Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5074 K.2025/12098

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5074 📋 K. 2025/12098 📅 18.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5074 E.  ,  2025/12098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/361 E., 2022/47 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İsviçre’den transferi yapılan ve ödenmeyen prim alacağından şimdilik 5000 İsviçre Frangı'nın temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2016 tarih, 2016/615 E., 2016/492 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2017 tarih, 2017/349 E., 2017/1303 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İlk Derece Mahkemesi, davalı Kurumun ispat yükü altında olduğu ve parayı ödediğini ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemece, davacı okuma yazmasının olmadığını beyan ederek gelen belgeleri okumadığını bildirdiğinden, davacı murislerine bu husus sorularak, davacının gerçekten okuma yazma bilip bilmediği, bu tür resmi belge, mektup vs. gönderiler için murislerinin ne yaptığı, varsa ellerinde bu konu ile ilgili yazı ve belgelerin celbi ile Kurumun ödendiğini iddia ettiği tarih ile davacının prim transferi için verdiği dilekçesinin akibetini Kuruma sorması arasında yaklaşık 17 yıl gibi bir sürenin geçtiği de gözetilip, niçin bu kadar beklendiğinin sebepleri üzerinde durulmalı, davalı Kurum kayıtlarında ve banka ekstrelerinde paranın çekilip çekilmediğine dair kayıt ve belgelerin titizlikle araştırılmasının istenmesi, Ziraat Bankasına müzekkere yazılarak geçmiş tarihli belgelerin imha mı edildiği, yoksa cevap verme süresinin mi dolduğu hususları araştırılarak imha edilmeyen belge var ise istenmesi, veya banka kayıtları üzerinde gerekiyorsa inceleme ve araştırma yaptırılması, ayrıca banka kayıtlarında ulaşılabilen en son Kurum hesap ekstreleri getirtilerek böyle bir paranın yıllar itibariyle hesap ekstresinde devredip devretmediğinin yeniden titizlikle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İsviçre’den transferi yapılan ve ödenmeyen prim alacağından şimdilik 5000 İsviçre Frangı'nın temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme konusu davada, Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine gelmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı Kurum kayıtlarında ve banka ekstrelerinde paranın çekilip çekilmediğine dair kayıt ve belgelerin titizlikle araştırılmasının istenmesi, Ziraat Bankasına müzekkere yazılarak geçmiş tarihli belgelerin imha mı edildiği, yoksa cevap verme süresinin mi dolduğu, hususları araştırılarak imha edilmeyen belge var ise istenmesi, veya banka kayıtları üzerinde gerekiyorsa inceleme ve araştırma yaptırılması, ayrıca banka kayıtlarında ulaşılabilen en son Kurum hesap ekstreleri getirtilerek böyle bir paranın yıllar itibariyle hesap ekstresinde devredip devretmediğinin yeniden titizlikle araştırılarak ve gerekirse kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan vekili ... ile üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,18.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, davalı Kuruma usulsüz yapılan tebligat sonrası, kararın kesinleştirilip, infaza konması üzerine, kararı öğrenen ve ayrıca icra takibine şikayet edilen Kurumun şikayetinin reddinden sonra kararı temyiz eden davalı Kurumun temyiz isteminin süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Çoğunluk tarafından, İlk Derece Mahkemesince 26.04.2022 tarihinde yapılan e-tebligatın Kurum hesabına değil, vekilin UETS hesabına yapıldığı ve bu tebliğin usulsüz olduğu, bu nedenle davalı Kurumun 17.02.2025 tarihinde yapılan tebliğe göre tebliğin süresinde olduğu gerekçesi ile davalı Kurumun temyizi yerinde bulunmuş ve esasa girilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta dosya incelendiğinde prim transferi nedeni ile Kuruma intikal eden prim alacağının tahsili için açılan davada 22.03.2022 tarihli kabul kararının davalı Kurum vekilinin UETS adresine 21.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece 26.04.2022 tarihli tebliğ üzerine süresinde temyiz edilmemesi nedeni ile kararın 11.05.2022 tarihi itibari ile kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin verildiği, davacı vekilince kararın yerine getirilmesi için 27.04.2022 tarihinde başvurmuş, Kurumca yargılama giderleri ödenmiş, asıl alacak için ise bir kısım evraklar sunulduğunda ödeme yapılacağı 24.05.2022 tarihinde bildirilmiştir. Davacı vekili asıl alacağın ödenmemesi üzerine Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/21714 Esasında icra takibine geçmiş, icra takibi de tebliğ edilmiş, Kurumca 29.07.2024 tarihinde icra dosyasına ödeme yapılmıştır. Davalı Kurum icra takibine, Kuruma başvuru şartı yerine getirilmediği gerekçesi ile itiraz etmiş, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/250 E. 20247332 K. sayılı ilamı ile şikayeti reddetmiştir.
