Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16138 K.2025/11974
10. Hukuk Dairesi 2024/16138 E. , 2025/11974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2502 E., 2024/1462 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/360 E., 2023/657 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalılardan .... Proje A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ı davalılara ait iş yerinde 21.11.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, davalıların müvekkillerinin zararlarını bugüne kadar tazmin etmediğini, müvekkillerinin herhangi bir sabit geliri bulunmadığını, çocuklarının vefat etmesi nedeniyle maddi anlamda zor duruma düştüklerini, yakınlarının yardımıyla geçindiklerini, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/97 Esas sayılı dosyasında yargılanan sanıkların tamamı atılı suçtan dolayı mahkum edildiğini, ancak dosyanın temyiz aşamasında olduğunu belirterek; SGK'dan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri mahsubu ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik anne için 10.000,00 TL, baba için 10.000,00 TL maddi tazminat ve baba için 100.000,00 TL, anne için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. belirterek, müvekkilleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, olmak üzere toplam 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesini, müvekkili ... için 40.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 10.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebi anne için 67.046,16 TL, baba için 56.294,97 TL olarak artırılmıştır.
Davacı vekili 06.06.2022 tarihli birleşen dava dilekçesinde, 2022/420 Esas sayılı dosyasının İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi 2021/360 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini ve anne için 435.001,09 TL, baba için 309.157,68 TL maddi tazminatın (baba için davadan önce davalılar tarafından babaya banka havalesi ile yapılan 50.000 TL ödemenin mahsubu sonucu kalan tutar olmak üzere)kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.12.2012 tarihinde meydana ...'ın vefat etmesiyle sonuçlanan kaza sonrası davacı ... 'ın hesabına müvekkil şirket tarafından manevi zararlarının karşılanması için 26.11.2012 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davacıların zararlarının tanzimi için dava açmasının iyi niyetli olmadığını, meydana gelen kazada ...'ın da kusurlu olduğunu, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinde müteveffanın %30 oranında müvekkillerinin ise %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, iş bu dosyada tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacıların açmış olduğu davada 21.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin fahiş tazminat talebi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin Esenyurt/İstanbul adresinde ikamet etmekte olduğunu, mütevaffa . ..'ın müvekkil firmanın çalışanı olmadığını, müvekkil firma ile diğer davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi olmadığından husumet itirazında bulunduklarını, tarafların kusur oranının tespiti için bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini, meydana gelen iş kazasında müvekkil firmaya atfedilecek herhangi bir kusur mevcut olmadığını, ... 'ın da olayda kusurlu olduğunu, davacıların kazanın meydana gelmesinden 4 yıl sonra açılan iş bu dava ile kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz istemi ile fahiş tazminat taleplerinde bulunarak iyi niyetli olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza anında ve sonrasında davacılara iyi niyetli olarak davrandığını, davacıların kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz istemi ile fahiş tazminat taleplerinde bulunarak iyi niyetli olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan, 14.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu kazada, davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.' nin; layıkıyla risk değerlendirme analizi yapmayarak, söz konusu kazayı önleyecek teknik ve organizasyona yönelik önlemleri almayarak beton dökme işlemi esnasında meydana gelebilecek risk ve tehlikeleri ön görememesi, özel eğitim ve tecrübe gerektiren beton dökme işinin ehil kişilere yaptırılmaması, beton pompalama sisteminin periyodik muayenesini sağlayamayarak, işin nasıl yapılacağına dair iş talimatlarını hazırlamadığı, bu talimatların uygulamasını çalışanların öğrenmesini sağlamadığı, iş güvenliği eğitimi vermeyerek çalışanları iş kazalarına karşı bilinçlendirmediği denetim ve gözetim görevini yerine getirmeyerek yaratılan güvensiz ortamda çalışılmasına göz yumarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin; yönetim ve organizasyondan sorumlu, alt işverenleri denetlemek ve değişiklik yapma kabiliyetine sahip asıl işveren olarak iş kazasının meydana gelmesinde % 30 oranında kusurlu bulunduğu, İstanbul Anadolu 29. ACM 2013/97E - 2015/334 K sayılı dosyası nazara alınarak davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin; %66 oranında kusurlu bulunacağı, davalı ...' ın; oluşabilecek maddi delil dolayısıyla %2 oranında kusurlu bulunacağı, davalı ...'ın; oluşabilecek maddi delil dolayısıyla %2 oranında kusurlu bulunacağı, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin; %28 oranında kusurlu bulunacağı, davalı ... 'nin; oluşabilecek maddi delil dolayısıyla %2 oranında kusurlu bulunacağı, ... 'ın; Söz konusu kazayı önleyecek yetki ve uzmanlık alanının bulunmadığı dolayısıyla iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
İnşaat İş Emsal ücret yazısı, Yüksek Fen Kurulu yazısı ve TÜİK yazısı dikkate alınarak, 3 emsal ücretin ortalaması ile (3142,90+990+1337,39/3=1823,43 TL brüt) davacının ücreti 1.823,43 TL kabul edilmiş ve kaza dönemindeki brüt asgari ücrete oranlandığında 1823,43/940,50=1,94 ücret oranı tespit edilmiştir.
