Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11582 K.2025/12674
10. Hukuk Dairesi 2024/11582 E. , 2025/12674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1484 E., 2024/1707 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/231 E., 2024/295 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av. .... ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde çalışmaktayken 17.08.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle 705.297,64 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının %9,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davalı işverenin ise %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, dosya kapsamında belirlenen kusur oranının yanlış olduğunu ve davacıya verilen kusur oranının da düşük belirlendiğini, davacının iş yerinde çalışmaya devam etmiş olmasına ve gelirinde herhangi bir azalma bulunmamasına rağmen bu hususun bilirkişilerce, yerel mahkemece ve istinaf mahkemesince değerlendirmeye alınmadığını, Yargıtay kararlarına göre davacının aynı işi yapmak için daha fazla efor sarf etmediğini ve unvanı ile pozisyonu değiştirilmeden çalıştığını, bu nedenle çalıştığı döneme ilişkin bir tazminat hesabı yapılmasının da gerekmeyeceğini, davacının pasif devre zararının hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, aktüerya hesabı yapılırken davacının kazadan sonra davalı şirkette uzun yıllar çalışmaya devam ettiği hususunun göz ardı edildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında bilirkişi raporunda iki seçenek olarak belirlenen tazminat tutarlarından kat sayısının 1,925 olarak belirlendiği hesabın neden dikkate alındığının anlaşılmadığını ve gerekçeli kararda birinci seçeneğin neden dikkate alınmadığına ve ikinci seçeneğin neye göre tercih edildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, ayrıca bu kadar kısa süre içerisinde dosyada inceleme yapılarak gerekçeli karar oluşturulmasının müvekkilinin anayasal güvence altındaki gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açtığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.