Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/10877 K.2025/12710
10. Hukuk Dairesi 2020/10877 E. , 2025/12710 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1589 E., 2020/1210 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/629 E., 2018/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun İzmir İl Müdürlüğü Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezinde .... sicil sayılı dosyada işlem gören ve ... Sk. No:10/A .../İzmir adresinde kurulu iş yeri ile ilgili olarak davacı işveren şirket tarafından adı geçen İl Müdürlüğüne gönderilen 31.05.2013 tarihli dilekçede bu iş yerinde 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu gereğince iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi yapmak istediklerinde iş yerinin Tehlike Sınıfları Tebliği ekinde yer alan listenin 81.22.01 sırasında kayıtlı “çok tehlikeli” iş yeri sınıfında yer aldığını tespit ettikleri, oysa bu iş yerinde çalışan sigortalı işçilerin daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza vb. her türlü binanın genel temizliği işlerinde çalıştıkları, bu sigortalı işçilerin pencere, baca, sanayi makinesi vb. uzmanlaşmış temizlik faaliyetlerinde çalıştırılmadıkları, ayrıca bu iş yerleri için SGK’ya kısa vadeli sigorta kolları primlerini bugüne kadar %1 oranında ödediklerini belirterek, bu iş yerinin “az tehlikeli” sınıfına dahil edilerek gerekli düzeltmenin yapılmasının istendiği, bu dilekçeye yanıt olarak verilen Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.06.2013 günlü, .... sayılı yazısında ilgide kayıtlı dilekçeye istinaden Kurumlarınca yapılan inceleme sonucunda, bahse konu iş yerinin ... (binaların genel temizliği, daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza vb. her türlü binanın genel temizliği dahil, pencere, baca, sanayi makinesi vb. uzmanlaşmış temizlik faaliyetleri hariç) iş kolu ve (I) tehlike sınıfında işlem görmesine karar verilerek, 5510 sayılı Kanun'un 83. maddesine istinaden işyerinin tehlike sınıf ve derecesi ile kısa vadeli sigorta kolları prim oranının, Kurumca işverenin isteği üzerine değiştirilmesine, bu değişiklik isteğinin Kasım ayından önce Kuruma bildirilmesi halinde, söz konusu değişikliğin istek tarihini takip eden takvim yılı başından itibaren uygulanacağının bildirildiği, davalı Kurumca düzeltmenin yapılmaması nedeniyle, bu kez davacı şirket tarafından yine davalı Kurumun Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezine gönderilen ve Kurum kayıtlarına 20.05.2016 tarihinde 7.337.732 varide sayısı ile intikal eden yazıda ... Mah. .... Cad. Dış Kapı No:88 .../İzmir adresinde faaliyet gösteren ve Müdürlüklerinde .... sicil sayılı dosyada işlem gören iş yerinde çalışan sigortalı işçilerin, daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza, vb. gibi her türlü binanın temizliği işlerinde çalıştıklarını ve bu sigortalı işçilerin pencere, baca, sanayi makinesi, vb. gibi uzmanlaşmış temizlik faaliyetlerinde çalıştırılmadıklarını, şirket olarak işvereni oldukları iş yerinde 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu gereğince iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile diğer sağlık personeli görevlendirilmesi yapmak istediklerinde, işyerinin, Tehlike Sınıfları tebliği ekinde yer alan listenin (81.21.01) sırasında kayıtlı ve “az tehlikeli” sınıfta yer alması gerekirken, (81.22.01) sırasında kayıtlı “çok tehlikeli” sınıfta yer verildiğinin tespit ettiklerini, bu nedenle Kuruma 31.05.2013 günlü dilekçe ile başvurarak tehlike sınıfının değiştirilmesini talep ettiklerini, Kurum tarafından iş yerine 03.06.2013 günlü, 9.306.234 sayılı yazı ilgi tutularak dosyanın incelendiğinin ve iş yerinin tehlike sınıfının 8.121.01 olarak işlem görmesine karar verildiğinin, 5510 sayılı Kanun'un 83. maddesi gereğince değişiklik talebinin Kasım ayından önce yapılması halinde, değişikliğin istek tarihini takip eden yıl başından itibaren yapıldığının bildirildiği, Müdürlüklerince verilen cevabi yazıya göre 01.01.2014 tarihinden itibaren iş yerinin