Muris işçi 01.01.1990 doğumlu olup kaza tarihinde 23 yaşında olduğu, ücret bordrolarına ve dosya kapsamına göre aylık kazancının asgari ücret tutarında olduğu, celbedilen kayıtlara göre SGK tarafından davacı anne ...'a 16.806,82 TL, baba ...'a 15.432,61 TL tutarında peşin sermaye değerli gelir bağlandığı anlaşılmıştır.
Davacı ...'a 26.11.2012 tarihinde 50.000,00 TL tutarında Kuveyt Türk bankasına "nesip oğlu naif bircan'ın iş kazasından dolayı babasına ödenen tazminat" açıklamalı ödeme yapıldığı görülmüştür.
Bu kapsamda; tüm bu tespitler doğrultusunda davacıların maddi zararlarının belirlenmesine ilişkin olarak tanzim olunan 14.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, kusur oranı ve destek payı dikkate alınmak ve SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye tutarı mahsup edilmek suretiyle davacı ... için 56.294,97 TL, davacı ... için 67.046,16 TL olduğu tespit edilmiş, davacı ...'a yapılan 50.000,00 TL tutarındaki ödeme ... yönünden mahsup edilerek maddi zararının hesaplamasına ilişkin söz konusu raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm vermeye elverişli görülmüş; davacıların uğradığı manevi zarar yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, gerek kazanın meydana geliş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal-ekonomik durumları, hak ve nesafet kuralları, gerekse davacıların yaşadığı elem, ıstırap ve söz konusu olay nedeniyle ömür boyu etkilenecekleri gerçeği dikkate alınarak manevi tazminat tutarı davacı anne ... yönünden 50.000,00 TL, davacı ... yönünden 50.000,00 TL olarak takdir edilmiştir.
Ayrıca davacı vekilinin, istinaf kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde yeniden belirlenen 18.12.2021 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tutarları dikkate alarak oluşan fark tazminat için ek dava açtığı anlaşılmış ve bu ek dava da nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesiyle,
A- ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
1-56.294,97 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
1-67.046,16 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
c-Davacıların manevi tazminat kısmen talebinin kabulü ile
1-50.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-50.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
1.309.157,68 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
1.435.001,09 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan .... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, davalı tanıkları dinlenmiş, kusur bilirkişi raporu ile aktüerya bilirkişi raporları alınarak, davacının emsal ücret araştırmalarının ortalaması alınmak sureti ile asgari ücretin 1,94 katı oranında ücret aldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de davacı tanıklarının Dairemiz kaldırma kararı öncesinde dinlendiği, tanıkların müteveffanın aldığı ücrete ilişkin beyanlarının bulunmadığı, kaldırma kararı sonrasında davalı tanıklarının dinlenildiği, tanıkların ücrete ilişkin bilgilerinin bulunmadığının beyan edildiği, davacılar vekilince 11.11.2021 tarihli celsede tanıklarının ücreti ilişkin bilgilerinin bulunmadığını ve tanıklara da ulaşamadığını beyan edilmesi nedeni ile davacı tanıklarının yeniden dinlenmediği, emsal ücret araştırma sonuçlarının tek başına ücretin belirlenmesinde yeterli olmadığı, müteveffanın asgari ücretin üzerinde bir ücret ile çalıştığının dosya kapsamı ile ıspatlanamadığı, Dairemizce re'sen alınan 22.04.2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret ve emsal ücrete göre ikili hesaplamanın yapıldığı, asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece asgari ücretin 1,94 oranında yapılan tespite göre karar verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle bir kısım davalıların bu yöndeki istinaflarının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde davacının asgari ücret ile çalıştığı kabul edilerek davacıların fazlaya ilişkin hakların saklı kalınması kaydı ile taleple bağlı kalınarak asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar ve bir kısım davalıların istinaf başvurusunun yerinde olduğu, mahkeme kararının usul ve kanuna olduğu ancak delillerin toplanmış olmasına göre karardaki hata ve eksikliklerin yerel mahkemesine gönderilmeksizin dosya üzerinden ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda HMK'nın 353/1-b/2.bendi uyarınca Dairemizce değerlendirilebileceği sonucuna varılmakla aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılar ...., ... San. ve Tic. A.Ş., .... San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
-56.294,97 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile
-67.046,16 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
c-Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile
-100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili davalılardan ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, asıl ve birleşen dava yönünden müvekkilleri leh ve aleyhine vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığı,birleşen dava yönünden istinafın kaldırma kararından sonra alınan hesap raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde, kusur oranlarına, müteveffanın belirlenen ücretinin asgari ücret olduğunu ve hesaplanan tazminat tutarlarının hak ve adalet duygularını rencide edici olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde,husumet itirazında bulunduklarını,kusur oranlarını kabul etmediklerini hesap raporlarına yaptıkları itirazları tekrar ettiklerini, aleyhe hükmedilen tüm tazminat kalemlerine itiraz ettiklerini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, kusura ve manevi tazminat tutarlarına itiraz ettiklerini,hatalı kusura göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu ve davacılara kaza sonrasında taraflarınca 50.000 TL ödeme yapıldığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalılardan ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden,
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalılardan ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekillerinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekili, davalılardan ... A.Ş., ... San. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı harcın ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.