Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6018 K.2025/12580
10. Hukuk Dairesi 2025/6018 E. , 2025/12580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1080 E., 2025/208 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/803 E., 2023/142 K.
Taraflar arasındaki Kurum işlemi iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacıların murisi ...'in, Kütahya ili, ... ilçesi, T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hazır kuvvet ve SEGBİS görevlisi olduğunu, çalıştığı Kurumca Covid-19 tedbirleri kapsamında ... Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürlüğü Yurdunda zorunlu izolasyona tabi tutulduğu 07.05.2020 tarihinde gece saat 03:00 sıralarında kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, vazife malulü aylığı bağlanması taleplerinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, Kurum işleminin yerinde olmadığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık , vazife malullüğü tespiti istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun'un "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 4'üncü fıkrasında ise "süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren Kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı" hükmü yer almaktadır.
Somut davada, davacıların murisinin ceza evi segbis görevlisi olarak çalıştığı, idarece covid -19 hastalığından korunması ve vazifesini sürdürebilmesi amacıyla Kredi ve Yurtlar Kurumunda kalmak üzere görevlendirildiği,
Bu kapsamda kaldığı süre içinde kalp krizi aort damarı yırtılması nedeniyle ölüm olayının gerçekleştiği anlaşılmakla; davacıların murisinin vazife malulü sayılması gerektiği halde, davanın reddine dair karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.