Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1184 K.2025/4376
9. Hukuk Dairesi 2025/1184 E. , 2025/4376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/439 E., 2022/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... (Bakanlık) İş Teftiş Kurulu Başkanlığına bağlı müfettişler tarafından müvekkiline ait işyerinde 14.09.2017 tarihinde incelemelerde bulunulduğunu, teftiş döneminin 14.09.2016-14.09.2017 arasını kapsadığını, incelemeler sonucunda düzenlenen 27.11.2017 tarihli teftiş raporunda geçmiş dönemde oluşan ve eksik hesaplanan fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak rapordaki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, işyerinde yapılan fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, mağaza açılış ve kapanış saatlerinden önceki ve sonraki 15’er dakikalık sürelerin çalışma süresinden sayılmaması gerektiğini, davalı işçilerin ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin bulunmadığını, işçilere ödenen satış primlerinin de dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek 27.11.2017 tarihli ve 8813/İNC/13-10796/İNC/19 sayılı inceleme raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; husumetin işçilerle birlikte müvekkili Bakanlığa yöneltilmesi gerektiğini, davacıya ait işyerinde çalışan işçiler tarafından fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle ALO 170 hattına şikâyette bulunulduğunu, bunun üzerine işyerinde incelemeler yapıldığı ve sonrasında 27.11.2017 tarihli raporun düzenlendiğini, işyerinde fazla çalışma yapıldığı konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığını, işveren vekilince de imzalanan 18.10.2017 tarihli tutanakta işe başlama ve son verme saatlerinin 09.45-20.15 olduğunun tespit edildiğini, raporda yapılan tespitlerin hukuka uygun olduğunu, iş müfettişlerinin hazırladıkları rapor ve tutanakların aksi ispat olununcaya kadar geçerli olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işyeri mağaza açılış ve kapanışında geçen 15'er dakikalık sürelerin işçilerin fazla çalışma süreleri olduğunu, bu süre zarfında da işyeri ve işiyle ilgili vakit geçirdiklerini, bu çalışma sürelerinin fazla çalışma sayılmasının hukuki düzenlemeye ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacının gerçekte fazla çalışma olan bu sürelere ilişkin ücret ödemesi yapmadığının sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalılar, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlık tarafından düzenlenen 27.11.2017 tarihli teftiş raporunda, sabah saat 10.00'da hizmet vermeye başlayan işyerinde işçilerin 09.45 itibarıyla işbaşı yaptıkları, aynı şekilde akşam saat 20.00'de hizmet vermeyi durduran işyerinde işçilerin 20.15 itibarıyla işe son verdikleri, işçilerin haftalık 45 saati aşan çalışmaları karşılığı fazla çalışma ücretlerinin ödendiği ancak çalışma saatlerinin 10.00-20.00 arası olarak hesap edildiği, bunun sonucu olarak fazla çalışma ücreti hesaplamasında sabah giriş ve akşam çıkıştaki 15'er dakikalık sürelerin dikkate alınmadığının tespit edildiği, somut olayda işverenin de kabulünde olan mağaza açılışından önce ve kapanışından sonra geçen sürelerin de işçilerin çalıştırıldıkları işyerinde ve işte geçen sürelerden olup, işyeri ve işin niteliğine uygun bu sürelerde yapılan çalışmaların çalışma süresinden sayılması gerektiği, söz konusu sürelerde çalışma yapılmadığının ise işverence ispatlanmadığı, bu çerçevede iş müfettişi tarafından düzenlenen tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu, davacı işverence tutanaklardaki tespitlerin aksinin ispatlanamadığı, iş müfettişi raporunda belirlendiği üzere davalı işçilerin ödenmeyen fazla çalışma alacaklarının bulunduğu, rapordaki tespitlerin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde mağazanın müşteri hizmetine açılışından önce ve kapanışından sonra işçilerin 15'er dakikalık sürelerle davacı işverenin talep ve talimatı doğrultusunda işyerinde bulunduklarının sabit olduğu, bu süreler içerisinde işçiler tarafından çalışma yapılmadığının işverence ispatlanmadığı, işyerinin ve işin niteliğine uygun olan söz konusu sürelerde yapılan çalışmaların çalışma süresinden sayılması gerektiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi tespitinin yasal düzenlemeye uygun olduğu, davalı işçilerin iş müfettişi raporunda belirlendiği üzere fazla çalışmalarının bulunduğu, sonuç itibarıyla davalı Bakanlık tarafından düzenlenen 27.11.2017 tarihli teftiş raporunun iptaline yönelik davacı işveren tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Şirketin haftalık 45 saati aşan fazla çalışmaları ödediğinin teftiş raporunda belirtildiğini, mağaza açılışı ve kapanışındaki 15’er dakikalık sürelerin açıkça görüldüğü üzere fazla çalışma değil, mağaza açılış ve kapanışında geçen süreler olduğunu,
2. Bir an için davacının fazla çalışma alacağı olduğu düşünüldüğünde bile ilgili tutarların işçiye ödenen satış priminden mahsup edilerek bakiye bir tutar var ise bunun fazla çalışma ücreti olarak talep edilebileceğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu,
3. Haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Bakanlık iş müfettişlerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen dava konusu 27.11.2017 tarihli inceleme raporunun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.