Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/210 K.2025/12648

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/210 📋 K. 2025/12648 📅 29.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/210 E.  ,  2025/12648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2701 E., 2023/907 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/402 E., 2022/556 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Yatırım İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi ...'un davalı işverenler nezdinde çalışmaktayken 14.08.2020 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu iş kazasının meydana geldiği inşaat işi ile ilgili olarak Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi yapıldığını ve sözleşme gereğince imalat yapılmak üzere iş sahasının yüklenici ... GYO A.Ş.'ye anahtar teslimi olarak tevdi edildiğini, bu sebeple müvekkilinin davada hasım gösterilmesinin doğru olmadığını ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Yatırım İnşaat A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, ... ile müvekkili şirket arasında iş akdi, sorumluluk veya borç doğuracak herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müteveffanın ağır kusurunun bulunduğunu, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; meydana gelen iş kazasında, davalı ... Yatırım İnşaat A.Ş. ile ... Yatırım İnşaat A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen %100 tam kusurlu oldukları, davalı ... Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin kusursuz olduğu, ihbar olunan ...Şti., ....San ve Tic A.Ş.'nin kusursuz olduğu, ... ...'un kusursuz olduklarının anlaşıldığını, davalı ... Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin meydana gelen olayda bir kusuru bulunmadığı anlaşıldığından hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini belirtilerek, davalı ... Yatırım A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... Gayrimenkul A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Yatırım A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Yatırım A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ile aralarında akdi veya kanuni bir ilişki bulunmadığını, asansörün periyodik bakım ve kontrollerinin yasalara uygun şekilde yaptırıldığını, asansörün yeterli niteliğe haiz personeller tarafından kullanıldığını, kazanın meydana gelmesinde üçüncü kişilerin ağır ve asli kusurlarının bulunduğunu, işveren olarak sorumluluklarının bulunmadığını, yeni rapor aldırılması taleplerinin mahkemece keyfi bir şekilde reddedildiğini,hesaplama yapılırken asgari ücretten fazla bir tutar esas alındığını, dosyada yemek ücretlerine ilişkin hiçbir bilgi/belge bulunmamasına rağmen ilgili farazi ücretlerin müteveffanın net ücretine eklenerek hesaplama yapıldığı, olayın meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusurunun dikkate alınmadığını, manevi tazminat miktarının afaki olarak belirlendiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).
HMK 59... . maddelerde hangi hallerde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olacağı belirtilmektedir. Bu durumda maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi halinde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğu, mecburi dava arkadaşlığında ancak birlikte dava açılabileceği veya aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği görülmektedir.
Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı var ise, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava, bütün dava arkadaşlarına karşı değilde, bunlardan birine veya birkaçına karşı açılmış ise, bu halde davalı durumundaki kişinin ya da kişilerin, bu davada yalnız başına taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur; davalı sıfatı mecburi dava arkadaşlarının tümüne aittir. Ancak bu halde dava sıfat yokluğundan reddedilmez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davacı kendisine verilen kesin süre içinde davasını diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmez ise o zaman dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanunu 620/1. maddesinde “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır.
Somut olayda , dosya kapsamında bulunan sözleşmelerden, davalı ... Yatırım A.Ş. ile dava dışı ... Ticaret A.Ş. (... Yatırım A.Ş.) arasında Ankara ... İstasyon Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı işinin ortak girişim olarak verilen teklif kapsamında ,sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılması konusunda adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı ve ... Yatırım Ortaklığı ile adi ortaklık arasında imzalanan sözleşme ile anılan işin adi ortaklığı oluşturan şirketlerce üstlenildiği, yine işveren sıfatıyla ... Adi Ortaklığı ile yüklenici sıfatıyla ... İnşaat AŞ arasında 12.8.2020 tarihinde imzalanan sözleşme ile betonarme kesim ve karot işlerinin yükleniciye verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Adi ortaklığı oluşturan şirketlerin tamamına husumet yöneltilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken adi ortaklığı oluşturan şirketlerden sadece ... Yatırım A.Ş.'ne husumet yöneltilerek davanın görülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.