Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/192 K.2025/3232

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/192 📋 K. 2025/3232 📅 09.04.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/192 E.  ,  2025/3232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/589 E., 2024/1904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/10 E., 2023/381 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.11.2011-11.05.2012 ve 25.07.2012-03.03.2016 tarihleri arasında iki dönem hâlinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, ilk dönem çalışmasını haklı nedenle sona erdirdiğini, ikinci döneme ait iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu, işe girerken kendisinden boş senet alındığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, son 4 aylık asgari ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsili ile alınan senedin iadesi ya da iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ilk dönem çalışmasının istifa ile sona erdiğini, ikinci dönem çalışması devam ederken kendisinin devamsızlık yaptığını, daha sonra iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiği hususunun müvekkili tarafından öğrenildiğini, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddiasının aksine müvekkilinin elinde senet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafından davacıya ücret alacağı, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti konularında yemin teklifinde bulunulduğu, yemin teklifinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacı duruşmaya katılmadığından bu alacaklarının reddi gerektiği, davalı tarafından inkâr edilen, davacı tarafından da somut şekilde miktarı, nitelikleri belirtilmeyen ve var olduğu ortaya konulamayan teminat senedinin iadesi ya da iptali talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacıya yapılan yemin teklifinin Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2024 tarihli duruşmasında yerine getirildiği, buna göre davacının talep ettiği 4 aylık asgari ücret, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının dosyada bulunan bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre hesaplanmış olmasına rağmen bu alacak kaleminden indirim yapılmasının hatalı olduğunu,
2. Müvekkilinden işe girerken teminat senedinin alındığı hususunun tanıkla da ispat edildiğini, senedin iadesine ya da iptaline karar verilmesi gerektiğini, aksi kabul olunması durumunda ise ileride icraya konu edilme durumu nedeniyle şimdilik karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin ve ayrıca bu talebin reddinden dolayı davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından indirim yapılıp yapılamayacağına ve davacının teminat senedinin iadesi ya da iptali talebinin reddine karar verilip verilemeyeceği ile vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan “Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL istinaf vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.