Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3703 K.2025/11682
10. Hukuk Dairesi 2025/3703 E. , 2025/11682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3520 E., 2024/3439 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/130 E., 2023/348 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.1990 tarihinden 29.12.2003 tarihine kadar davalı şirket ... San. Tic. Ltd. Şti.'nde kesintisiz olarak maden işçisi olarak çalıştığını, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 29.12.2003 tarihinde tasfiye edildiğini, en son yetkililerinin davalılar ... ve ... olduğunu, davalı şirketin ... San. Tic. Ltd. Şti. tasfiye edilmiş olduğundan davalı şirketin ihyası için açmış olduğu davanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1373 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının çalıştığı dönemlerdeki tüm sürenin sigortalı olarak gösterildiğini düşünmekte iken emeklilik hesabı yaptırmak üzere SGK'ya gittiğinde 1990 yılından 1996 yılı ocak ayına kadar hiç sigortalı gösterilmediğini, 1996 yılından sonra sigortasının kesintisiz tam gün olarak çalışmasına rağmen eksik bildirildiğini fark ettiğini, ayrıca yine maden işçisi olarak değil yerüstü personeli olarak gösterildiğini öğrendiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacının kısmen sigortalı gösterildiği 1996 yılı ocak ayından 29.12.2003 tarihine kadar tam zamanlı olarak maden işçisi olarak çalıştığının kabulü ile sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle davacının davasının hak düşümü ve zamanaşımı sürelerine uğradığını, davacının böyle bir dava açmaya hakkı olmadığını, davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin 1996 yılında kurulmuş olduğunu 2003 yılında kapandığını, davacının açtığı şirketin ihyası davasının devam ettiğini, bilahare davacının iddia ettiği çalışma sürelerinin gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin faaliyet gösterdiği dönemlerde kömür ocağı olarak çalıştığını, yaz aylarında çalışma yapılmadığını, işin gereği olarak çalışmaların dönem dönem yapıldığını, fazla işçiye gerek duyulduğu zamanlarda ilave işçilerin çağrıldığını ve bu şekilde çalışmalar da yapıldığını, davacının fiili olarak çalıştığı her gününün sigortalı olarak gösterildiğini, davacının muhtemelen emekliliği için çalışma gün sayısına ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle gerçeğe aykırı dava açtığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşümü ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının işbu davası ile talep ettiği dönem üzerinden 20 yılı aşkın bir zaman geçtiğini, öncelikle bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, davanın sigorta başlangıç tarihinin tespiti değil, hizmet tespiti davası olduğunu, zira çalışmanın ispatının gerektiğini, bu bakımdan işveren kayıtlarının önem taşıdığını, ayrıca davacının sigortalı hizmeti bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan belgeler, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı iş yerinde ağırlıklı olarak sezonluk çalışma yapıldığı, davacının kesintisiz olarak çalıştığını iddia ettiği, buna karşın tüm tanık beyanları incelendiğinde beyanların iddiayı destekleyecek nitelikte olmadığı, davacının iddiası yönünde beyanda bulunan kimi tanıkların belirttikleri dönemlerde iş yerinde bordrolu çalışan olmadığı, iş yerinde çalışmadığı dönem için beyanda bulunan tanığın beyanına tek başına itibar edilemeyceği, toplanan tüm delillere rağmen davacının kesintisiz olarak çalıştığı hususunun her türlü şüpheden uzak ve somut olarak ispat edilemediği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kısmen sigortalı gösterildiği 1996 yılı ocak ayından 29.12.2003 tarihine kadar tam zamanlı olarak maden işçisi olarak çalıştığının kabulü ile sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.