Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2201 K.2025/11226

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2201 📋 K. 2025/11226 📅 03.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2201 E.  ,  2025/11226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2276 E., 2024/2391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : .......... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/197 E., 2023/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babasının vefatından sonra yetim aylığı almaya başladığını, eşinden dolayı da aylık alan davacının yetim aylığının Kurum denetmen raporuna istinaden kesildiğini, Kurumun daha sonra başvuru üzerine gerekli araştırmayı yaparak davacının aylığını bağladığını, ancak bu süreçte kesilen aylık sebebi ile davacıya borç oluşturulduğunu, davacının da haciz baskısı altında ödemeyi gerçekleştirdiğini ya da borcun Kurum tarafından aylığından kesinti yapılarak tahsil edildiğini, dava konusu Kurum işleminin Kanuna aykırı olduğunu, Kurumun genelge gereği yaptığı uygulamanın Kanuna açıkça aykırı olduğunu, Ekim 2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul ettiğini belirterek davacıya gönderilen ödeme emrinin iptaline, davacıdan ödeme emri nedeniyle ve haciz baskısı altında kalınarak tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek mevduat faizi ile birlikte davacıya iadesine, davacının ödenmeyen maaşlarının kesildikleri tarihten itibaren işletilecek mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 21.02.2012 tarihli talebine istinaden 01.03.2012 tarihi itibarıyla kendisine ölüm aylığı bağlandığını, 22.06.2013 tarihinde yayımlanan 2013/26 sayılı genelge gereği denetim için yazı yazıldığını, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2015/MKY/060 sayılı raporu gereği davacının aylığının 03/12 dönemi itibarıyla kesildiğini ve davacıya 19.081,04 TL borç oluşturulduğunu, yersiz ödenen tutarın 185,88 TL'sinin bankadan iade edilen tutardan mahsup edildiğini, 9.570,00 TL'sinin 10.11.2015 tarihinde, 1.300,00 TL'sinin ise 22.05.2017 tarihinde davacı tarafından ödendiğini, kalan 8.025,16 TL'nin ise davacının 4/1-a kapsamında aldığı maaşından 1/4 oranında kesildiğini, yönetim kurulunun 18.08.2016 tarihli kararı sonrası davacının 05.09.2022 tarihli talebine istinaden zamanaşımı dikkate alınarak 10/2017 dönemi itibarıyla babasından aldığı aylığının tekrar bağlandığını, 23.09.2022 tarihinde 38.037,48 TL toplu maaşın hesabına gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davanın kabulü ile
Davacının babası ...un vefatı sebebiyle bağlanan ve 03/2012 dönemi itibarıyla 2015/MKY/060 sayılı rapor gerekçesiyle kesilerek borç kaydedilen aylık sebebiyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine,
Davacıdan babası ...un vefatı sebebiyle bağlanan ve 03/2012 dönemi itibarıyla kesilerek borç kaydedilen aylık sebebiyle ödeme ve kesinti suretiyle tahsil edilen toplam 19.081,04 TL'nin, ödenme ve kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
Davacıya babası ...un vefatı sebebiyle bağlanan ve 03/2012 dönemi itibarıyla kesilerek yeniden bağlanana kadarki süreçte ödenmeyen aylıklarının, ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte davacıya aylık bağlanabilmesi için kanun koyucu tarafından aranan tek şart “sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” koşulu olup, dosya kapsamına göre davacının kendi çalışmasından dolayı gelirinin bulunmadığı, davacının gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu gerekçesiyle yersiz ödendiği belirtilen aylıklar nedeniyle davacıya borç tahakkuk ettirilmesine yönelik kurum işleminin hatalı olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf talebinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Mahkemenin, davalı kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediği hususunda somut bir araştırma yapmadığını, zamanaşımı itirazlarını dikkate almadığını, Mahkemece 03/2012 tarihinden itibaren ödenmemiş olan aylıkların ödenmesine ve ayrıca davalı kurumun davacıya 19.081,04 TL faizi ile birlikte ödemesine karar verilmiş ise de işbu kararın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı Kurumca yönetim kurulu kararından sonra davacıya 10/2017 itibariyle toplu şekilde davacıya ödenecek tüm ödemelerin yapıldığını, davalı Kurumca toplamda 38.037,48 TL maaş ödemesi yapılmış olduğundan davacının, davalı Kurumda başkaca bir hak ve alacağının kalmadığını, işbu nedenle de Mahkemenin davacının talebinin kabulüne yönelik kararının hukuka uygun olmadığını, 10/2017 tarihinden önce olan aylıkların zamanaşımına uğradığı da aşikarken Mahkemenin bu durumu gözardı ederek davalı Kurumca bu tarihten önceki ödemelerin yapılması şeklindeki hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğunu, Bağ-Kur numaralı ... sigortalısı ...un ..............TC Kimlik numaralı kızı davacı ...'nin 21.02.2012 tarihli talebine istinaden 01.03.2012 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, ilgilinin ölüm aylığı 22.06.2013 tarihinde yayınlanan 2013/26 numaralı genelgede hak sahibi kız çocukları için "Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanununa göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret ( brüt asgari ücret ) tutarının altında olup olmadığı hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir.'' şeklinde açıklandığını, daha sonra buna istinaden denetim için yazı yazıldığını, 2015/M.KY/060 sayılı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü denetim raporuna istinaden gelirinin brüt asgari ücretin tutarının üzerinde olduğunun tespit edildiğini, ölüm aylığının aylık 03/2012 tarihi itibariyle kesildiğini ve ilgiliye 19.081,04 TL borç oluşturulduğunu, yersiz ödenen tutarın 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre işlem yapılması için ............ programı tarafından otomatik olarak muhasebe servisine bildirildiğini, ilgili borcun 185,88 TL tutarı bankadan iade edilen tutardan mahsup edildiğini, 9.570,00 TL tutarı 10.11.2015 tarihinde ve 1.300,00 TL tutarı ise 22.05.2017 tarihinde ilgili tarafından ödendiğini, kalan 8.025,16 TL borç ise ...'nin 4a kapsamında eşinden almış olduğu maaşından 1/4 oranında kesildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.