Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/13106 K.2025/11234

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/13106 📋 K. 2025/11234 📅 03.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/13106 E.  ,  2025/11234 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2464 E., 2024/2410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/298 E., 2022/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 04.02.2015 - 11.10.2016 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılık hizmet sürelerinin geçerli sigortalılık hizmet süresi olduğunun, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 16.12.2013 tarihinde sona erdiğinin ve 18.10.2018 tarihli emeklilik tahsis talebi doğrultusunda davacının 4/a kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış olduğunun tespitine ve süresi içinde ödenmemiş olan emekli maaşlarının yasal faiz uygulanmak sureti ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının, 01.03.2007 - 16.12.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurum kayıtlarında T...-Kur sigortası olarak kabul edildiğini ve davacının taleplerinin bu tarihler yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının 01.03.2007 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu ve primlerini ödediğini, 04.02.2015 tarihinden itibaren ise de 5510 sayılı Kanun'un Ek. 5. maddesi kapsamında sigortalılık şartlarını taşımamasına rağmen 11.10.2016 tarihine kadar 30 gün üzerinden prim ödediğini, yaşlılık aylığı bağlanma talebinde bulunmasıyla birlikte davacının Ek 5 sigortalılık şartlarını taşımadığı ve 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığını sona erdirici nitelikte yazılı talepte bulunmadığını, Ziraat Oda kaydının da Ek 5 sigortalılık dönemiyle çakışır biçimde devam etmiş olması nedeni ile Ek 5 sigortalığına göre zorunlu sigortalılık niteliği taşıyan 5510 sayılı Kanun'un geçici 1.maddesiyle 4/1-b bendi kapsamına alınan 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı zorunlu sigortalılık kabul edilerek Ek 5 sigortalılığının iptal edildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 24233342744 TC kimlik numaralı davacı ...'in 04.02.2015-11.10.2016 tarihleri arasında 606 gün 5510sy Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 5. maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline; davacının tahsis talep tarihi olan 08.10.2018 tarihinde son 1260 günü 4/a kapsamında olmadığından 506 sayılı Kanun'a göre aylık bağlanılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 04.02.2015 - 11.10.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. madde kapsamında 606 prim gün sayısı varken, 16.12.2013 tarihindeki 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamındaki sigortalılığın 17.12.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığın başlaması nedeniyle durdurulduğu ve ardından 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı başlamadan önce, 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının sona ermesinin ardından, yani 01.12.2014 tarihinden itibaren devam eden Ziraat Odası kaydı nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamındaki sigortalılığın yeniden başlayacağı gerekçesiyle Ek 5.madde kapsamındaki sigortalılığının iptal edilerek 4/1-b.4 maddesi kapsamındaki sigortalılığına aktarıldığı, davacının ise bu işlemin yerinde olmadığının, 4/1-b.4 maddesi kapsamındaki sigortalılığının 01.03.2007-16.12.2013 tarihleri arasında olduğunun ve Ek 5.madde kapsamındaki sigortalılığının ise 04.02.2015 - 11.10.2016 tarihleri arasında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre Mahkemenin, davacının 04.02.2015 - 11.10.2016 tarihleri arasında Ek 5.madde kapsamında sigortalı olduğu yönündeki tespiti yerindedir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda bazı günlerin fazla hesaplandığı gibi 76 terk kodu ile 0 gün olan aylarda davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığına değer atfedilerek 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince son 7 yıllık hizmetinin çoğunluğunun 4/1-a kapsamında geçmediğinden bahisle ret kararı verilmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılan belirlemeye göre 07.10.1973 doğumlu davacının ilk sigortalılık tescilinin 01.07.1988 tarihinde başladığı, 01.07.1988 - 1992/1.dönem tarih aralığında 1070 gün 506 sayılı Kanun kapsamında, 01.04.1999 - 30.07.2000 tarihleri arasında 480 gün doğum borçlanması (4/a kapsamında), 01.03.2007-16.12.2013 tarihleri arasında 2445 gün, 2926 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamında, 17.12.2013 - 