Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2666 K.2025/12719

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2666 📋 K. 2025/12719 📅 30.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2666 E.  ,  2025/12719 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/737 E., 2024/2570 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/477 E., 2022/156 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekili ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.02.2018 tarihinde ... Limanında çalıştığı sırada iş kazası geçirip sol bacağının diz kapağının altından kesildiğini, davalıların iş güvenliği ve İş Kanunu'na aykırı davranmaları sebebi ile kusurlu olduklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat, 250.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas yönünden hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacının gerek liman sahasına giriş yapan ve istif alanlarında bulunan araç sürücülerinin uyması gereken limanın birçok yerinde mevcut olan kurallara gerekse uyulması gereken güvenlik işaretlerine aykırı olarak iş sahasında yaya olarak dolaşmasının can güvenliğini tehlikeye düşüreceğini öngörmeksizin aracının başından ayrılıp, yük indirmek için herhangi bir yer soracak ise liman girişinde bulunan görevliler ile irtibata geçip, telefon veya telsiz ile haberleşmesi gerekirken bu hususlara dikkat etmeksizin gece vakti son derece tehlike arz edecek şekilde istif alanına yaya olarak girip, bu alana girmemesi gerektiğini bildiği halde güvenlik kurallarına aykırı davranarak konteynerlerin arasından hareket halindeki iş makinasıyla çakışacak şekilde aniden çıkması sonucunda kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği üzere davalılardan ...’un müvekkili şirket ... Holding çalışanı olmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi boşaltma ve istifleme alan sorumlusu olmadığını, davanın pasif husumet nedeni ile reddi gerektiğini, olayda asli ve tam kusurlu davacının kendisinin olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet nedeni ile reddi gerektiğini, husumetin bakanlığa yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... a-) Davalılar ... Holding A.Ş ve ... yönünden;
- Sübut bulmayan davanın reddine,
b-) Diğer davalılar yönünden;
- Davanın kısmen kabulü ile
394.046,84 TL maddi tazminat, 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine
Manevi Tazminat konusunda fazla talebin reddine,..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Davalı ... Bakanlığının ve Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK. 353/b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,..
" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının gerçekleşmesinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını,meydana gelen iş kazasında, müvekkilinin gerekli tüm dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığını ancak buna rağmen kazanın gerçekleştiğini, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davacı için belirlenen %30 kusur oranının da oldukça düşük olduğunu, davacının, kendi kusurlu davranışları ile söz konusu iş kazasının meydana gelmesine neden olduğunu,müvekkilinin yargılama aşamasında geri manevra yaparken kontrollü şekilde hareket ettiğini beyan ettiğini, söz konusu beyanının aksini ortaya koyan hiçbir delil bulunmadığı gibi beyanını destekleyen olgu ve beyanların da bulunduğunu, müvekkilinin kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni gösterdiği halde, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle mevcut netice meydana gelmiş olduğundan, meydana gelen iş kazasından herhangi bir şekilde sorumlu tutulamayacağını, aktüer bilirkişi raporunun, eksik inceleme hatalı tespitler barındırdığını, hüküm kurulmasına elverişli olmadığını, SGK tarafından davacıya emekli maaşının bağlandığı tarihten sonrası için tazminat hesaplaması yapılamayacağını, işleyecek dönem hesabı yapılması sırasında bakiye yaşam belirlenmesine dair hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı kusuruna denk gelmeyen kusur oranına göre hesaplanan kısmın belirlenen tazminat miktarından indirilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, Liman sahasına giriş yapan araç sürücülerinin istif alanlarında araçlarından inerek yürümelerinin yasak olduğu halde, girilmesi yasak bölgeye girerek, yine yasak olmasına rağmen uyarı ve ikaz işaretlerine uymayarak çalışan iş makinasına yaklaştığını, gece çalışması esnasında kendi güvenliğini tehlikeye düşüreceğini öngörmeyerek, istif aralarında yaya dolaşarak asli ve tam kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, iş makinasının geri vites ikaz sistemi sesli ve ışıklı olarak mevcut ve faal olup, dosyadaki bilirkişi raporunda belirtildiği gibi gayri faal olmadığını, liman sahasında yaya yollarının fosforlu çizgilerle işaretlendiğini, olay tarihinde de bu çizgilerin mevcut olduğunu, olay zamanında saha aydınlatmalarının mevcut ve aktif halde olup, mağdurun üzerinde reflektörlü yelek olmadığının kendi beyanıyla sabit olduğunu, araç üzerinde gerekli yazılı uyarıların mevcut olduğunu, mobil iş makinalarının çalışması esnasında işin gereği olarak işaretçi bulunmadığını, şahsın araçtan indiği alanın iş sahası olup yaya yolu olmadığını, müvekkili Bakanlığa biçilen %65 kusur oranını ve belirlenen bedelin kabul edilemez olduğunu belirterek karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın davalıları ile kazalının işvereni dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında asıl işveren- alt işveren sıfatının bulunmadığı ve kazalının işvereni olan dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işbu dosyada davalı olarak gösterilmediği, eldeki davanın kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu çerçevesinde genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülüp çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece bu görevin genel mahkemelere ait olduğu dikkate alınmadan esas hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.