Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5631 K.2025/11241
10. Hukuk Dairesi 2025/5631 E. , 2025/11241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/253 E., 2025/16 K.
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya bağlanan ölüm aylığının Kurumun denetmen raporunda boşandığı eşi ile birlikte fiilen yaşadığının tespit edildiği gerekçesi ile iptal edildiğini, boşanmanın gerçek bir boşanma olduğunu, Kurum işleminin yerinde olmadığının ileri sürerek kesilen aylığının, kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve ödenmiş olan aylıklardan ötürü Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan denetim ve incelemelerde davacı ile eşinin boşandıkları halde birlikte yaşadıklarının tespit edildiğini, davacıya ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, Kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarfaından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamından; her ne kadar tutanağın aksi ispat edilene kadar geçerli ise de tutanakta bilgisine başvurulan kişilerin yazılı ifade vermeyeceklerini belirttikleri ve imzalarının bulunmadığı, sonrasında yargılama esnasında davacının boşandığı eşiyle yaşamadığı şeklinde beyanlarda bulundukları tutanak içeriğini doğrulamadıkları, Kurum tarafından düzenlenen tutanağın bu haliyle kesin delil oluşturmayacağı, adres ve seçmen kayıtlarında davacının boşandığı eşiyle ikametgahlarının ayrı olduğu, tespit edilmiş ise de birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda mahallinde zabıta araştırması yapılmadığı bu adresten apartman görevlileri, yönetici ve komşuları mahalle muhtar ve azaları tespit edilip tanık olarak bilgilerine başvurulmadığı, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucunda; taraf iddia ve savunmaları, Kurum kayıtları, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiş, dosyaya ibraz edilen tüm abonelik kayıtlarına göre, davacı adına ..............., Türk ........ telefon ve internet, ......... elektrik, .......gaz aboneliklerinin... merkez veya ... ilçesi dahilinde olmaları, ...'ya ait telefon, internet, ..., .....gaz ve..........su aboneliklerinin tamamının ise...merkez dahilinde olmaları, davacı ile ...'nın boşanma kararı her ne kadar 03.10.2012 tarihinde kesinleşmişse de, boşanma davasının 2008 yılında açılmış ve karar numarasının 2008 olması, dosyada mevcut ........-hastane kayıtlarına göre ...'nın 01.04.2011-30.05.2018 döneminde Karabük'teki hastanelerde 40'ın üzerinde kaydı olup sadece 05.04.2016, 30.05.2016 ve 10.08.2016 tarihinde 3 kez ..............Üniversitesinde kaydının olması, davacının ise 30.07.2007-15.05.2018 döneminde 70'in üzerinde...'da bulunan hastanelerde kaydı olup sadece 22.07.2017-31.07.2017 döneminde ........'te 5 hastane kaydının bulunması, bu kayıtların davacının oğlu olduğu beyan edilen... ...nın 21.07.2017 tarihli trafik kazası sonrasında 21.07.2017-09.08.2017 döneminde...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kaldığı dönem içinde olup, bunun dışındaki 30.07.2007-15.05.2018 dönemindeki tüm hastane kayıtlarının...'da olmasının, davacının...'da yaşadığı iddiasıyla örtüştüğü, yine bu kayıtların...Emniyet Müdürlüğü .......... Merkezi tarafından mahkemeye cevaben gönderilmiş 27.03.2019 tarihli yazı ekinde bulunan aynı tarihli "Tutanak" başlıklı belgede, ..............adresinde ..........Apt. Yöneticisi ........... ile görüşüldüğü, daire 7'de ...'nın bir çocuğuyla ikamet ettiği tespiti, ..........Elektrik şirketinin dosyaya gönderdiği ve davacının 06.05.2015-13.05.2016 tarihleri arasında ............ sözleşme numarası ile ................ ... adresinde elektrik abonesi olduğunu gösterir belge ile davacının anılan tarihlerde belirtilen adreste ikamet ettiğini doğrular tanık ...'in beyanları nazara alındığında davacının iddialarının sübuta erdiği kanaati ile davalı Kurumun, davacının, babası ............üzerinden 8/1132648 tahsis sayılı dosyadan 01.11.2012 tarihinden itibaren almakta olduğu aylığın iptali şeklindeki Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu değerlendirilerek iptali ile davacıya babası ...dan dolayı bağlanmış olan yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ile ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun 11.03.2018 tarih 1480321 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline, davacının, 11.03.2018 tarih 1480321 sayılı borç bildirim belgesine konu ve Kuruma 41.990,06 TL asıl borç ile 9.430,33 TL faiz borcu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yeniden ölüm aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi