Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6294 K.2025/11842

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6294 📋 K. 2025/11842 📅 15.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6294 E.  ,  2025/11842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2154 E., 2025/348 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/50 E., 2023/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı şirkette 01.03.2000 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, 06.10.2005 tarihinde başına gelen iş kazası nedeni ile artık çalışamaz duruma geldiğini, kazada %100 malul olduğunu, bu kaza nedeni ile doğan hak ve alacakları için Bakırköy 28. İş Mahkemesine 2013/30 Esas sayılı dava açtıklarını, davanın kabul ile sonuçlanmasına rağmen Yargıtayca bozulması üzerine davanın derdest olduğunu, Mahkemece iş kazasının tespiti için dava açmak için süre verildiğini, davacının 06.10.2005 tarihinde saat 16.00'da 6 metre yükseklikten düşerek iş kazası geçirdiğinin tutanak ile tespit edildiğini, kazanın olduğu yerin yurt dışı şantiyesi olduğundan iş kazasının SGK'ya bildirilmediğini, Kuruma başvurularının da davacının iş kazası geçirdiğine dair bilgi ve belge bulunmadığının belirtildiğini, kazanın 16 yıl önce meydana geldiğini, Bakırköy 28. İş Mahkemesinin 2013/30 Esas sayılı dosyasında gerekli tahkikat yapılarak iş kazasına kanaat getirildiğini, işverence tutanak tutulduğunu, iş verinin iş kazasını ikrar ettiğini, Kurum inceleme raporunun davalı şirkette belge temin edilemediği için düzenlendiğini belirterek davacının davalı şirkette çalışmakta iken 06.10.2005 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitinin, bu kazadaki davacının maluliyet oranını tesptine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin meydana gelen olayda hiçbir kasıt ve kusurunun olmadığını, kusur yönünden tazminat davasında ileri sürdükleri itirazın Mahkemece dikkate alınmadığını, meydana gelen düşme olayının davacının yaptığı işle herhangi bir bağlantısının olmadığını, olayın tamamen davacının kendi kusur ve dikkatsizliği üzerine meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kaza sonrası davacıya ücretleri ile kaza nedeniyle tüm tedavi masraflarının ödendiğini, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlü olduğu tüm önlemlerin alındığını, 28 iş mahkemesi dosyasında alınan adli tıp raporunda maluliyetin %100 olarak belirlendiğini, davacının iddiasını kanıtlayan tek bir delilin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığı gibi yasaya aykırılık da söz konusu olmadığını, usulüne uygun iş kazası bildiriminin olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde iş kazası için sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada iş veren tarafından yürütülen iş dolayısı ile sigortalının işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda hallerinden birinde meydana gelmesi gerketiğini, olay ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini, ceza yargılaması belgeleri, tedavi belgelerinin araştırılması gerektiğini, Kuruma müracaat ve müfettiş raporunun araştırılması gerektiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 06.10.2005 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine, davacının diğer talebi yönünden karar düzenlenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın işin yapılması sırasında meydana gelmediğini, davacının yaptığı işle bağlantısı olmadığını, kazada işverenin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının kusurundan kaynaklandığını, hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.