Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5696 K.2025/12141

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5696 📋 K. 2025/12141 📅 18.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5696 E.  ,  2025/12141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1715 E., 2025/275 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayramiç Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/63 E., 2023/197 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ...'e ait iş yerinde (... Yapı - iş yeri sicil numarası: ... işçisi olarak çalışmakta iken, 21.07.2018 günü ... köyüne montaj için gittiğinde, taşlama makinesi (spirel) ile çalışırken meydana gelen iş kazası neticesinde bir gözünün görme yeteneğini tamamen kaybetmiş olup Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin verdiği rapora göre, %55 oranında iş gücü kaybına uğradığı, ayrıca kesik sebebiyle yüzünde sabit iz oluştuğu, müvekkil henüz 24 yaşında olup çalıştığı iş yerinde asgari ücretle çalıştığı, iş yeri tarafından günde bir öğün yemek verildiği, iş kazası olduktan iki ay sonra müvekkilin tedavi gördüğü aşamada, Bayramiç Jandarma Komutanlığında müşteki olarak müvekkilinin ifadesi alındığı, alınan ifadesinde müvekkil kimsenin kusuru ve hatası olmadığını beyan ederek kimseden şikayetçi olmadığı, müvekkilin iş kazası geçirdiği tarihten ifadenin verildiği tarihe kadar davalı işveren, müvekkile iyi davranarak, kendisinin her türlü zararını giderileceğini, maddi ve manevi olarak yardımcı olacağını, Belediyede işe yerleştireceğini, bu nedenle kendisi hakkında şikayetçi olmaması yönünde telkinlerde bulunduğu, bu nedenle iradesi sakatlanan müvekkilin, davalı işverenden şikayetçi olmadığı, fakat bu güne kadar davalı iş veren hiç bir vaadini yerine getirmediği, davalı iş veren tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğa sahip olduğu, davalının munzam asli kusuru bulunmakta olup, müvekkile iş ve iş güvenliği ile ilgili yasaların öngördüğü eğitimi vermediği, ayrıca iş güvenliği için gerekli koruyucu elbise ve ekipman da verilmediği, yine meydana gelen iş kazasında yaralanmaya sebebiyet veren taşlama makinaeı (spiral) standartlara uygun olmayıp, koruyucusu da bulunmadığı, bu da müvekkilde meydana gelen yaralanmada uzuv kaybına neden olduğu, müvekkil 24 yaşında olduğu, askerlik hizmetini henüz tamamlamış olup bekar olduğu, gerek bir gözünü kaybetmesi gerekse gözünde ve yüzünde kalıcı iz olması müvekkili manevi olarak çok yıprattığı, gelecek yaşamında da gerek evlenmesi ve gerekse sosyal hayatın içinde uzuv kaybı ve yüzündeki izin hayatını olumsuz etkileyeceği, uzuv kaybı ve yüzde kalan izin müvekkilin ekonomik geleceğini de olumsuz etkileyeceğinin kesin olduğu, öncelikle dava sonucunda verilecek kararın semeresiz kalmaması için davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, TBK. M. 76 hükmüne göre 50.000 TL tutarında "geçici ödemeye", 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine, 10.000 TL maddi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı sırada 21.07.2018 günü meydana gelen kazada müvekkilin herhangi bir kusuru veya ihmali olmadığı, davacı, eline aldığı spiral makinesi ile çalışırken makine sekerek davacıyı yaraladığı, müvekkil kendisinin ve çalışanların iş güvenliğine ve sağlığına son derece önem veren bir işletmeci olup tüm eğitimleri tamamladığı, yine çalışanlarına çalıştıkları sırada gerekli olan tüm ekipmanları temin ettiği, bu ekipmanların herhangi bir zayi durumunda hemen yenisi ile değiştirildiği, davacının, iş ayakkabısı, iş gözlüğü, baret ve sair ekipmanların kendisine teslim edildiğine dair imzalı kişisel koruyucu donanım zimmet tutanağı ve taahhütnamesi mevcut olduğu, davacı, müvekkilin hemen hemen her gün yaptığı ikazları görmezden gelerek ve iş güvenliği hükümlerini hiçe sayarak ekipmanları kullanmadığı, burada davacının ağır ihmali olduğu, olayın devamında davacı eline aldığı spiralin koruyucusunu söktüğü, spirali eline alan davacı, kapıda çiviyi görmesine rağmen ve tek eliyle spirali kullanmaya başladığı ve seken spiral makinesi neticesinde yalandığı, somut olayda davacının ağır ihmali ve kusuru olduğu, davacının %55'lik maluliyetini kabul etmediklerini, somut olayda asli kusurlu olan ve ve ihmaliyle kazaya sebebiyet veren davacı olduğu, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak talep ettiği 100.000,00 TL manevi tazminat ve 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin reddine, geçici ödeme talebi ve ihtiyati tedbir taleplerinin kanuni şartların oluşmaması sebebiyle reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında davacının kusurunun bulunmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davalının kusurunun olmadığını, tazminat kalemlerine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 70.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.