Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6713 K.2025/12130

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6713 📋 K. 2025/12130 📅 18.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6713 E.  ,  2025/12130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2506 E., 2025/275 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2024/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.01.2015 tarihinden 16.08.2021 tarihine kadar davalı firmada uluslararası tır şoförü olarak görev yaptığını, 09.01.2020 tarihinde davalı Şirket bünyesinde çalışmakta iken Avusturya'da iş kazası geçirdiğini, kaza günü, davacı ile arkasında 7 adet tır Avusturya'da yük yükleme yerine gittiğini, davacının görev alanı dışında, kendisinden, forklift ehliyeti olduğu, yükleme yerinde tek forklift aracı olduğu ve yüklemenin yetişmediği gerekçesiyle forklift ile yük yüklemesi istendiğini, davacının önce görevi olmadığını ve forklift ehliyetinin kapalı alanda geçerli olduğunu; ancak yüklemenin ise açık alanda yapıldığını şirkete bildirdiğini, Şirket yetkililerince "Bir şey olmaz, yardımcı ol, yükleme yetişsin." denildiğini ve davacıya yükleme konusunda talimat verildiğini, olayın gerçekleştiği saat, akşam saati olduğunu, davacının, forklift etrafında devrilecek olan eşyaya müdahale ederken karanlıkta yerdeki buzlanmayı fark etmeyip yere düştüğünü ve sol ayağının kırıldığını, kaza sonrasında davacının bacağına platin takıldığını, davacının iş yerinde çalışmaya devam ederken işini kaybetmemek için ve işverenin talimatı doğrultusunda iş kazası bildiriminde bulunamadığını, davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için Sakarya 4. İş Mahkemesi 2021/331 Esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, tazminat davası açılmadan önce 18.08.2021 tarihinde SGK'ya başvuru yapıldığını, Sakarya 4. İş Mahkemesinin ilk celsesinde taraflarına iş kazası tespit davası açılması için süre verildiğini belirterek; davacının 09.01.2020 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde, .... T.C. kimlik numaralı ...'in 09.01.2020 tarihinde iş kazası geçirdiği iddiasıyla müvekkil Kuruma başvuruda bulunduğu ancak müvekkil Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde meydana gelen olayın iş kazası olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışırken yaşadığı herhangi bir iş kazası bulunmadığını, davacı ...'in yurt dışından geldiğinde havalimanından alındığı sırada olayın nasıl gerçekleştiği sorulduğunu, mesai saatleri ve çalışma sırası dışında yerin buzlu olmasından kaynaklı bir anlık dalgınlığı sonuncu ayağının kayıp düştüğünü ve olay sonrasında Viyana Gtiney Steiermark Devlet Hastanesine gittiğini beyan ettiğini, müvekkil Şirket tarafından durumunun incelenmesi, gerekli işlemlerin yapılması ve olayın ne olduğunun anlaşılması için hastane kayıtlarının istendiğini, hastane kayıtlarına bakıldığında olayın davacının müvekkili Şirkete beyan ettiği gibi gerçekleştiğinin görüldüğünü, davacının yukarıda izah edilen beyanları sonrasında davalı müvekkil Şirket tarafından, davacı ...'in kullandığı aracın takograf kayıtları incelendiğini ve o tarihte aracın kullanılmadığı davacı ...'in boş günü olduğunun görüldüğünü, davacının 09.01.2020 tarihli olaydan sonra tedavi amaçlı gittiği hastanelerde iş kazası geçirdiğine dair herhangi bir beyanı ve daha sonrasında müvekkili Şirkete ya da Sosyal Güvenlik Kurumuna iş kazası geçirdiğine dair hiç bir başvurusu olmadığını, takograf kayıtlarından da görüleceği üzere davacı ...'in 09.01.2020 tarihinde herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu sebeplerle davacının forklift ile yük yüklerken iş kazası geçirdiğine dair soyut beyanlarını somutlaştırma amacıyla iddia edilmiş asılsız beyanlar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın kabulü ile
Davacının, 09.01.2020 tarihinde davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı sırada gerçekleşen kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A.İddia olunan kazanın mesai saatleri dışında ve iş yeri dışında meydana geldiğini, davacıya ait takograf kayıtları incelendiğinde o gün çalışma olmadığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan yeminli tercüman tarafından yapılan çevirilerin dikkate alınmasını kararın bozulmasını talep etmektedir.
2.Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde;
A.Davacı tarafın Kuruma başvuru sırasında hiçbir yazılı evrakı sunmadığını, hastane ve emniyet yazılarını bildirmediğini, bu sebeple Kurumun iş kazası tespit etmemesinde kusuru bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 09.01.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.