Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3805 K.2025/4616

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3805 📋 K. 2025/4616 📅 20.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/3805 E.  ,  2025/4616 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/134 E., 2025/31 K.
DAVA TARİHİ : 29.03.2021
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı ücret belirlendiğini ve ödeme yapıldığını ileri sürerek, davacının eksik ödemeden kaynaklı ücret farkı, ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma ücreti, gece çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararı ile davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ek kararı ile; istinaf talebinin miktar itibarıyla kesinlik sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesinin 12.10.2023 tarihli kararı ile ek karar kaldırılarak esasa yönelik inceleme sonucunda taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında bu dönem yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
2. Kararda en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
3. Zamanaşmı def'inde bulunduklarını,
4.Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını,
5.Toplu iş sözleşmelerinin imzalanmasıyla birlikte davacıya geçmişe dönük olarak toplu sözleşmeden kaynaklanan toplu iş sözleşmesi farklarının ödendiğini,
6. İşçilerin sözleşmelerinde belirli bir oran yazılmış olsa dahi bu oranın geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ile faize ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince bozma öncesinde ücret farkı, ikramiye ve ilave tediye alacaklarına arabuluculuk son tutanak tarihinden ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Bozma ilâmında bu husus bozma sebebi yapılmamasına rağmen, bozma sonrası kararda usuli kazanılmış hak ihlal edilerek bu alacakların tamamına arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
3. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile öngörülmüş bir alacak kalemi olup bu alacağa uygulanması gereken faiz oranı, kanun hükmü gereği yasal faizdir. Davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesinde ilave tediye fark alacağına yasal faiz yürütülmesi talep edilmiş, bozma öncesinde İlk Derece Mahkemesince yasal faize hükmedilmiştir. Bozma sonrasında da ilave tediye alacağı bakımından yasal faize hükmedilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalı olmuştur.
4. Davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesinde ikramiye alacağına en yüksek banka mevduat faizi uygulanması talep edilmiş, bozma öncesinde İlk Derece Mahkemesince en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmiş ve Dairece bu yönden herhangi bir bozma kararı verilmemiştir. Bu durumda ikramiye alacağına en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi mümkün ise de İlk Derece Mahkemesince ikramiye alacağına yasal faize hükmedilmiş ve hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş olmakla; bu hususta davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna göre, 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine de uygun olacak şekilde bir karar verilmesi gerektiğinden ikramiye alacağına en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine;
"1. 01.01.2019-09.12.2020 tarihleri arası net 9.005,36 TL ücret fark alacağının 2.000,00 TL'sinin arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 09.12.2020 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine,
2. 01.01.2019-09.12.2020 tarihleri arası net 1.346,79 TL ilave tediye alacağının 200,00 TL'sinin arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 09.12.2020 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine,
3. 01.01.2019-09.12.2020 tarihleri arası net 259,00 TL ikramiye alacağının 200,00 TL'sinin arabuluculuk son tutanağının imzalandığı 09.12.2020 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.