tehlike sınıfının 8.121.01 (az tehlikeli) olarak değiştirilmesi gerektiği halde, 2016 yılı başında hala gerekli değişiklik ve düzeltme işlemlerinin yapılmadığını, 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu gereğince 01.01.2016 tarihinden geçerli olmak üzere iş yeri hekiminin, çalışan başına 10 dakikadan 20 dakikaya, iş güvenliği uzmanının çalışma süresinin ise 20 dakikadan 40 dakikaya çıkarıldığını, durum böyle olunca iş yerinde çalışan sayılarına göre bu iş yerinde bir (A) sınıfı iş güvenliği uzmanının dahi ihtiyaçlarını karşılamayacağını, “çok tehlikeli” sınıfta yer alan bir iş yerinde çalışan sayısının 250 ise, bir adet (A) sınıfı iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesinin gerektiğini, iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personelinin az tehlikeli sınıfta yer alan bir iş yeri ile çok tehlikeli sınıfta yer alan bir iş yeri arasında 4 kat farkın ortaya çıktığını, zaten ekonomik olan zor durumda olan şirketlerine ek maliyet getireceğini, tehlike sınıfında değişiklik yapılması taleplerinin Müdürlükleri tarafından kabul edilmesine rağmen, İSG katip portalı üzerinde gerekli düzeltmenin yapılmadığı için çözüm olarak şirketlerinin merkez adreslerinde tescil ettirdikleri ve yıllardır sigortalı işçi çalıştırdıkları iki farklı iş yeri dosyalarından işçi transferi yapılarak, 31.01.2016 tarihinde .... sicil numaralı “çok tehlikeli” ancak “az tehlikeli” olması gereken işyerinden 16 kodu ile işçilerin çıkışlarının yapılarak, 01.01.2016 tarihinde aynı işverenliğe ait ve yine adreste faaliyet gösteren .... sicil sayılı iş yerlerine girişlerinin yapılmış olduğunu ve binaların dış cephe temizliğini yapan 3 işçinin bu dosyada bırakıldığını, 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 68. madde kapsamında 01.01.2016 tarihinden itibaren .... sicil sayılı işyerinde çalışan işçileri için yararlandıkları asgari ücret teşvikinin, 01.02.2016 tarihinden itibaren neredeyse sıfırlanmak suretiyle kaldırıldığını, asgari ücret teşvikinden nasıl yararlanılacağına ilişkin 2016/4 sayılı Genelgenin 10.02.2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe konulduğunu, bu Genelgede örneklenerek açıklandığı üzere, 2016 yılının her ayında verilen asgari ücret teşvikinin hesabında, ilgili ayın bir önceki yılında çalışan sigortalı sayısı ile karşılaştırma yapılacağının öngörüldüğünü, ancak, gerçek fili durumun böyle olmadığını, 2015/Şubat ayında .... sicil sayılı iş yerinde çalışan işçilerinin, 01.02.2016 tarihinden itibaren yine aynı adreste ve aynı işverenliğe ait ... sicil sayılı iş yerine girişlerinin yapılarak çalıştırılmaya devam edildiğini, teşvikin amacı olan istihdamın korunduğunu, her iki iş yeri arasındaki işçi transferinde haklı olduklarının 03.06.2013 günlü, 9.306.234 sayılı yazı ile Müdürlüklerince bildirilmesine rağmen, bu durumun düzeltilmemesi nedeniyle, işverenliklerinin 6331 sayılı Kanun'a karşı ek maliyetlerden korumak için yapıldığını, asgari ücret teşvikinin, aslında iş yerine değil işverene istihdamı korumak ve artırmak için verildiğini, kendilerinin şirket olarak 2015 yılındaki istihdamlarını koruduklarını, bu nedenle, hakları olan ve 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 68. madde kapsamındaki asgari ücret teşvikinden 01.02.2016 tarihinden itibaren yararlandırılmaları için sistem üzerinde gerekli düzeltmelerin yapılarak mağduriyetlerinin giderilmesini istedikleri, bu yazı üzerine davalı Kurum tarafından gerekli düzeltme yapılarak bu düzeltmenin 2016/Mayıs ayı ve sonrası aylar ile sınırlı olarak oluşturulduğu, ancak Şubat-Mart-Nisan/2016 aylarında da sözü edilen düzeltmenin yapılmadığı iddiasıyla 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 68. madde kapsamında, 01.02.2016 tarihinden itibaren 2016/Şubat – Mart – Nisan aylarında da asgari ücret teşviklerinden şirketin yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.01.2013 tarihli ve 28533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6385 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklikle, 