Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/8508 K.2025/11848
10. Hukuk Dairesi 2025/8508 E. , 2025/11848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/710 E., 2025/1635 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/24 E., 2023/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 04.02.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzunca yıllar tarımsal faaliyet ile uğraştığını, 1996 yılından itibaren ... Şeker Fabrikaları ... Şeker Fabrikasına ürün sattığını ve satılan ürün nedeni ile müvekkilinden %1 oranında prim kesintisi yapıldığını, müvekkilinin ilk tarımsal faaliyetinin 1996 yılında olduğunun şirketin 07/08/2019 tarihli yazısı ile sabit olduğunu, 7256 sayılı yasa kapsamında yapılandırma başvurusu yapıldığını, kurum tarafından yapılan kesintilerin davacıya iade edildiğini bildirildiğini ancak bu hususun doğru olmadığını beyanla prim kesintisinin yapıldığı takip eden ay başı olan 01.06.1997-01.05.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 1996-2003/2 ait dönemlere ilişkin ... Şeker fabrikasınca kesintilerin davacıya iade edildiğini daha sonraki dönemlere ilişkin davacının hesabında yüklü olduğunu, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nce; davacı adına yapılan 1996 yılı ve devam eden yıllarda sattığı ürünlerden kesilen tevkifatların bulunduğu ve dosya kapsamından tarımsal faaliyetin sürekli olduğu, davacının tarımsal faaliyetlerle uğraştığı alınan tanık beyanları ile sabit olmakla, ayrıca ... Şeker Fabrikası A.Ş.'nin ... sayılı cevabi yazısı da gözetilerek davacının 1996 tarihli tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.06.1997-01.05.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 1996 yılı ve sonrası dönem Kurum kayıtlarına istinaden tevkifatlara istinaden 01.06.1997-01.05.2003 tarihleri arası dönem 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili 17.04.2025 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; davaya ilişkin olarak Kurum kayıtlarında ... Şeker Fabrikasına ait 1996, 1997, 1999, 2000, 2001 yıllarına ait kesintilerin 2003/2 döneminde iade edildiğinin, 2002, 2003, 2004 ve 2008 dönem kesintilerinin ise sigortalının hesabında yüklü olduğunun tespit edildiğini savunarak kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.06.1997-01.05.2003 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
İnceleme konusu davada; davacının ... Şeker Fabrikasına sattığı pancar ürününden dolayı adına tevkifat kesintisi yapıldığı, Kuruma tevkifat kesintilerine göre sigortalılığının başlatılması için başvurduğunu ancak başvurusunun 1996, 1997,1998,1999, 2000 ve 2001 yıllarında tevkifat kesintisi yapıldığı halde bu kesintilerin kendisine iade edildiği gerekçesiyle talebinin reddedildiği, Mahkemece davacının 1996 yılı ve devam eden yıllarda satığı ürünlerden kesilen tevkifatların bulunduğu ve dosya kapsamından tarımsal faaliyetin sürekli olduğu, davacının tarımsal faaliyetlerle uğraştığı, ayrıca ... Şeker Fabrikası A.Ş.'nin 248083 sayılı cevabi yazısı da dikkate alınarak davacının 1996 tarihli tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.06.1997-01.05.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.09.2010 gün ve 2010/10-380 ve 2010/420 sayılı kararında da belirtildiği üzere, davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca; Kanunla veya Kanunlar'ın verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden uygulama tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla 55 yaşını dolduran erkekler istekleri halinde kapsama alınırlar. Anılan madde, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişikliğe uğramış olup ilk tescil tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla 60 yaşını dolduran erkeklerin istemleri halinde kapsama alınacakları düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinde “Tarımsal Faaliyette Bulunanlar”; “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak ifade edilmiştir.
Başka bir ifade ile 2926 sayılı Kanun’un 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi Kanun'un kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Kanun'un uygulamasına ilişkin 26.03.1994 tarihli 4 nolu tebliğin “D” bendinde; çiftçilerin, Bağ-Kur primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiğini ispatlayabilmelerinin, kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmelerine bağlı olduğu belirtilmiştir. Aynı tebliğin “F” bendinde ise çiftçilerin sattıkları ürün bedellerinden prim borçlarına mahsuben yapılan tevkifatların, tevkifatın kurum hesaplarına intikal etmesi koşuluyla, tevkifatın gerçekleştiği tarih itibariyle cari ve geçmiş dönem prim borçları ile iadenin talep edileceği dönemin sonuna kadar tahakkuk ettirilecek prim borçlarına mahsup edileceği, Kurum hesaplarına intikal etmeyen tevkifatların mahsup işlemine esas alınmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davacı adına 1996, 1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 yıllarında tevkifat kesintisi yapıldığı halde bu kesintilerin kendisine iade edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu haliyle 2926 sayılı Kanun kapsamında davacının bu dönemler yönünden sigortalı olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınmadan, davanın reddi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.