Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11654 K.2025/12676

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11654 📋 K. 2025/12676 📅 30.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/11654 E.  ,  2025/12676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2266 E., 2024/1437 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/14 E., 2022/672 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı asil ... ve adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle tedavi giderleri kapsamında Mahkemenin gözetiminde davacıya protez el yaptırılıp giderinin davalı tarafa ödetilmesini, iş göremezlik nedeniyle 928.639,25 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazasından dolayı %50,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, davacının manevi tazminat istemi hakkında daha önce karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun manevi tazminat istemi hakkında hatalı hüküm kurulmasından dolayı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 125.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, ayrıca avans olarak talep edilen tedavi giderlerinin tespit ve tahsiline ya da Mahkeme nezdinde müvekkilinin tedavisinin yaptırılmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
a.Davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin diğer talepleri yanında 250.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 17.07.2024 tarihli kararı ile davacı lehine 125.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Diğer hükümler yönünden davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.