01.09.2013 tarihinden geçerli olmak üzere kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigorta kolları) prim oranı, 4/1-a (SSK) kapsamında işçi çalıştırılan tüm işyerleri ile 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamındaki tüm sigortalılar için %2 olarak sabitlendiği, buna bağlı olarak 5510 sayılı Kanun'un “kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi ve iş kollarının ve işlerin tehlike sınıf ve derecelerinin belirlenmesi” başlılık 83. maddesi ile “tehlike sınıf ve derecelerini etkileyebilecek değişikler” başlıklı 84. maddelerinin de yürürlükten kaldırıldığı, aynı şekilde 29.09.2008 tarihli, 27012 (2.mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.09.2013 tarihine kadar uygulamada kalan Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesinin de yürürlükten kaldırılarak, bunun yerine Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Yeni İşkolu Kodu Listesinin yayınlandığı, dolayısıyla 01.09.2013 tarihinden itibaren iş yerlerine işkolu kodu verilmesi, verilen işkolu kodunun değiştirilmesi ve işkolu koduna itiraz işlemlerinin artık söz konusu 83. ve 84. maddelere göre yürütülmesinin imkanının kalmadığı, buna göre yeni dönemde işkolu kodunun tespiti, değişiklik ve itiraz işlemlerinin nasıl yürütüleceği konusunda SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünce Kurum Ünitelerine gönderilen 20.01.2014 tarihli “işkolu koduna ilişkin işlemler” başlıklı genel yazıda işverenin talebi üzerine yapılacak işkolu kodu değişikliklerinde iş yeri işvereninin vergi mükellefiyetinin bulunması durumunda; a) .... vergi dairesi/sık kullanılanlar/e-vergi sorgulama adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek talepte bulunulan işbyeri adresi ile e-vergi levhasında yer alan iş yerinin adresinin aynı olması durumunda e-vergi levhasında yer alan iş kolu kodu esas alınarak, b) www.gib.gov.tr/internet vergi dairesi/sık kullanılanlar/e-vergi levhası adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek talepte bulunulan iş yeri adresinin e-vergi levhasında yer alan işyeri adresinden farklı olması durumunda talepte bulunulan iş yerinin bağlı olduğu vergi dairesinden işkolu kodunu gösteren resmi yazının ibraz edilmesi istenerek, bu belgede belirtilen işkolu kodu esas alınarak, işkolu kodu itiraz komisyonunca karar alınmak suretiyle iş yeri tescil ve e-sigorta servisince gerekli işlemlerin yapılacağı, ilgili vergi dairesinden alınan yazıda belirtilen işkolu kodunun veya “e-vergi levhası” ekranından yapılan sorgulama sonucunda, ekrana gelen işkolu kodunun, işverenin talep ettiği işkolu kodundan farklı olduğunun anlaşılması halinde, ilgili vergi dairesince işkolu kodu değiştirilmediği sürece, vergi dairesinin kayıtlarının esas alınacağının belirtildiği, Kurumca davacı şirkete 01.01.2014 tarihinden sonra gerekli değişikliğin yapılacağı bildirilerek 6385 sayılı Kanun hükümleri ve genel yazı uyarınca gerekli işlemlerin yapıldığı, 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 68. maddenin (a) bendinde; “2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85,00 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin olarak verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı” (b) bendinde, “2016 yılı içinde ilk defa bu kanun kapsamına alınan iş yerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır” denildiği, (2) nol.u bendinde ise, “Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Hazine katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2016 yılı için eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden Hazinece karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır ve bu iş yerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz” hükmünü içerdiği, buna göre davacı işveren tarafından sigortalıların başka bir iş yeri dosyasına nakli yapıldığı için yukarıdaki hükümler uyarınca asgari ücret teşvikinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı, Kurumca yapılan işlemlerin kanun ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davalı