Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7468 K.2025/12052
10. Hukuk Dairesi 2025/7468 E. , 2025/12052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1487 E., 2025/451 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/406 E., 2023/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 30.10.2019 tarihinde davalı Kuruma başvurarak emeklilik haklarını kazanıp kazanmadığı hakkında bilgi almak istediğini, ilgili birim çalışanı tarafından kendisine hizmet döküm cetveli verildiğini ve üzerine de 21.06.2021 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanabileceği şerhi düşüldüğünü, davacının bildirilen tarihte yaptığı başvurusu üzerine 2019-2021 yılları arasında aylık alabileceğinin bildirildiğini, Kurum görevlisinin hatalı işlemi ve yanlış yönlendirmesi sonucu 2019 yılında emekli olamayan davacının elde edeceği haklardan mahrum kaldığını beyanla davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarih ile 21.06.2021 tarihi arasında mahrum kaldığı aylıklar ile uğradığı zarar ve diğer hak ve alacaklarının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin her bir dönem için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının 30.10.2019 tarihinde yaşlılık aylığı için Kuruma yazılı başvuru yaptığına dair hizmet talep dilekçesi ya da emeklilik tahsis başvurusuna ilişkin yazılı başvurusu bulunmadığı bu kapsamda kanunu bilmemenin mazeret sayılamayacağı nedeniyle davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 10.06.2021 tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı olarak tahsis talebinde bulunmadığının anlaşılması ve davacının da bu durumun aksini yani anılan tarihten önce tahsis talebinde bulunduğunu iddia ve ispat etmemesi karşısında; davacıya yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun olarak tahsis talebinde bulunduğu 10.06.2021 tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2021 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki davalı Kurum işlemi yerinde olduğundan ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının emeklilik işlemleri nedeniyle Kuruma müracaat ettiğini, Kurum personeli tarafından kendisine emeklilik şartlarını taşımadığı bilgisi verildiğini, Kurumun işleyişi ve yasal mevzuatın Mahkemece hatalı değerlendirildiğini, Kurum personelinin duruşmaya davet edilmemesi ve inceleme yapılmamasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Kurum personelinin hatalı yönlendirilmesi sonucu geç emekli edilmesinden kaynaklı ödenmeyen emeklilik aylıklarının faiziyle tahsilinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.