Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1666 K.2025/3690
9. Hukuk Dairesi 2025/1666 E. , 2025/3690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/815 E., 2024/2694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/496 E., 2024/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik'te (Yönetmelik) belirtilen değerlerin üzerinde gürültü ölçüldüğünü ve 8,5 saat çalışan davacının buna göre günde 7,5 saat çalıştırılmayı ve buna bağlı haklarının ödenmesini beklerken, yeni bir ölçüm yapılacağı söylenerek uygulamaya devam edildiğini, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerine rağmen kısa çalışma primi ödenmediğini, ayrıca günlük 8,5 saat çalıştırıldığı ve ara dinlenmesi hariç günde 0,5 saat fazla çalışma yaptığı hâlde ücretinin ödenmediğini ileri sürerek günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerinde Yönetmelik hükümleri dışındaki işler için haftanın beş günü, günde 8,5 saat olmak üzere 42,5 saat çalışma yapıldığını ve 45 saat üzerinden ücretinin ödendiğini, ölçümlerin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, davacının 7,5 saat çalıştırılmasının maddi koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif neticesinde davacının Yönetmelik kapsamında günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği tespit edildiğinden toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %14 kısa çalışma priminden yararlandırılması gerektiği, puantaj kayıtlarının incelenmesinde ise davacı işçinin çalışmasının haftalık 45 saati aşmasa da günlük 7,5 saat sınırını aşan sürenin Yönetmelik ve toplu iş sözleşmesi gereği fazla çalışma niteliğinde olduğu, yarım saat ara dinlenmesi ile 8,5 saat çalışılan günler için davacı yönünden 8 saat 7,5 saat = 0,5 saat fazla çalışma hesabı yapılması gerektiği, fazla çalışmalar için prim ödenemeyeceğinden %14 kısa çalışma priminin 7,5 saat ve daha az çalışılan süreler için hesaplandığı ve %15 oranında verimliliği teşvik primi ödendiğinden mükerrer olmaması için yapılan hesaplamadan tenzil edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve sonrasında verilen heyet raporundan dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İşyerlerinin 7,5 saatlik çalışma kapsamına alınmasının, bağımsız denetim kurumlarının periyodik ölçümleriyle belirlendiğini, bilirkişi heyetinin keşif tarihindeki ölçümleriyle geçmişteki ölçümlerin hatalı olduğu değil keşif tarihinde önceki koşulların değişmiş olduğunun ispatının mümkün olduğunu,
2. İlgili ölçümler belirli periyodlarla tekrarlanarak anlık sapmalara göre değil ortalama değerler belirlenmek suretiyle maddi hakikate göre sonuçlandırılması gerektiğini,
3. Bilirkişi raporunda, önceki ölçümlerle teknik ve bilimsel bakımdan eşdeğer düzeyde tekrarlanarak sağlaması yapılmış veriler bulunmadığını,
4. Cevap dilekçesi ve istinaf başvuruna dilekçesinde ileri sürülen itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine ve kısa çalışma prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda davacının çalışması sürecinde elektronikçi olarak lehimleme işleri yaptığının tespit edildiği, lehimin metal parçaların tutturulması işlemlerinde kullanılan kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı olduğu, lehimlemenin ise iki veya daha fazla metalin birleştirilmesi işlemi olduğu, lehimleme işlemi yapılırken, lehim çubuğu yüksek sıcaklıkta eritilerek birleştirme veya kaynak yapıldığı, iletken bir alaşım olan lehimin gözler, burun veya solunum yollarında, ciltte tahrişe veya yanmaya sebep olabileceği, kurşunun 350 derecede dumanlara eklenerek buharlaşmaya başlaması nedeni ile buharı solumanın zararlı olup zehirleyici ve kanserojen sonuçların ortaya çıkabileceği, yapılan değerlendirmelere göre davacının 67-C fabrika müdürlüğünde, elektronikçi olarak yaptığı işlerinin, aynı zamanda Yönetmelik'in 4. maddesinde bahsi geçen hususlardan olması sebebiyle, davacının yaptığı işinin anılan Yönetmelik kapsamında yer aldığının düşünüldüğü, ayrıca, tehlikeli olabilecek sınırda kurşun-kalay ve diğer kimyasal ve metallere maruz kalıp kalmadığının tespiti ile ilgili olarak yapılan keşif sonucunda işyerinde yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde, tamir gerektiren elektronik kartlar, sarılan motor bobinlerin sayısı ve yanan motorların büyüklüğü dikkate alındığında maruz kalınan kurşun kalay ve diğer kimyasal metallerin tehlike sınırının altında olduğu kanaatine varıldığı yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Bilirkişi heyet raporunda davacının elektronikçi olarak lehim işi yaptığı belirtilmekle yetinilmiş olup davacının yaptığı fiilî işe ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle davacının aktif olarak süreklilik arz edecek şekilde kalay ve kurşuna maruz kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece makine mühendisi, elektrik mühendisi, iç hastalıkları uzmanı ve iş güvenliği uzmanından oluşacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle, davacının çalışmakta olduğu 67-C fabrika müdürlüğünde elektronikçi sıfatını haiz işçilerin bizzat yaptıkları fiilî işler belirlenerek (örneğin montaj ve bakım onarım işlemi mi, kart onarım atölyesinde aktif olarak sürekli çalışma mı, sevk ve idare mi), davacının fiilen yaptığı işin lehim işlemi yoğunluğunda gerçekleşen işlerden olup olmadığı, maruziyet oranı ile süreklilik arz edip etmediği hususlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.