Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2684 K.2025/12140

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2684 📋 K. 2025/12140 📅 18.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2684 E.  ,  2025/12140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1155 E., 2024/1672 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2023/452 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı .. San. Tic ve Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... mirasçıları ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin 11.10.2008 tarihinde davalılara ait ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin Adana ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... villalarının yapımında işçi olarak çalışırken villaların yapımı sırasında demir bağlayıp beton dökme sırasında kalıp iskelesinin çökmesi sonucunda çöken kalıp altında kalarak öldüğünü, davalıların .... inşaat Sanayi ve Ltd. Şti'nin ortakları arasında olduklarını, davalı ...'ın aynı zamanda inşaatın şefi olduğunu, müvekkillerinin murisinin meydana gelen kazada hiç bir kusurunun olmadığını, müvekkillerinin ölümüne davalıların haksız, hukuka ve kusurlu hareketlerinin neden olduğunu, bu nedenlerle müvekkillerinden .... İçin 10.000,00 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere; 30.000,00 TL, küçük .... için 5.000,00 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam; 20.000,00 TL, küçük ... için 5.000,00 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 20.000,00 TL olmak üzere, toplam 70.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal kayıtları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle, yetki itirazında bulunduklarını, Adana İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıların ceza dosyasında açıkça tazminat taleplerinden feragat ettiklerinden davanın feragat nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, faiz taleplerinin haksız olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar.... San.ve Tic.Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kozan İş Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkillerinin hiç bir kusurunun olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, davacının zararının tazmininden ziyade sebepsiz zenginleşmesini sağlayacak ölçüde yüksek olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'ın davaya cevap vermediği, davalı ...'ın vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle davaya dahil edilen mirasçıları ... ve ...'un davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... San. Tic Ve Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisinin meydana gelen olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, İlk Derece Mahkemece alınan ve dosyada bulunan bilirkişi raporlarında davalı asillerin kusur oranlarının açıkça belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesince davalı asillerin kusuru açıkça bilirkişi raporları ile belirlendiği halde davalı asiller yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kısmen reddine ve davalı asiller yönünden davanın reddine dair kısım yönündeki kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, taleplerinin kısmen redde ve davalı asilller yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve yasa hükümlerine aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun bularak Mahalli Mahkeme kararının sadece bu yönden ortadan kaldırılarak taleplerinin tamamının ve davalı asiller yönünden de davanın kabulüne mahalli mahkeme kararının sadece bu kısımlar yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisinin meydana gelen olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, İlk Derece Mahkemece alınan ve dosyada bulunan bilirkişi raporlarında davalı asillerin kusur oranlarının açıkça belirlendiğini, İlk Derece Mahkemece davalı asillerin kusuru açıkça bilirkişi raporları ile belirlendiği halde davalı asiller yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kısmen reddine ve davalı asiller yönünden davanın reddine dair kısım yönündeki kararının usul ve yasa hükümlerine aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taleplerinin kısmen redde ve davalı asilller yönünden davanın reddine dair kısmı usul ve yasa hükümlerine aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun bularak Mahalli Mahkeme kararının sadece bu yönden ortadan kaldırılarak taleplerinin tamamının ve davalı asiller yönündende davanın kabulüne Mahalli Mahkeme kararın sadece bu kısımlar yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya sebep teşkil eden iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirkete ve şirket yetkililerine yüklenebilecek hiçbir ihmal ve kusur bulunmadığını, mezkur iş kazası tamamen vefat eden ...’nın işyeri talimatlarına, işin gereklerine, uyulması gereken kurallara riayet etmemesinden meydana geldiğini, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı” iş müfettişi .... tarafından tanzim olunan 19.02.2009 tarihli “inceleme raporu”nda kalıpçı ustabaşı ....’ün ifadesine yer verildiğini; .... ifadesinde “...ustabaşı olarak ustalarımla birlikte iskele kontrollerini yaparım…” şeklinde beyanda bulunduğunu, şantiye şefi olan ...’