Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12088 K.2025/11542

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/12088 📋 K. 2025/11542 📅 09.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/12088 E.  ,  2025/11542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/337 E., 2024/731 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/207 E., 2023/943 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 13.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle 1.718.461,06 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu oldukları, iş kazası nedeniyle davacının %31,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kazadan sonra da müvekkili şirkette çalışmaya devam etmiş olmasına rağmen maluliyet oranının kabul edilemez olduğunu, davaya konu kazada gerek dava dışı işçinin gerekse davacının kusurunun bulunduğunu ve olayın iş kazası niteliği taşımadığını, davacının iş güvenliği kurallarını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini ve forkliftle yükleme sırasında araçtan güvenli uzaklıkta bulunmamak suretiyle kendi üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tutarların fahiş olduğunu, hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada işçinin esas ücreti yönünden ihtilaf bulunup bulunmadığına dair bir inceleme yapılmadığını ve net ücret üzerinden hatalı hesaplama yapıldığını, aktif ve pasif dönem hesabında da müvekkili aleyhine hatalar bulunduğunu, dosyada mevcut SGK ve şirket kayıtlarından davacının kaza tarihi olan 21.06.2013 tarihinden fesih tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığının, bu süre boyunca tam verimle çalışarak hak ettiği ücretin kendisine ödendiğinin anlaşıldığını, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılmasının korunamayacağı gözetildiğinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin fiili duruma aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca rücuan tazminat dava dosyasında maluliyet tespitine karşı dava açılması için taraflarına süre verildiğini ve bu davanın müvekkili şirket tarafından süresinde ikame edildiğini, bu hususun İlk Derece Mahkemesine beyan edilmiş olmasına rağmen dikkate alınmadığını ve bekletici mesele yapılması gerekirken bu yola gidilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkamesince verilen esastan red kararının devamında alınması gereken istinaf karar harcı hesaplanırken eksik hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının istinaf karar harcına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-)Alınması gereken 120.803,58 TL istinaf karar harcından peşin alınan 30.200,9‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 90.602,68‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.