Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5134 K.2025/12121
10. Hukuk Dairesi 2025/5134 E. , 2025/12121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1910 E., 2024/2176 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/427 E., 2022/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz
şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000 yılında dava dışı ... ile evlendiğini, bu evliliklerinden 2003, 2005, 2010, 2015 doğumlu 4 çocuklarının olduğunu ve 2016 yılından itibaren de aralarında şiddetli geçimsizliğin başladığını, 2017 yılında Adana 3. Aile Mahkemesinin 2017/292 Karar sayılı dosyası ile resmen boşandıklarını, müşterek çocuklarının velayetinin ise davacı anneye verildiğini, her bir çocuk için aylık 150,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, boşanmadan sonra davacı babasından kalan yetim aylığını almaya başladığını, 2020 yılında ise aylığının kesildiğini ve boşanmanın muvazaalı olduğunun SGK tarafından davacıya bildirildiğini, eski eşin müşterek çocukları ziyaret amacıyla eve gelip gittiğini, müvekkilinin 4 çocuğuyla birlikte yaşadığını, eski eşinin ise nerede yaşadığını bile bilmediğini, müvekkilinin kullandığı telefon hattının ise eski eşin adına kayıtlı olmasının nedeninin müşterek çocukları ile bu hat üzerinden iletişime geçmesinden kaynaklandığını belirterek, bu nedenlerle davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin SGK işleminin iptaline, boşanmanın muvazaalı olmadığının tespitine, davacının kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte geri ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurumda, davacı ile ilgili belgelerin arşivde yer alması sebebiyle tamamına ulaşılmadığını, bu nedenle ayrıntılı cevap dilekçesini sunamadıklarını, müvekkili Kurumun işlemlerinin hukuka uygun olduğunu savunarak, yasal koşulların olayda gerçekleşmemiş olması sebepleriyle ve hukuksal dayanağı bulunmayan, usul ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a. Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, müfettiş raporunda davacının boşandığı eski eşinin adresini bilememesi aleyhine değerlendirilmiş ise de buna ilişkin bir bilgisi bulunmadığını, sağlık problemleri nedeni ile baygınlık geçirdiği sürede çocukların bakımı ile eski eşi ilgilendiği için eczaneden ilaçların onun tarafından alınmış olabileceğini, MEDULA kayıtlarında davacı için eski eşin kullandığı telefon numarası bildirilmiş ise de kendisinin hangi tarihte böyle bir beyanda bulunduğunun araştırılmadığını ve bunun kendisine bildirdiğini hatırlamadığını, dinlenen on üç tanıktan yalnızca ...’in aleyhe beyan verdiğini bu kişi ile su faturası nedeni ile husumetli olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar