Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3629 K.2025/4397

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3629 📋 K. 2025/4397 📅 14.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/3629 E.  ,  2025/4397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/41 E., 2025/97 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... 3. Bölge Müdürlüğü 154-400 kv'lik Enerji iletim Hattı Periyodik Kontrol, Bakım, Onarım ve Arızalarının Giderilmesi Hizmet Alımı" işini üstlenen dava dışı alt işveren ... emrinde çalıştığını, .. (..) Sendikası üyesi olduğunu, Sendika ile dava dışı ... ünvanlı alt işveren arasında .. sicil No.lu işyeri için yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Yüksek Hakem Kurulunun 11.10.2021 tarihli ve 2021/544 Esas, 2021/743 Karar sayılı kararı ile 01.04.2021-29.02.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını; ancak davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığını, davalı ile dava dışı alt işveren arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan davalı asıl işverenin de alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek fark ücret ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... (...) çalışanı olmadığını, davalının asıl işveren olmadığını, ihale makamı olduğunu, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik (Yönetmelik) ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmü uyarınca ihale edilen işlerde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesinde tanımlanan asıl işveren alt işveren ilişkisi çerçevesinde, alt işveren tarafından münhasıran 4734 sayılı Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmelerinin alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülüp sonuçlandırılacağını, bu toplu iş sözleşmeleri sonucunda alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin işçi giderlerinde oluşan fiyat farkının kamu kurum ve kuruluşlarınca alt işverene ödeneceğini, alt işveren ... firmasının sözü edilen toplu iş sözleşmesini yapmak üzere ..Sendikasını yetkilendirmediğini, bu nedenle davalının talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararı ile; davacının dava dışı yüklenici firma ...'in işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla davacının çalışmalarına karşı sorumlu olduğu, davacının sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunmasına rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.06.2024 tarihli kararı ile; davacının yaptığı işin yardımcı iş mahiyetinde olduğu, davalının asıl işveren sıfatıyla davacının çalışmalarına karşı sorumlu olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmünün son cümlesine göre alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden asıl işverenin de sorumlu olduğu, davalı asıl işveren ile dava dışı yüklenici arasındaki iş ilişkisinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, buna göre yüklenici tarafından kamu işveren sendikasının toplu iş sözleşmesi imzalamak için yetkilendirilmesinin gerekli olmadığı, davacının toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ödendiği olgusunun işveren tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Yüksek Hakem Kurulu kararı ile uygulamaya konulan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan davaya konu alacaklardan davalının sorumlu olabilmesi için; bu toplu iş sözleşmesinin, dava dışı alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülerek sonuçlandırılmış olması gerektiği, somut olayda ilgili toplu iş sözleşmesinin yürütülmesi için kamu işveren sendikasının yetkilendirilmediğinin anlaşıldığı, buna göre davalı ...'ın asıl işveren sıfatıyla kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmesinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; ilgili toplu iş sözleşmesinin yürütülmesi için kamu işveren sendikasının yetkilendirilmediği, bu durumda davalı ...'ın asıl işveren sıfatıyla kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmesinden sorumlu olmayacağı, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı talep ettiği alacaklarının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ile dava dışı alt işveren arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmü uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, asıl işverenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, davalı işverenin dava konusu alacaklardan sorumlu olduğunu, bu konuda bir çok emsal karar bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının, Yüksek Hakem Kurulunun 11.10.2021 tarihli ve 2021/544 Esas, 2021/743 Karar sayılı kararı ile uygulamaya konulan 01.04.2021-29.02.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.