Kurumun, davacı işveren şirketin 20.05.2016 tarihli dilekçesindeki itirazlarını kabul ederek Mayıs/2016 tarihinden itibaren asgari ücret teşvikinden faydalandırılmasını kabul ettiğine göre, Sosyal Güvenlik Mevzuatına göre Genel kanun niteliğindeki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki iyi niyet kuralı da göz önüne alındığında; 2016/Şubat – Mart- Nisan ayları için de davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'yi asgari ücret teşvikinden faydalandırılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 68. madde kapsamında; davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait 1103664.35 sicil sayılı iş yerinden dolayı 01.02.2016 tarihinden itibaren 2016/Şubat – Mart – Nisan aylarında da asgari ücret teşviklerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 01.09.2013 sonrası dönemde iş kolu kodu verilmesi ve değiştirilmesi konusundaki işlemlerde 20.01.2014 tarihli genel yazı hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı şirkete 01.01.2014 tarihi sonrasında değişiklik yapılacağının bildirilip, bu tarihte gerekli değişikliğin yapıldığı, işveren tarafından sigortalılar başka bir iş yerine nakledildiği için, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 68. maddesi hükmüne göre asgari ücret teşvikinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Davacı, 31.05.2013 tarihinde davalı Kuruma başvurarak; ... sicil numaralı iş yerinde genel temizlik faaliyetleri (daire, büro, apartman, fabrika, kurum ve mağaza temizliği) yürütüldüğünü, bu sebeple iş yerinin tehlike sınıfının (I) olarak belirlenmesi gerekiğini iddia etmiştir. Davacı, pencere, baca, sanayi makinası temizliği gibi yüksek riskli işler ifa edilmediği halde iş yerinin (II) tehlike sınıfı kabul edildiğini belirterek, fazla prim tahakkuk ve tahsil edildiğini iddia etmiş ve tehlike sınıfının (I) olarak tadilini talep etmiştir.
Davalı Kurum, 03.06.2013 tarihinde davacının talebi kabul etmiş ve işyerinin (binaların genel temizliği, daire, apartman, büro, fabrika, kurum, mağaza vb. her türlü binanın genel temizliği dahil, pencere, baca, sanayi makinesi vb. uzmanlaşmış temizlik faaliyetleri hariç) iş kolu ve (I) tehlike sınıfında işlem görmesine karar vermiştir. Kurum; 5510 sayılı Kanun'un 83. maddesine istinaden işyerinin tehlike sınıf ve derecesi ile kısa vadeli sigorta kolları prim oranının, Kurumca işverenin isteği üzerine değiştirilmesine, bu değişiklik isteğinin Kasım ayından önce Kuruma bildirilmesi halinde, söz konusu değişikliğin istek tarihini takip eden takvim yılı başından itibaren uygulanacağına karar vermiştir.
18.03.2016 tarihinde davacı, davalı Kuruma yeniden müracaat ederek, tehlike sınıfının halen değiştirilmediğini beyanla işlemin ikmalini istemiştir. Buna karşılık davalı Kurum; yasal süreçte 5510 sayılı Kanun'un 83. ve 84. maddelerinin yürürlükten kaldırıldığını, artık Maliye kayıtlarındaki iş yeri kodunun esas alındığını ve kısa vadeli sigorta kolları prim oranlarının eşitlendiğini savunarak herhangi bir işlem tesis etmemiştir.
Bu süreçte davacı; 02.06.1997 tarihinden itibaren kapsamda olan ve (II) tehlike sınıfında (çok tehlikeli) yer alan iş yerindeki toplam 243 işçiden 224'ünü, 01.02.2016 tarihi itibariyle (I) tehlike sınıfında (az tehlikeli) yer alan davaya konu ... sicil numaralı iş yerine nakletmiştir. Bu nakil işlemi, "16" kodu (sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer iş yerine nakli) ile bildirilmiş olup, söz konusu işyerlerinin aynı adreste faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir.
Davacı, 20.05.2016 tarihinde Kuruma başvurarak, işçilerini naklettiği işyerinden dolayı 5510 sayılı Kanun'un Geçici 68. maddesi kapsamında "asgari ücret desteği"nden yararlandırılmasını talep etmiştir. Kurum, davacıyı 2016 yılının 5. ayı ve sonrası için bu destekten faydalandırmış; ancak 2016 yılının 2., 3. ve 4. ayları yönünden, işlemi Geçici 68. maddenin 2 numaralı fıkrası kapsamında "muvazaalı işçi nakli" olarak nitelendirerek talebi reddetmiştir.
