Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2820 K.2025/3753

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2820 📋 K. 2025/3753 📅 22.04.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2820 E.  ,  2025/3753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/537 E., 2024/675 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde vasıflı işçi olarak çalıştığını, işe başladığı tarihten itibaren sendikalı olduğunu, davacının üyesi olduğu Orman İşçileri Sendikası ile davalı Bakanlık arasında 4 adet toplu iş sözleşmesi imzalandığını ancak toplu iş sözleşmesi gereğince yapılması gereken ücret artışlarının davacının ücretine tam olarak yansıtılmadığını, bu sebeple bu tarihten sonra imzalanan bütün toplu iş sözleşmeleri ve kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokollerinin ücrete esas maddeleri uygulanırken eksik hesaplama yapıldığını, işyerinde 01.01.2005 - 31.12.2006, 01.01.2007 - 31.12.2008 ve 01.01.2009 - 31.12.2010 dönemlerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinin de yanlış uygulandığını, 01.01.2005 tarihinden sonra son dönem toplu iş sözleşmesinde öngörülen kıdem terfilerinin ücrete eklenmesi gerektiğini, toplu iş sözleşmelerinde ve kamu toplu iş sözleşmesi çerçeve anlaşma protokollerinde öngörülen ücret artışlarının ve iyileştirmelerin davacının son aldığı ücret baz alınarak uygulanması suretiyle belirlenecek yevmiyelere göre, ücret farkı alacağı, tediye farkı alacağı, ikramiye farkı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesindeki talep konusunun muğlak olduğunu, ücretin ne zaman ve hangi miktarda eksik veya hatalı ödendiğinin açıklattırılması gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının belirli bir süre mevsimlik işçi olarak çalıştıktan sonra daimi işçi kadrosuna alındığını, davacının ücretlerinin mevzuat ve toplu iş sözleşmesi hükümleri kapsamında belirlenip ödendiğini, uygulamanın yetkili sendikaların gözetiminde yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararı ile; toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 02.10.2019 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarihli kararı ile; davacının, toplu iş sözleşmelerinin imza tarihleri ve yürürlük tarihleri ile toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikalara üyelik ve üyelikten çekilme tarihleri dikkate alınarak, toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, davacının öncelikle toplu iş sözleşmelerinden yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı netleştirildikten sonra, toplu iş sözleşmesi ile çerçeve protokol hükümlerinin doğru şekilde uygulanıp uygulanmadığının denetime elverişli şekilde hesaplama yapılarak tespit edilmesi, oluşacak sonuca göre davacının fark ücret alacağı, fark ilave tediye alacağı ile fark ikramiye alacağı olup olmadığı noktasında bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de dava tarihinin 31.08.2015 tarihi olduğu dikkate alınmaksızın ücret farkı alacağı konusunda talep aşımı yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalı Bakanlığın hasım olmaktan çıkarılmasına karşın istinaf karar başlığında Bakanlığın davalı olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli kararı ile; kayıtlarla çelişen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda işverence sunulan fark ücret bordroları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğu, yasal ilave tediye alacağının bilirkişi raporunda tablo hâlinde gösterilen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçeleriyle kararın ikinci kez bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yukarıda belirtilen tarihli kararı ile; bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporlarında davacının brüt ödenen yevmiyesinin 31.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 64,22 TL olduğu, davacının üyesi olduğu sendika ile davalı Kurum arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi ve çerçeve anlaşma protokolleri gereği belirlenen dönemlerde yapılması gereken oransal zam miktarları nazara alındığında bu dönem için ödenmesi gereken yevmiye miktarının 64,63 TL olması gerektiğinin tespit edilerek fark alacakların hesaplandığı, yapılan ödemelerin de bu hesaplamadan mahsup edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hesaplamaların eksik yapıldığını,
2. Fark ücret bordrolarının süresinden sonra sunulduğunu,
3. Vekâlet ücretinin ve faizin de hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının hesaplanması, faiz ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Her ne kadar karar başlığında davalı taraf olarak ... yerine "Ankara Orman ve Su İşleri Bakanlığı Ankara Orman Bölge Müdürlüğüne Ankara Orman İşletme Müdürlüğü"nün gösterilmesi hatalı ise de bu hususun, mahalinde düzeltilebilecek bir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.