Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6607 K.2025/11849

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6607 📋 K. 2025/11849 📅 15.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6607 E.  ,  2025/11849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1751 E., 2024/3010 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2023/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.1986 tarihinde ... ve ...'in yanında işe başladığını, 10 gün süreyle işverenin sigortalılığını bildirdiğini, ... sicil numarası ile sigortalılığın başlangıcının tescil edildiğini, ancak SGK kaydında 15.03.1996 tarihinden sigortalı göründüğünü, Kuruma başvuru yapıldığını ancak başvuruya cevap verilmediğini iddia ederek eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti ile 01.03.1986 ile 11.03.1986 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık bordroların da Kuruma verilmesi gerektiğini, yalnızca işe giriş bildirgesinin çalışmayı ispatlamayacağını, fiili çalışmanın da ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile ''davalılara ait ... sicil numaralı iş yerinden uyuşmazlık konusu tarihe ilişkin herhangi bir dönem bordrosunun verilmediği, Mahkememizce davacının çalıştığını iddia ettiği tarih aralığında davalılara ait iş yerine komşu iş yeri araştırması yapılmış ancak herhangi bir kamu tanığı tespit edilemediğinden davacının işe giriş bildirgesindeki sigortalının imzası bölümündeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin rapor alındığı alınan raporda belgedeki imzanın davacının eli ürünü olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, bu işe giriş bildirgesi üzerinde yer alan .... sicil numarasının 1986 yılı serilerinden olduğu ve davacının sonraki hizmet bildirimlerinde de kullanıldığı; davacının, davalılara ait iş yerinde 01.03.1986-13.03.1986 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği ancak dinlenilen davacı tanıklarını ne bordro tanığı ne de komşu iş yeri tanığı olduğu bu nedenle tanıklıklarına itibar edilmeyerek davacının sadece işe giriş bildirgesinde işe başladığı tarih olarak bildirilen 01.03.1986 tarihinde davalılara ... sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari prime esas kazançla çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalılara ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.03.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari prime esas kazançla çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4.İnceleme konusu dosyada, işe giriş bildirgesine dayanılarak, davacının davalılara ait 138634.06 sicil numaralı iş yerinde 01.03.1986 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari prime esas kazançla çalıştığının tespitine karar verilmişse de verilen karar eksik araştırmaya ve hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır.
5.506 sayılı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
6.Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde incelenen dava dosyasında, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile talep ettiği tarihte 16 yaşında olması karşısında, Mahkemece davacının, amcası ile babasına ait iş yerinde çırak olarak çalışıp çalışmadığına ilişkin araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır.
7.Ayrıca, dosya kapsamında davacının çalıştığını iddia ettiği iş yeri olan ''...-...'' isimli iş yerinin 02.02.1985 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 01.05.1985 tarihinde ise Kanun kapsamından çıkarıldığına dair Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısı bulunmasına karşın, davacının işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği 01.03.1986 tarihinde iş yerinin Kanun kapsamında olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, bu kapsamda vergi kayıtlarının bahsi geçen iş yeri için getirtilmesi, faal iş yeri olduğu tespit edildiği takdirde dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının çalıştığı iddia edilen tarihte 16 yaşında olan davacının çırak olup olmadığı da araştırılarak tüm deliller değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.