri tarafından yapılan üç ayrı inceleme neticesinde de işyerinde muvazaalı iş ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu dosyada bunun aksini gösteren kesin ve net delilleri havi bir tespit bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Birleşen dava davacısı ... Gıda AŞ vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin hüküm kurulduğunu,
b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını,
c. Müvekkili Şirket ile ... Şirketi arasında muvazaalı işlem bulunmadığını, ... Şirketi işçilerinin fabrikanın boşaltma sahasına tarlalardan gelen domateslerin indirilmesi, katı atıklardan arındırılması, yıkanması gibi üretim öncesindeki yardımcı işlerde çalıştıklarını, üretim sürecine dâhil olmadıklarını, bir kısım ... Şirketi personelinin ise tamamen üretim dışında bahçe bakım ve genel temizlik gibi yardımcı işlerde çalıştığını,
d. Müvekkili Şirkete ait fabrikada davaya konu inceleme raporu öncesinde Bakanlık müfettişleri tarafından yapılan üç ayrı müfettiş incelemesinde işyerinde herhangi bir muvazaalı ilişki olmadığının tespit edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muvazaa tespitine dair teftiş raporuna itiraz ile asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığına tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı ... AŞ'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.