Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3671 K.2025/12644

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3671 📋 K. 2025/12644 📅 29.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3671 E.  ,  2025/12644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/348 E., 2024/44 K.
Mahkemenin kararı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların kardeşi olan ...'ın davalılardan ...'un şantiye şefi olduğu ve diğer davalı şirketin sahibi olduğu kum ocağında kepçe operatörü olarak çalışmakta iken dozerin devrilmesi sonucu vefat ettiğini belirterek davacıların her biri için 10.000,00'er TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli ve 2008/314 E.-2015/118 K. sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
21. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/17446 - 2015/20161 sayılı ilamında, davacı tarafın 16.02.2015 tarihli duruşmaya katılmaması nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. fıkrası gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.07.2021 tarihli kararıyla, "... "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının 15.01.2004 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminat alacağının 15.01.2004 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine... "dair kesin olarak karar verilmiştir.
V. KANUN YARARINA TEMYİZ
A.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
Dairece 31.05.2023 tarihli 2023/4120 E. 2023/6158 K. sayılı karar ile "Davacılar murisinin davalıya ait olup diğer dahili davalıların mirasçısının şantiye şefi olduğu şantiyede kepçe operatörü iken gelişen kaza ile vefat ettiği, olayda davalıların da kusurunun bulunduğu ileri sürülerek davalılardan manevi tazminat isteminde bulunulduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, olay anında şantiye şefi olan ve olayda kusuru bulunduğu ileri sürülen ...'un dava devam ederken 09.09.2013 tarihinde vefat ettiği, mirasçıların davaya dahil edildikleri ve mirasçılarından ..., ... ve ...'un Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2018 tarih ve Esas: 2016/464, Karar: 2018/520 sayılı ilâmıyla mirası hükmen reddettiklerine karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda anılan mirasın hükmen reddi incelenmeksizin davanın kısmen kabulü ile hükmolunan manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Şu halde Mahkemece, bir kısım dahili davalıların mirası hükmen reddine dair verilen Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.2018 tarih ve Esas: 2016/464, Karar: 2018/520 sayılı Kararı değerlendirilmeksizin davanın kısmen kabulüyle hükmolunan bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Diğer taraftan her ne kadar bozmaya konu edilmemiş ise de, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede, Mahkemece "....davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, her bir davacı için verilen manevi tazminat hükmü kabul ve ret edilen miktarlar bakımından kesinlik sınırının altında kalmakla; kesin olmak üzere karar verildi. 02.07.2021
" şeklinde verilen kararın hükmedilen tutarların ayrı ayrı 2021 yılı kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL nin (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi) üstünde olması nedeniyle isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363. maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece, kanun yararına bozma kararı üzerine dosya yeni esasa kaydedilerek yeniden yargılama yapılmış ve yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
5.000,00-TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 15.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte mirası reddetmeyen davalı ...'dan ve davalı ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5.000,00-TL manevi tazminat alacağının, kaza tarihi olan 15.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte mirası reddetmeyen davalı ...'dan ve davalı ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davanın ... ...'un mirasını reddeden davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, 21.4.2014 tarihli protokolde bizzat ... mirasçılarının imzalarının bulunduğu ve bu belgede kaza nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm haklardan feragat edildiği belirtildiğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda bir kusuru olmadığını, kusur raporlarının çelişkili olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun (6100 sayılı Kanun) 363. maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun'un 363. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla kanun yararına bozma kararı üzerine Mahkemece yargılama yapılarak kesin hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeni bir karar tesisi veya kesin hükmün içeriğine yönelik yeniden hüküm kurulması mümkün olmadığından, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.