Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9695 K.2025/13205

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/9695 📋 K. 2025/13205 📅 08.10.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/9695 E.  ,  2025/13205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/373 E., 2025/541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/13 E., 2023/290 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2012 yılında geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde sakatlandığını, 193 sayılı vergiden muaf olabilmek için 15.11.2012 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yaptığını, 05.12.2012 tarihinde rapor düzenlendiğini, T.C. Sağlık Bakanlığı Dr...Devlet Hastanesince verilen Özürlü Sağlık Kurulu raporu ile müvekkilin %48 oranında özürlü olduğu ve bu raporun geçerlilik süresinin sürekli olduğu belirtildiği, bu şekilde müvekkile yaşlılık aylığı bağlandığı, müvekkilinin 2019 yılında tekrar muayeneye çağrıldığını, ... tarih, ... (mükerrer )sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” gerekçe gösterilerek maluliyet oranı düşürüldüğünü ve yaşlılık aylığı kesildiğini, Kurum işleminin iptali ( E-...-205.02.01-12258612 ilgi sayılı 13.10.2020 tarihli ) ve kesilen aylığın geriye dönük olarak tekrar bağlanması için davalı Kuruma 17.11.2020 tarihinde başvuru yapıldığını ancak dönüş yapılmadığını, kontrol muayenesinde güncel özür oranı cetvelinin esas alınması da yasalara aykırı olduğunu, kontrol muayenesinde güncel özür oranının değil, emekliliğe esas rapor tarihinde ki özür oranı cetvelinin (müvekkilin kaza geçirdiği 2012 yılına ait) esas alınarak maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, arz ve izah edilen ve re'sen nazara alınacak nedenler ile davanın kabulüne, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, davacının kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalına gönderilerek rapor alınmasına (kaza tarihindeki özür oranı cetveline göre) karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının her ne kadar maluliyetin tespiti ve kesilen aylığın yeniden bağlanılmasını talep etse de 13.10.2020 tarihli yazı ile Maliye Bakanlığından gelen yazıda çalışma gücünün %20 olduğu belirtilmiş ve bu nedenle aylığın durdurulduğu ve 2020/Şubat ayı 2 kez gönderildiğinden dolayı 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin (b) bendi uyarınca aylığın yersiz olarak ödendiği tespitleri müvekkil Kuruma bildirildiğini, bunun üzerine Gelir İdaresi Başkanlığının 19.09.2020 tarihli kararıyla müvekkil Kuruma davacının çalışma gücünün sadece %20 kaybedildiği bildirmiş ve bu nedenle müvekkil Kurum davacının aylığını durdurmuş ve raporu takip eden ay başından itibaren yersiz ödeme hakkında işlem yaptığını, davacı vekilinin davacının yeniden muayene olamayacağı ve maluliyet oranının düşürülemeyeceği iddiası hukuka aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (b) bendine göre müvekkil Kurum malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı hakkı kazanan sigortalıları kontrol muayenesine tâbi tutulabilir ve işbu kontrol muayenesi sonucunda maluliyet oranı veya diğer hususların değişmesi sonucunda sigortalının aylığı kesileceğini, müvekkil Kurumun, kanun uyarınca 18.06.2019 tarihli yazısı ile ... Üniversitesi .... Araştırma ve Uygulama Hastanesinden sigortalı ... hakkında yeniden sağlık kurulu raporunun teminini istediğini, ... Üniversites...Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliğince hazırlanan 04.09.2019 tarih ve 20...39 3eb sayılı sağlık kurulu raporu uyarınca davacının maluliyet oranı %20 olarak saptanmış ve bu nedenle aylık işlemi durdurularak yapılan yersiz ödemeler hakkında müvekkil Kurumca işlem yapıldığını bu nedenle davanın reddine, söz konusu davanın açılmasında hiçbir ihmal ve kusuru olmayan müvekkil Kurum açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı SGK tarafından müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kontrol muayenesine tabi tutularak ve yanlış yönetmelik esaslarına göre değerlendirilmesi açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme tarafından bu husus gözetilmeden davacı aleyhine verilen karar verildiğini, yargılama aşamasında alınan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, dosya kapsamına bakıldığında birbirinden farklı tanı ve teşhisler ile birlikte birbirinden farklı oranlar ile oluşturulan engellilik raporların çelişki içermesi sebebiyle Mahkeme tarafından hüküm kurulabilmesinin mümkün olmadığını, dosyanın tekrardan Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kesilen aylığının yeniden bağlanması, davacının kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.