Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15610 K.2025/11977
10. Hukuk Dairesi 2024/15610 E. , 2025/11977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1729 E., 2024/1864 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/240 E., 2024/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin, davalı Kuruma ait ... Müessesesi maden ocağında işçi olarak çalışmakta iken 15.10.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde tüm kusurun iş yerindeki işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamaya yönelik tüm tedbirleri almayan ve gerekli denetimleri yapmayan, çalışmaları izlemeyen ve denetlemeyen davalı kuruma ait olduğunu, müvekkilinin iş kazasından kaynaklı maluliyet oranının SGK İl Müdürlüğünce belirleneceğini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL maddi, 7.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili 22.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 516.935,01 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davada zamanaşımı olduğunu ve davanın mükerrer olarak açıldığını, olay nedeni ile davacının herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, maluliyet tespitinin ilgili mevzuata uygun olmadığını, olayda tespit olunan maluliyet arasında uygun neden-sonuç bağının bulunmadığını, davacının gerekli özeni göstermediğini, zamanında kontrol ve tedavi işlemlerini yaptırmadığını, bu nedenle maluliyetin ortaya çıktığını, dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının kaza geçiren davacıda olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiği ve % 7 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı, bu maluliyet oranının da kesinleştiği sağlık kurulu raporlarından ve SS YSK raporundan anlaşılmaktadır. Mahkememizce aldırılan kusur bilirkişi raporunda; meydana gelen kazada % 70 oranında davalı işverenlik, % 30 oranında ise davacı kazazede kusuru tespit edilmiştir. TBK 55. Maddesinde “destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılamaz veya azaltılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizce, Sakarya BAM 9. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında belirtilen ilkeler kapsamında aldırılan ve denetime elverişli olup, dosya kapsamına da uygun bulunan 20.05.2024 tarihli ek hesap raporu ile TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve önceki (19/04/2021 tarihli) hesap raporu tarihindeki veriler dikkate alınarak ('A' seçeneğine göre) davacının 40.921,70-TL maddi zararı tespit edilmiş olup, bu tespitte TBK 55. maddesi uyarınca davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye tesir oranlı değeri ile ödenen geçici işgöremezlik geliri davalı işverenin doğrudan kusuru oranında düşülerek tazminat hesabından indirilmiştir. İtibar olunan ek hesap raporu doğrultusunda, maddi tazminat isteminin BAM kaldırma kararı kapsamında kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı taraf, son güncel asgari ücret üzerinden ek raporda, 'B' seçeneğindeki 516.935,01 TL olarak hesaplanan maddi tazminat miktarına göre değer artırım yaparak bu miktar üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de yapılan yargılama, toplanan deliller, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları, emsal kararlar ve Sakarya BAM 9. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde, Mahkememizce, TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve önceki hesap raporu tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplama nazarı dikkate alınması gerekmiş ve davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle 40.921,70-TL maddi tazminata hükmedilerek davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; TBK’nın 56. maddesinde; hakimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Maden işçiliği, yapılan işin yapısı ve niteliği gereği bünyesinde tehlikeleri barındırmakta olmakla iş kazası nedeniyle davacının çalışma gücünü % 7 oranında kaybetmesi nedeniyle; 26/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki esaslar da dikkate alınarak ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davalının kusur durumu, kaybedilen çalışma gücü kaybı, davacının yaşı, kazanın ağırlığı, davacının kazadaki kusur oranı, kaza tarihi, kazanın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında yaşadığı elem ve üzüntünün telafisi amacıyla davacı lehine 7.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmiş, sonuçta; davanın kısmen kabulüne dair..." gerekçesiyle;
"-Davanın kısmen kabulü ile
-Davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle 40.921,70-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,
-Davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle kazanın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ve ekonomik koşullar dikkate alındığında 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları, emsal kararlar ve Sakarya BAM 9. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde, TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve önceki hesap raporu tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplama nazarı dikkate alınması ile davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle 40.921,70-TL maddi tazminata hükmedilerek davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklik uyarınca şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerekir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 15.12.2021 tarih, 2021/12403 esas ve 2021/16585 karar sayılı ilamında da aynı husus vurgulanmıştır. Bu nedenle davacının 22.05.2024 tarihli talep arttım dilekçesi de dikkate alınmalıdır.
Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince 20.05.2024 tarihli ek raporun TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplamanın yapıldığı ve önceki hesap raporu tarihindeki veriler dikkate alınarak hazırlanan (A) seçeneğine göre davacının maddi zararı, 40.921,70-TL olarak kabul edilmiş ise de davacı tarafından ilk hesap raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuş olması yine davacı tarafından maddi tazminat hesaplamasına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması dikkate alındığında davalı bakımından kazanılmış hak söz konusu olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulü ile asgari ücrette meydana gelen artışa göre hazırlanan ek rapor, 'B' seçeneğindeki 516.935,01 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi yönünde yeniden hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak
Davanın kısmen kabulüne,
1.Davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle 516.935,01-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,
2-Davacının iş kazası sonucu oluşan % 7 oranındaki maluliyeti nedeniyle kazanın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ve ekonomik koşullar dikkate alındığında 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, yeniden rapor almayı gerektirecek şekilde karar bozulduğu için asgari ücret artışlarınında dikkate alınması gerektiğini, davalı lehine doğmuş usuli kazanılmış hakta bulunmadığını, işverenin % 100 oranında kusurlu kabul edilmesi gerekirken, işçiye % 30 oranında kusur verilmesi hatalı olduğunu, bilirkişi, zarar ve tahsis miktarlarına kusur oranlarını hatalı uygulandığını, bilirkişi raporunda maddi hesaplama hataları bulunduğunu,yerel mahkeme kararının temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, dosyada aktarılan kusur raporu farazi verilere dayandığını, tekli bilirkişiden rapor aldırıldığını, yeniden kusur raporu alınması hususunda itirazlarının değerlendirilmediğini, maddi tazminattan BK 52 gereğince hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının da iş kazasının oluşumunda kusuru bulunduğunu,sigortalı veya hak sahipleri aynı zarar için hem işverenden hemde kurumdan gelir almak yoluyla mükerrer yararlanma durumuna gelineceği,pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalının 50-60 yaş arası dönemde yılın tamamının çalışarak geçireceği varsayımına göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A)Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.