Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6697 K.2025/11897

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6697 📋 K. 2025/11897 📅 16.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6697 E.  ,  2025/11897 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1010 E., 2023/3651 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 47. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/187 E., 2022/729 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali yönünden dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.06.2015 tarihinden davalı şirkete ait ... Caddesindeki işyerinde garson olarak çalışmakta olup 22.10.2017 tarihinde işyerinde hizmet verirken merdivenlerden ayağının kayması sonucunda düşmek suretiyle sağ kalça kemiğinin bacak kemiği ile birleştiği bölümde kırık oluşacak şekilde yaralandığını, yaklaşık 1 yıl 5 ay tedavi sürecinden geçen müvekkil 08.04.2019 tarihinden itibaren de fizik tedavi bölümünde tedavisinin sürdürülmesine karar verilmesi üzerine kırıkların önemi nedeniyle fizik tedavi bölümünde tedavisine devam ettiğini, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunduğunu, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.06.2015 tarihinde davalı işveren bünyesinde çalışmaya başladığını, 22.10.2017 tarihinde tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almış olmasına rağmen ihmalkar davranarak, kendi dikkatsiziği ve kusuru sonucunda merdivenlerden inerken ayağının kayması sonucu düşüp yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;
''...1- Davanın kabulü ile
2- 419.711,70 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..'' karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir davanın davacısının veya davalısının o dava yönünden davacı veya davalı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkemenin dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını incelemeden, davanın sıfat yokluğundan reddine karar vermesi gerektiğini, davacının hiçbir zaman ... Turizm Limited Şirketi bünyesinde çalışmadığını, ... çalıştığını, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, kazanın davacının kusuru sonucu meydana geldiğini, işverenin kusurunun bulunmadığını, işverene yüklenen kusur oranının fazla olduğunu, tespit edilen aylık brüt ücret ve giydirilmiş brüt ücret hesabının hatalı olduğunu, bahşişin ücrete dahil edilemeyeceğini, yemek miktarının fahiş olduğunu, % 24 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybının da fahiş olduğunu, davacının sakatlığının kaza tarihinden itibaren her geçen gün iyileşerek azaldığını, Ankara 36. İş Mahkemesi 2023/539 E. sayılı dosyasında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin dava açtıklarını, pasif dönemin tazminat hesabına dahil edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu beyanla temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; davacının davalı şirkete ait işyerinde sigortalı olarak çalışırken 22.10.2017 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu olayın bir iş kazası olduğunun kurumca tespit edildiği, Kocatepe SGM'nin 22.05.2019 Tarih ve K-165003 sayılı Kurum Sağlık Kurulu Raporu ile davacının meydana gelen iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik oranının %24 olarak tespit edildiği ancak davalı vekili tarafından yargılama sırasında 30.06.2022 tarihli celsede davacının iş göremezlik oranına itirazda bulunduğu iş bu itirazları karşılanmadığından yine davalı vekili tarafından Ankara 36. İş Mahkemesi 2023/422 E. sayılı dosyada sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu bu davanın sonucuna göre iş göremezlik oranı belirlenmeden karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı vekili tarafından Ankara 36. İş Mahkemesi 2023/422 E. sayılı dosyada davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti dava sonucunun bekletici mesele yapılarak, davacı vekilinin iş bu kararı temyiz etmediği de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.