4. 7201 sayılı Kanun'un “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32. maddesinde yer alan “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmü uyarınca tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Usulsüz tebligatın muhatabın öğrenmesiyle geçerli hâle gelebilmesi için tebligatın yasal muhatap adına çıkarılması, ancak tebliğ işleminin kanun ve yönetmelikte öngörülen şekilde yapılmaması gerekmektedir. Tebliğ usulsüz ise muhatabın her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alması ya da bunların içeriğini öğrenmesi ile tebliği öğrenmiş sayılır ve usulsüz tebliğ geçerli hâle gelir (Muşul, s.562, 573).
5. Usulsüz tebligat “geçersiz” tebligat anlamına gelmez. Usulüne aykırı yapılmış tebligat mutlaka geçersiz değildir. 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile Yönetmeliğin 53. maddesi muhatabın öğrenmiş olması hâlinde tebligatı geçerli saymaktadır. Ancak temelde tebligat usulsüz olduğundan yani mevzuatta öngörülen yöntem izlenmeden yapıldığından bu noktada muhatabın öğrendiğini bildirdiği tarih, tebliğ tarihi sayılmaktadır. Ayrıca usulsüz tebligatı alan ve öğrendiğini bildiren tarafın kendisine yeniden ve usulüne uygun bir tebligat çıkarılmasını (yapılmasını) istemek veya bunu beklemek gibi bir hakkı bulunmamaktadır (Ramazan Arslan ve diğerleri, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2020, s.104, Y.HGK. 30.04.2025 tarih ve 2024/12-728 E, 2025/261 K).
6. Somut uyuşmazlıkta, e-tebliğin Tebligat Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Kurumun UETS hesabına tebliğe çıkarılmaması nedeni ile 26.04.2022 tarihli tebliğin usulsüz olduğu açıktır. Ancak kesinleşme şerhinden sonra kararın yerine getirilmesi için davacı taraf 27.04.2022 tarihinde başvurmuş, Kurum yargılama giderlerini ödemiş, asıl alacağı ödemek için ise bazı evrakların gönderilmesini davacıdan 24.05.2022 tarihinde talep etmiştir. Karar gereği Kurumun ödeme yapmaması üzerine, davacı ilamlı icra yolu ile 2024 yılında icra takibinde bulunmuş ve Kurum icra dosyasına 29.07.2024 tarihinde ödeme yapmıştır. Üstelik icra takibini şikayetinde usulsüz tebliğ iddiasına dayanmamış, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğinden söz etmiştir. Bu şikayeti de reddedilmiştir.
7. Yukarda belirtildiği gibi usulsüz tebligat geçersiz tebligat değildir. Davalı Kurum gerek davacının kararı göndererek kararın yerine getirilmesini istediği 27.04.2022 tarihinde, gerek Kurumun belgeleri ödeme için istediği 24.05.2022 tarihinde ve gerekse en son 2024 yılındaki icra takibi sonrası 29.07.2022 tarihinde ilama dayalı alacağı ödemekle, kararı öğrenmiş, muttali olmuştur. Bu öğrenme, ıttıla tarihine göre 17.02.2025 tarihinde yapılan temyiz süresinde değildir. Temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekirken, esasına girilerek bozma kararı verilmesi görüşüne katılınmamıştır.