Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4591 K.2025/11748
10. Hukuk Dairesi 2025/4591 E. , 2025/11748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1674 E., 2024/2060 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2023/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.11.1995 tarihinden itibaren asıl işveren .... Beton Ltd. Şti. hazır beton imalatı ile iştigal eden beton santralinde pompa operatörü olarak 31.08.2018 tarihine kadar çalıştığı, davalı ... Beton Ltd. Şti. çalıştığı süre içerisinde maaşının bir kısmını bankaya yatırdığını bir kısmını da elden verdiğini, buna istinaden sigorta priminin düşük gösterildiğini, alacak davası için açtığı tazminat davasından net maaşının 3.500 TL olarak hesaplandığını, dosyada bulunan gerekçeli kararda belirtildiğini, sigorta priminin buna göre tekrar hesaplanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; dava dilekçesinde her ne kadar ücretlerin tamamının banka kanalıyla ödenmeyip elden ödeme yapıldığı, SGK kayıtlarında gerçek ücret üzerinden gösterilmediği iddia edilmekteyse de davacının gerçek ücretinin tamamı üzerinden tahakkuk yapılmakta ve işyeri dosyası içerisinde sunulu .... Bankası maaş ödemelerine ilişkin dekontlarda da görüldüğü üzere ödemelerin gerçek ücret üzerinden yapıldığını, kaldı ki işyerinde ödenen ücretin emsal ücretlerden fazla olduğunu ve tamamının banka kanalıyla ödendiğini, elden ücret ödemesi yapılmadığını, belirtilen nedenlerle bordroların hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlendiğini ve gerçeği yansıttığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkiline karşı tazminat davası açıldığı ve bu dava sonucunda davacının net ücretinin 3.500 TL olarak tespit edildiği belirtilmiş ise de davacı tarafından müvekkiline karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi gereği hizmet tespiti davaları dışındaki davalarda dava açmadan önce kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu ve bu zorunluluğun bir dava şartı olduğunu, iş bu sebeple kuruma başvuru yapılıp yapılmadığının kurumdan sorulması varsa müracaata ilişkin evrakların gönderilmesinin istenmesi gerektiğini, dava dilekçesi incelendiğinde davacının aldığını iddia ettiği maaşın tutarı yazılı delille ispat sınırının üzerinde olduğunu, bu nedenle davacının iddiasını yazılı delille ispatının şart olduğunu, davacının çalışmaları bakımından müvekkili Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarının müvekkili Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlarının olmadığını, iş yerinin varlığı, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının tespiti talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait işyeri kayıtları incelenmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A.Davacının ücretlerinin bir kısmının bankadan kalan tutarının elden ödendiğini, davacının tanık beyanları dışında bu hususu ispatlamak için başka çaresinin bulunmadığını, dosyada iddiamızın kabulü halinde ödenmesi gereken eksik primin hesaplandığı rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının net maaşının 3.500 TL olarak kabulü ile prime esas kazançlarının buna göre tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.