Davacı, eldeki davada, işçi nakil işleminin tehlike sınıfının değiştirilmesi ve 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerinin hafifletmek amacına yönelik olduğu iddiasıyla 5510 sayılı Kanun'un Geçici 68. maddesi kapsamında asgari ücret desteğinden yararlandırılmadığı söz konusu 3 aylık dönem yönünden yararlandırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Kurum vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve 27.01.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6661 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 68. maddede; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan iş yerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır.
(2) Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Hazine katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2016 yılı için eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden Hazinece karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz...” hükümleri mevcuttur.
Anılan hüküm uyarınca işverenlerin maliyet yükünün hafifletilmesi gayesiyle 2016 yılına mahsus olmak üzere, çalıştırılan sigortalılar için Hazinece karşılanacak bir prim mahsubu (asgari ücret desteği) öngörülmüştür. İlgili destek tutarı, günlük 3,33 TL’nin toplam prim ödeme gün sayısı ile çarpımı neticesinde belirlenmektedir. Bu hesaplamada; 2016 yılından önce tescil edilen iş yerleri bakımından 2015 yılının aynı ayında prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların gün sayıları, 2016 yılında ilk defa kapsamına alınan işyerleri bakımından ise ilgili dönemde bildirilen tüm sigortalıların toplam prim ödeme gün sayıları esas alınmaktadır.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında ise söz konusu destekten yararlanamayacak olan işverenler ve yaptırımlar düzenlenmiştir. Buna göre davanın yasal dayanağını oluşturan ikinci fıkraya göre; sırf asgari ücret desteğinden yararlanmak amacıyla mevcut bir işletmenin kapatılarak farklı bir ad veya unvanla yeniden açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduran ortaklık ilişkisi içindeki şirketler arasında istihdamın kaydırılması veya şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi muvazaalı işlemler ile sigortalıların prime esas kazançlarının eksik bildirilmesi halleri destek kapsamı dışında tutulmuştur. Bu tür hileli işlemlerin tespiti halinde, Hazinece karşılanan tutarların gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınacağı ve ilgili iş yerlerinin madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta; davacının, aynı adreste ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... sicil numaralı iş yerinde 2015 yılında bildirimi yapılan ... sigortalıyı, 01.02.2016 tarihi itibarıyla ... sicil numaralı iş yerine naklettiği görülmektedir. 5510 sayılı Kanun’un tehlike sınıf ve derecesini düzenleyen 83... . maddelerinin 6385 sayılı Kanun ile 01.09.2013 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, söz konusu nakil işleminin iş yerinin tehlike sınıfı üzerinde hukuki bir etkisi bulunmadığı sabittir. Bu durumda, ilgili nakil işleminin münhasıran teşvik hükümlerinden yararlanma amacı taşıyan bir 'istihdam kaydırması' (muvazaa) olup olmadığının, somut veriler ve sektörel gereklilikler ışığında yöntemince araştırılması gerekmektedir. Bu bağlamda Mahkemece yapılacak araştırmada, davacının aynı adreste faaliyet gösteren iş yerleri arasındaki bu toplu işçi geçişinin haklı bir ekonomik veya teknik nedene dayanıp dayanmadığı titizlikle incelenmelidir. Özellikle; söz konusu nakil işleminin iş organizasyonu, iş kolu değişikliği veya operasyonel bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, nakledilen işçilerin fiilen yürüttükleri görevlerde veya çalışma koşullarında bir değişiklik olup olmadığı, iş yerlerinin fiziksel alanlarının ve üretim araçlarının bu nakle uygunluğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile SGK bildirimleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işlemin münhasıran prim teşvikinden yararlanma amacı (muvazaa) güdüp tütmediği hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Salt tehlike sınıfı değişikliği talebinin reddedilmiş olması veya maddelerin yürürlükten kalkmış olması, işlemin kendiliğinden muvazaalı olduğu sonucunu doğurmayacağından; somut olayın özellikleri, tanık beyanları ve uzman bilirkişi raporuyla desteklenen kapsamlı bir inceleme neticesinde karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.