Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5376 K.2025/11833

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5376 📋 K. 2025/11833 📅 15.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5376 E.  ,  2025/11833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1648 E., 2025/227 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/452 E., 2023/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı, birleşen dosyada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı asil dava dilekçesinde özetle; 09.07.2020 tarihinde Davacı ... tarafından açılan dava ile davacının eşi ile boşandığını, boşandığı eşinin Eskişehir'i terkettiği nerede olduğunun bilinmediği, davacın ölen babasından aylık alırken, annesinin davacıyı eşi ile beraber yaşıyor dilerek SGK ya şikayet ettiğini, bundan dolayı aylığının kesildiğini, aylıklarının durdurma kararının kaldırılarak ödemenin devamını talep etmiştir.
Birleşen dosya yönünden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kurumdan ... tahsis numarası, ... T.C. Numarası ile babası ...'den dolayı 24.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı almakta iken SGK İl Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 13.01.2020 tarih ve 2020/SAA/05 sayılı denetim raporu ile boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı ve muvazaalı boşandığının tespit edildiğinden davalıya 24.06.2013 - 23.03.2020 tarihleri arası ödenen aylıkları ve ikramiyeler borç çıkarıldığını, davalı tarafa söz konusu borca ilişkin olarak yersiz aylıklar için 05.03.2020 tarih ve 3973678 sayılı borç bildirim belgesi ile yersiz ödenen bayram ikramiyesi için 05.03.2020 tarih ve 3973022 sayılı borç bildirim belgesi gönderildiğini, mezkur belgelerde yer alan adreslerin muhatabın kayıt sistemindeki adresi olduğunu, davalının kendisine imza edilip tebliğ edildiğini, davalının kendisine borç bildirim tebligatların çekildiğini, ilgili borcun yasal süresi içerisinde ödenmediğini, iş bu davada Kurumun yaptığı yersiz ödemenin tahsiline ilişkin olduğundan kurum alacağının zarara uğrama ihtimali ve ödeme yapmama adına mal kaçırma ihtimalinin mevcut olması nedeniyle davalının mevcut mal ve alacaklarına HMK md. 389 gereği tedbir konulmasını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla vekil eden Kurum tarafından yapılan 38.496,47 TL aylıklara ilişkin ve 1.000,00 TL bayram ikramiyesine ilişkin olarak yapılan toplam 39.496,47 TL yersiz ödeme nedeniyle doğan kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, tedbir taleplerinin kabulünü, iş bu dava ile halen derdest bulunan Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2020/452 esas sayılı dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa süre verilmek suretiyle davaya konu talebin idari işlemin iptali mi, kendilerine gönderilen (varsa) ödeme emrinin iptali mi, yahut tespit davası mı olduğu hususunda dava dilekçesine açıklık getirmesinin istendiğini, bu bağlamda açılmış olan davaya ilişkin ilk itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davanın hak düşürücü süre dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini, süresinde açılmadığının tespiti halinde hak düşürücü süre yönünden itirazımızın kabulünü ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, HMK madde 119 kapsamında dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların irdelenmesi, eksiklik ya da hatanın süresinde düzeltilmemesi halinde davanın açılmamasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili kurumda ... tahsis numarası, ... T.C. kimlik numarası ile babası ...’ den dolayı 24.06.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı alan ... hakkında Alo 170 başvurusuna istinaden düzenlenen müdürlüklerine, Sosyal Güvenlik denetmenlerince düzenlenen 13.01.20 20... /SAA/05 sayılı denetim raporu gereği boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığına ve muvazaalı boşandığına karar verildiğinden 24.06.2013-23.03.2020 tarihleri arası ödenen aylıklardan borç çıkartıldığını, kurum kayıtları incelendiğinde, yapılan çalışmalar neticesinde ... ile ...' ın boşanmış olduklarını ve boşanma tarihinden itibaren birlikte yaşadıkları sonucuna varıldığını, bu durumda, davacı tarafın ne denli kötü niyetle hareket ettiğinin açık olduğunu, davacının, her ne kadar dava dilekçesinde eşinin Eskişehir' i terk etmiş olduğunu ve kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldığını beyan etse de, işbu anlatımların soyut birer iddiadan ibaret olup, ispat edilmesi gerektiğini, keza karşı taraf dosyaya, mekzur iddialarını destekleyen hiç bir somut delil sunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 30.03.2015 tarihine kadar ve 01.12.2018 tarihinden itibaren davacı ölen babasından aylık alabileceğinden Kurumun aylık kesme işleminin iptali ile 30.03.0215- 11.08.2018 tarihleri arasındaki dönem dışındaki aylıkların davacıya ödenmesine ve davacıya kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 30.03.2015-11.01.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin toplam 20.735,50 TL yersiz ödenen aylıkların her bir aylık ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve toplam 500,00 TL bayram ikramiyesi ödemesinin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı, birleşen dosyada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı, birleşen dosyada davacı Kurum vekili Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın usulüne uygun yazılmadığını, farazi bir görüşle yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl dava; 5510 sayılı Kanun'un 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanarak, ödenmeyen aylıkların faizleriyle ödenmesi, birleşen dava; yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı, birleşen dosyada davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.