Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7447 K.2025/11675
10. Hukuk Dairesi 2025/7447 E. , 2025/11675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3553 E., 2025/352 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/372 E., 2024/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendi nam ve hesabına üreterek sattığı ürün bedelleri üzerinden, 1999 yılından itibaren yapılan %1 oranındaki Tarım Bağ-Kur kesintisinin davalı Kurum hesaplarına intikal tarihini izleyen aybaşından, 31.12.2020 tarihine kadar olan dönem için 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında ... Ltd. Şti. bildirim listelerinin bulunarak Bağ-Kur hesabına yüklendiğini, fakat diğer firmaların bildirim listelerinde kimlik bilgilerinin bulunmaması nedeni ile Bağ-Kur hesabına yükleme işleminin yapılamadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça dava konusu edilen dönemde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğu, bu kapsamda üretilen ürünlerin dava dilekçesinde belirtilen tüccar ve şirketlere satıldığı, söz konusu tüccar ve şirketlerin ürün satışından kaynaklı prim tevkifatı yaparak Kuruma intikal ettirmesine rağmen Kurumca davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tescil edilmediği ileri sürülerek, 2926 sayılı Kanun kapsamında dava konusu edilen dönem yönünden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemiyle eldeki dava açılmış ise de dava konusu edilen dönem yönünden tarımsal faaliyetin varlığına ve ürün satışına dair müstahsil makbuzu, prim tevkifatı ve benzeri belge sunulamadığı ve Mahkemece yapılan araştırma ile de tespit edilemediği bu kapsamda, davanın konusuz kaldığı dönem dışında kalan dönem yönünden tarımsal faaliyetin varlığı davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. 2001/06 dönemine ait prim kesinti bildirim listesinin bulunduğunu ve davacının hesabına yüklendiğini, diğer firmaların bildirim listelerinde kimlik bilgilerinin yer almaması nedeni ile bildirim işlemlerinin gerçekleşmediğini, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.