ı kastederek “…o gün .... bey’de kontrol etmişti…” demek suretiyle hem kendisi tarafından, hem de şantiye şefi tarafından gerekli kontrollerin yapıldığını ifade ettiğini, işçilerden ....’ün iş müfettişi ....’a verdiği ifadede, beton dökülmesi öncesi kastedilerek; “…babam ve diğer ustalarla iskelenin kontrollerini yaptık…” şeklindeki beyanda bulunduğunu, bu ifadeler dikkate alındığında, vefat eden işçinin yeterli özen ve dikkati göstermediğini, işlerini gereğince yapmadığını, ihmalkar davrandıklarının, kalıp ve iskele sistemini yeterli dayanıklılıkta kurmadıklarının ortaya çıktığını, bu yüzden, mezkur vakanın mesuliyetinin müvekkillerine yüklenmek istenmesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, iş müfettişi ... tarafından 17.02.2009 tarihinde; şantiye şefi ...’ın ifadesinin alındığını, ... ifadesinde “…işçilere yaptıkları işle ilgili, kullanmaları gereken kişisel koruyucular ile ilgili bilgi veriyoruz…” şeklinde beyanda bulunduğunu, kalıpçı ustabaşı ... “…iş güvenliği ile ilgili…şantiye şefimiz ... bey...bilgi verir…” şeklindeki ifadesi ile işçilere koruyucu ekipman kullandırıldığını ve iş güvenliği ile ilgili bilgi verildiğini ifade ettiğini, bütün bu izahata rağmen, müvekkili şirketin kusurlu olduğuna dair Mahkeme kararının kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, vefat eden işçinin beton dökme ve kalıpçılık sahasında çok tecrübeli olduğunu, çok uzun zamandır bu işi yaptığını, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, maksadı aşan, davacının zararının tazmininden ziyade sebepsiz zenginleşmesini sağlayacak ölçüde yüksek olduğunu, dosyadan hükmolunan manevi tazminat miktarı kusur oranına, davacının sosyal ve ekonomik durumuna ve olayın hususiyetlerine uygun olmadığını, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarı, maddi ve manevi tazminatın tesis maksadını aşacak mahiyette olduğunu, Yüksek Mahkemenin muhtelif kararlarında da belirtildiği gibi tazminatın gayesi, şahsa sebepsiz zenginleşme sağlamak değil, zarar gören şahsın bu zararını telafi etmek, kişilik haklarının ihlal edildiği tespit ettirmek olduğu tazminatta şahıs zenginleştirme amacının olmadığını ve fahiş miktarın tazminat olarak hükmolunamayacağını ifade ettiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...somut olayda, meydana gelen iş kazası nedeniyle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/319 Esas sayılı dosyasında aldırılan 23.06.2009 tarihli heyet raporunda inşaat ruhsatı alınmadığı, sorumlu olan ... inşaat sahibi şüpheliler ..., ..., ... ve ... (inşaat yapımı için gerekli malzeme ve ekibi temin ederek ruhsat almadan işe başlattıkları için) ve inşaatın şantiye şefi ...'ın (kalıbı tekniğine uygun olarak yaptırmadığı için) asli kusurlu oldukları tespit edilmiş, 27.02.2013 tarihli karar ile tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu iki kişinin ölümü ve üç kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... ve ... yönünden hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına, ... yönünden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Bu nedenle ceza dosyasında kendisine şahsi kusur izafe edilen davalı ... mirasçıları hakkında davanın reddi hatalıdır. Davacıların bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir. Diğer davalılar ..., ..., ..., ...'nun şirket ortağı oldukları, inşaat ruhsatı alınmaması şeklinde belirlenen kusur durumuna göre davalı şirkette ortak ve müdür olmak dışında iş kazasında şahsi kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddi yerindedir. Dosya kapsamındaki 15.02.2019 ve 09.01.2022 tarihli kusur raporlarındaki kusur dağılımının tanık beyanları ile dosya kapsamına göre olayın oluş şekline uygun olduğu, raporların kaza tarihi itibarı ile uygulanması gerekli Yasa hükümleri irdelenerek düzenlendiği, raporların gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından şantiye şefi olan davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olduğunun, .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğunun (...'ın kusuru da içinde olmak üzere), ... işçinin ise % 20 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Davacıların bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde olup, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... mirasçılarının müştereken müteselsilen sorumlu olduklarına dair hüküm kurmak gerekmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı bu yönden düzeltilmiştir. "gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... mirasçıları ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle müvekkili murislerinin olayda kusuru bulunmadığı, kusur oranlarının hatalı tespit edildiği aksi kabul halinde ise murisin kusuru oranında tazminatlardan sorumlu tutulması gerekirken hükmolunan miktarların tamamından sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı ... mirasçıları ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar ... ve ...'tan alınmasına,
Davacılar tarafından fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.