30.11.2014 tarihleri arasında 345 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında, 04.02.2014 - 11.10.2016 tarihleri arasında 606 gün 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. madde kapsamında, 01.09.2016-11.10.2016 tarihleri arasında 76 terk kodu ile durdurulan süreler, 12.10.2016-30.05.2017 tarihleri arasında 230 gün ev hizmetleri nedeniyle, 31.05.2017-02.10.2017 tarihleri arasında 76 terk kodu ile durdurulan süreler, 03.10.2017-31.10.2017 tarihleri arasında 28 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında, 01.11.2017-17.11.2017 tarihleri arasında 76 terk koduyla durdurulan süreler, 16.04.2018-13.07.2018 tarihleri arasında 88 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında olmak üzere 5.292 prim gün sayısı bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 76 terk kodu ile prim gün sayısı verilen davacının bu günler dikkate alınmadığında son 7 yıllık hizmetinin çoğunluğunun (1297 gün) 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında geçtiği sabit olduğundan bu yöndeki belirleme yerinde değildir. Ne var ki 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesinin (f) alt bendi uyarınca davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 20 yıllık sigortalılık süresini doldurması, 45 yaşını ikmal etmesi ve 5300 prim gün sayısının bulunması gerekmekte olup, davacının prim gün sayısını doldurmadığından istinaf aşamasında 8 günlük borçlanma yaparak ödeme belgesini dosyaya ibraz etmiş, ödeme belgesine göre davacı 10.06.2024 tarihinde borçlanma tutarını Kurum hesaplarına yatırmış, bu itibarla davacı, 01.07.2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanmış olup bu yöndeki isteminde kısmen haklı bulunmuş, açıklanan gerekçelerden ötürü davacı tarafın istinaf isteminde kısmen haklı bulunduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, davalı Kurum vekilinin istinaf nedenleri ise yerinde görülmemiş;
A) 1-Davalı Kurum vekilinin...16. İş Mahkemesince verilen 31.05.2022 tarih, 2020/298 Esas ve 2022/241 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
B) 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile...16. İş Mahkemesince verilen 31.05.2022 tarih, 2020/298 Esas ve 2022/241 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca esas hakkında düzeltilmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına,
2- Davanın kısmen kabulü ile
................... TC kimlik numaralı davacı ...'in 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamındaki sigortalılığının 16.12.2013 tarihinde sona erdiğinin ve 04.02.2015-11.10.2016 tarihleri arasında 606 gün 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 5. maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline,
Davacının 01.07.2024 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesinin (f) alt bendi uyarınca yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 4/a kapsamındaki ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1988 olduğunu, davacının 01.07.1988 tarihinde başlayan çalışmasının 1992 yılına kadar sürdüğünü, Salihli Ziraat Odası Başkanlığındaki 07.02.2007 tarihli çiftçilik belgesine ve kaydına istinaden, 01.03.2007-16.12.2013 tarihlerini kapsayan dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmet sürelerinin mevcut olduğunu, 17.12.2013 tarihinde 4/a sigorta koluna tabi olarak işe girişi neticesinde Tarım Bağ- Kur sigortalılığının sona erdiğini ve 4/a kapsamındaki sigortalılığının 30.11.2014 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, 4/a sigortalılığı kapsamında 04.02.2015-11.10.2016 tarihleri arasında fiili çalışmalarda bulunduğunu, bu çalışmaların tanık beyanları ile de kanıtlandığını, Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ve eksik gününün olduğunun bildirilmesi üzerine, doğum borçlanmasına girerek günlerini tamamladığını, bilirkişi tarafından maddi gerçeğe aykırı şekilde rapor tanzim edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının devam ettiğinin tespit edildiğini, durumu geçici 76. madde kapsamında değerlendirilerek durdurulan süreler haricinde kalan kısımda 4/b sigortalığının 04.02.2015-11.10.2016 tarihleri arasındaki Ek 5 sigortalılığıyla çakıştığı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1.ve 5. fıkraları gereğince Ek madde 5 kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiğini, aynı nitelikte olan hem geçici 63. maddenin hem 76. maddenin davacıya aynı anda uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince Ek 5. madde kapsamında sigortalı olmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.