Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6280 K.2025/11946
10. Hukuk Dairesi 2025/6280 E. , 2025/11946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2002 E., 2024/3334 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/87 E., 2023/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle psikotik bozukluk ve F20 teşhisi alarak %80 engelli raporu aldığını, ancak davalı Kurum tarafından müvekkilinin hak kazandığı aylık kesilmiş ve ödenen aylıklar için müvekkiline borç çıkarıldığını, müvekkilinin sağlık sorunlarının, askerlik görevini yaparken ortaya çıktığını, askerlik süresinde hastanede yatmış olan müvekkilinin, psikotik bozukluk nedeniyle tedavi gördüğünü, 2001 yılında müvekkiline "Psikotik Bozukluk" teşhisi konulduğunu ve hastalığın kronik olduğunun belirlendiğini, askerlik süresi boyunca müvekkilinin, bir kez İstanbul Haydarpaşa GATA Askeri Hastanesinde, iki kez Kıbrıs Girne Askeri Hastanesinde ve bir kez de İzmir Hatay Askeri Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, müvekkili tedavi sürecini sürdürmüş ve sağlık kurulları tarafından ilaç kullanması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilin %80 engelli sağlık kurulu raporu almasıyla emeklilik başvurusu yaptığını ve aylık almaya başladığını, ancak davalı Kurumun, sahte bilgi ve belgelerle yardımdan yararlanma gerekçesiyle müvekkiline "yersiz ödeme" konulu bir yazı gönderdiği ve ödenen parayı geri talep ettiğini, davalı Kurumun müvekkilinin aylığını kestiğini ve borç bildirimleri gönderdiğini, müvekkiline dayanak gösterilen Teftiş Kurulu Başkanlığının raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek Kurum işleminin iptalini, davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum tarafından gönderilen borç bildirimlerinin iptalini, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasını ve aylıkların ödenmediği döneme ilişkin faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu, hukuka aykırı bir yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun davacı adına düzenlemiş olduğu 06.07.2021 havale tarihli 274452 08... 133 numaralı borç bildirim belgelerinin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına ve aylıkların ödenmediği döneme ilişkin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhlerine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Kurum işleminde bir hata bulunmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının kesilen aylığının bağlanması, ödenmeyen aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının “Bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. " hükmü gereği 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87. maddeleridir.
506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on sekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından” yararlanacaklarını öngörmekte olup, bu koşulların başında ise, öncelikle ve özellikle, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanun'la değişik 31/2 maddesine göre sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır.
Eldeki dava dosyası kapsamında; davacının 11.09.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 27.09.2015 tarihinde ise Kuruma müracaatla vergi indiriminden yararlanmak istediğini beyan ettiği, buna göre Kurum tarafından davacıya 01.10.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. madde hükmü gereği yaşlılık aylığı bağlandığının bildirildiği, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca İzmir ve Manisa illerindeki hastanelerce düzenlenen Sağlık Kurulu Raporları hakkında başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen 10.09.2020 tarihli Teftiş Raporunda davacı adına düzenlenmiş olan 29.04.2015 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun ve dayanak Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunun sahte olduğunun değerlendirildiği, bu tespitin üzerine Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.11.2020 tarihli yazısı ile Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği halde sahte bilgi ve belgelerle yardımlardan yararlandığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesilerek davacıya yersiz ödeme borcu çıkarıldığının bildirildiği, 06.07.2021 tarihli Borç Bildirim Belgesine göre 83.727,20 TL yersiz ödemenin borç çıkartıldığı, Mahkemece tüm hastane kayıtları ile Sağlık Kurulu raporları celp edilerek davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki ile Ruh Sağlığı ve Hastalıklıları Anabilim Dalı Başkanlığından Kurul Raporu alınmış, anılan bu rapor ile dosyada mevcut diğer sağlık kurulu raporları değerlendirilerek “davanın kabulüne” karar verildiği anlaşılmış ise de söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Belirtilen açıklamalar dikkate alındığında, Mahkemece öncelikle davacıya aylık bağlama tahsis dosyası (özellikle sağlık kurulu raporları, varsa Merkez Sağlık Kurulu raporu, ilgili vergi dairesince davacının hastaneye sevk kayıtları ile aylık bağlama kararlarını içerecek şekilde) celp edilerek sakatlığı nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi kapsamında aylık bağlandığının anlaşılması halinde davacının talebi de gözetilerek "sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak" hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanun'la değişik 31/2 maddesine göre sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır.
Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, dosyada mevcut tüm sağlık kurulu raporları ile Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığınca davacının şizofreni hastası olduğu ve %80 özürlülük oranının bulunduğu yönündeki 08.12.2022 tarihli raporu değerlendirilerek Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulundan" derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.