Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6603 K.2025/11847

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6603 📋 K. 2025/11847 📅 15.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6603 E.  ,  2025/11847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1594 E., 2025/382 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/126 E., 2022/207 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı şirket ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 10.10.2008- 19.02.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, Bakırköy 32. İş Mahkemesinin 2016/777 Esas sayılı dosyassı ile fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, 5510 sayılı Kanun m.80 uyarınca mahkeme kararına istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin ödendiği ayın kazancına, iş akdinin mevcut olmadığı tarihte ödeme yapılmış ise son ayın kazancına dahil edilerek prime esas kazancın belirleneceğini, prime esas fark kazanç olduğunun tespiti ve miktarının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bordrolarını inceleyip eksiklikler konusunda kuruma müracaatta bulunmadığını, prime esas kazancın yazılı delille ispatı gerektiğini, Kurum kayıtlarının aksine yazılı delil bulunmadığını, ücret bordorlarındaki imzalar davacıya aitse davanın reddedilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge olduğunu, aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirkette 02.01.2012 tarihinde işe başlayıp 20.02.2012 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, herhangi bir alacağının kalmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının Kuruma müracaat etmediğini, davacının talebinin prime esas kazancın tespiti değil prime esas fark kazancın eklenmesi olduğunu, bu talebinde hukuki yarar olmadığını çünkü prim gününün artmayacağını, ayrıca tavan ücret sınırlaması olduğundan yaşlılık aylığı bağlama oranının etkilenmeyeceğini, prime esas fark kazancın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, kesinleşen işçilik alacağı dosyasındaki kalemlerin prime esas kazanca eklenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhine açılan hizmet tespiti davasının kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davacının davalı 1.245.161.34 sicil numaralı ... Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti.'nde;
-20.09.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 101 gün ve günlük brüt 27,90 TL üzerinden,
-01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük brüt 29,55 TL üzerinden,
-01.07.2012-14.09.2012 tarihleri arasında 74 güİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile ''işçilik alacaklarına dava yolu ile hak kazanma; bu kazançların sigorta primine esas alınması için yeterli olmayıp, hükmolunan miktarların sigortalıya ödenmiş olması aranmaktadır. Davacının işçilik alacaklarının hüküm altına alınması adına açmış olduğu ve kesinleşen, dosyaya mübrez Bakırköy 32 İş Mahkemesinin 2016/777 E. -2018/393 K. sayılı ilamı ile hak kazanılan fazla mesai ücreti, genel tatil ücret alacağı, hafta tatili ücret alacağı, net yıllık izin ücreti alacak kalemleri Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün anılan takip dosyası nezdinde 05.10.2020 tarihinde ödenmiş,reddiyat makbuzu dosyaya ibraz edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80. madde uyarınca; davacı işçi ... lehine hüküm altına alınan ve ödenen bu kalemlerin tutarının tamamının prime esas kazanç tutarına eklenmesi gerektiği, davacı işçi ödeme tarihinden önce işten ayrıldığından ödeme tarihinde hizmet akdinin devam etmediği, bu nedenle yapılan ödemelerin davacının çalıştığı son ayın prime esas kazancına dahil edilmesi gerektiği'' gerekçesi ile; davanın kabulü ile davacı ...'nın davalı ... Unvanlı işyerinde 2012/02. Dönemde geçen son çalışma ayında prime esas kazanç fark matrahının 5.762,40 TL olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 32.İş Mahkemesinin 2016/777 Esas 2018/393 Karar sayılı kesinleşen işçilik alacakları dava dosyasında, davacının çalıştığı alt işverenler ile davalı şirket arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu bu nedenle davacının davalı iş yerinde çalıştığı kabul edilerek davacının bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiği, bu nedenle davacının çalıştığı alt işveren şirketlere husumet yöneltilmesinin gerekli olmadığı, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2018/7558 Esas sayılı dosyasına kesinleşen mahkeme kararında belirtilen ücretlerin ödendiği, 5510 sayılı Kanun'un 80/1-d maddesine göre ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 gün ve 2020/11600 E. 2021/10914 K. sayılı emsal kararında belirtildiği üzere, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesinin işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinden; kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen ve icra dosyasına ödenen davacının çalışmasının geçtiği son ay olan 2012 yılı 2.ayına ait prime esas kazancında gözetilmesi gereken ücret niteliğindeki ödemelerin toplam da net 5.646,93 TL olduğu, 2012 yılı 2. ayda sigorta primine esas aylık kazanç tavan sınırının brüt aylık 5.762,40 TL günlük 192,08 TL olduğu, davacının ödenen bu ücret niteliğindeki alacaklarının prime esas kazanç tavan miktarının üstünde olduğu, bu nedenle davacının prime esas kazanç miktarının 19x192,08 TL = brüt 3.649,52 TL olması gerektiği, Kuruma bildirilen brüt 732,81 TL mahsup edildiğinde davacının 3.649,52 -732,81= brüt 2.916,71 TL sigorta primine esas fark kazancı bulunduğu halde mahkemece 5.762,40 TL'nin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile, davalı Kurum ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile davacı ...'nın davalı ... unvanlı 1027196 sicil sayılı iş yerinde 2012/02. dönemde geçen son çalışma ayında 19 günlük prime esas kazanç farkının brüt 2.916,71 TL olduğunun tespitine,'' karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının davaya konu ettiği taleplerinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve bu hak düşürücü sürenin geçtiğini, bilirkişi tarafından ve Mahkemece hükme esas alınan hesaplanan prime esas fark kazancın, davacının diğer işverenleri nezdinde geçen hizmet süresinden doğmuş olduğunu, işbu dava sonucunda verilecek karar diğer işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiğinden, esasen diğer işverenlere husumet yöneltilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, işçilik alacakları davasında verilen karar "kesin delil"miş gibi dikkate alınarak karar verildiğini, tanık beyanlarıın dikkate alınmadığını beyan ederek kararın bozulmasını davanın reddini talep etmektedir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığını, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Bakırköy 32. İş Mahkemesinin 2016/777 Esas 2018/393 Karar sayılı dosyasında kesinleşen işçilik alacağı dosyasındaki ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancının ve miktarının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.