Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3640 K.2025/4403
9. Hukuk Dairesi 2025/3640 E. , 2025/4403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/134 E., 2024/379 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.09.2014-12.06.2016 tarihleri arasında .../...’da bulunan şantiyede 1.750,00 USD karşılığında alet operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, müvekkilinin günde 5 saat fazla çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 24.09.2014-12.06.2016 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin spesifik proje için (Kaia Uçak Bakım Hangar İnşaatı Projesi) .../ ...’da faaliyet gösterdiğini, 17.05.2016 tarihinde müvekkiline proje işinin askıya alınması ve ileri faaliyetlerin sona erdirilmesi yönünde talimat geldiğini, davacının iş sözleşmesinin işletmesel nedenle sonlandırıldığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödendiğini, "Nihai hesap ve ibra" başlıklı belge ile davacının müvekkilini ibra ettiğini, davacının kamp amirliği yaptığını, idari kadroda çalıştığını, fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli kararı ile; davacının 24.09.2014-12.06.2016 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, kıdemi, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması sonucunda en son ücretinin net 1.750,00 USD olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalının yaptığı ödemelerin mahsup edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığı, karşılığının ödendiği hususunun davalı tarafça ispatlanmadığı, davacının da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 12.10.2023 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketi ibra ettiği yönünde düzenlenen evrakın İngilizce ve Arapça olarak düzenlendiği, Türkçe düzenlenmediği, evrak tarihlerinin davacının işten ayrıldığı tarihle aynı gün düzenlendiği hususları dikkate alındığında bu evrakın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesine göre gerekli şartları haiz ibraname olduğundan söz edilemeyeceği, davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafça ödenen kıdem ve ihbar tazminatının hesaplamadan mahsup edilmesinde hata bulunmadığı, davacının çalışmasının birbiri ile örtüşen tanık beyanlarına göre haftada 6 gün 07.00-18.00 saatleri arasında olduğu yönünde yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilince bilirkişi tarafından fazla çalışma alacağı yönünden dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasına itiraz edilmişse de İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında davalının bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçelerinde ileri sürmediği itirazları istinaf aşamasında ileri süremeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesine göre ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabileceği, buna göre somut uyuşmazlıkta, her dönem için hesaplanan fazla çalışma alacağının o günkü rayice göre Türk parası karşılığının hesaplanıp bu şekilde sonuca gidilmesi gerektiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, tüm işçilik ücretlerine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu belirtmekle fazla çalışma alacağının hesaplanmasına da itiraz ettiği ve bu itiraz dikkate alındığında fazla çalışma ücreti alacağının hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm altına alındığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda her dönem için hesaplanan fazla çalışma alacağının o günkü rayice göre Türk parası karşılığı hesaplanıp ödeme günü dikkate alınarak düzenlenen ek rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa, davacının mutad olarak işini yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Davacının tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini, dosyaya sunulan puantaj kayıtları, bordrolar ve banka dekontlarına itibar edilmeyip soyut ve görgüye dayalı tanık beyanlarına itibarla sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, tanıkların çalışma sürelerinin yanı sıra yurt dışına giriş çıkış tarihlerinin de dikkate alınması gerektiğini,
3. Çalışılan ülke şartları ve mevzuatına uygun düzenlenen çalışma süreleri dikkate alındığında fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunmadığını, kabul edilen çalışma gün ve sürelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretinin hesaplanmasına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.