Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/15715 K.2025/11210
10. Hukuk Dairesi 2024/15715 E. , 2025/11210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/278 E., 2024/174 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/402 E., 2024/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.10.2015 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini, davalının iş güvenliği tedbirlerine riayet etmesi nedeni ile iş kazasının meydana geldiğini, davacının kazada hiç bir kusuru bulunmadığını, kaza neticesinde malul kaldığını ileri sürürek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50 TL tedavi gideri olmak üzere 150 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 12.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat tutarını 564.050 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazada davalının kusuru bulunmadığını, kazanın davacının dikkatsiz ve özensiz davranışı sonucunda gerçekleştiğini ve davacının tırdan inmek için basamaklardan tek tek inmek yerine direkt olarak yere doğru kontrolsüzce atlamasından ve gerekli dikkati göstermemesinden kaynaklandığını, davalının iş güvenliğine ilişkin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, işçilerin sağlığı ve iş güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını, çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli eğitimleri verdiğini, davacının olayın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu, illiyet bağının tam kusur nedeniyle kesildiğinden şirketin sorumluluğu bulunmadığı, davacının ayağında yaşadığı efor kaybı ile iş kazası arasında nedensellik bağı bulunmadığı, talep edilen manevi tazminatın şartları oluşmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...Çelik İmalat ve Tic. A.Ş.'ye ait ... ..... Organize Sanayi Bölgesinde bulunan işyerinde depo görevlisi olarak çalışan davacı ...'ın, 20.10.2015 tarihinde saat 10.30 sıralarında, depo dışındaki tıra yükleme işinde tırdan inmeye çalıştığı esnada merdiven bölümünde ayağının sıkışması neticesinde bilekten ayağı dönerek üzerine düşmesi şeklinde meydana geldiği, kusur yönünden aldırılan bilirkişi heyet raporuna göre, davalı işveren ... İmalat ve Tic. A.Ş.'nin olayın meydana gelmesinde %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu kazazede ...'ın olayın meydana gelmesinde %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacının %40 müşterek kusurunun tespit edildiği, davacının dava konusu olay sonrasında %16,20 oranında malul kaldığı, davacının dava konusu olay nedeni ile uğramış olduğu net gerçek maddi zarar kalemlerinin, Geçici İş Göremezlik; 42,89TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, Sürekli İş Göremezlik; 569.620,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, SGK Kurumuna rü'cuya bağlı peşin sermaye değerinin sorulduğu ve gelen müzekkere cevabında bildirilen miktarın bilirkişi raporunda hesaplanan miktardan mahsup edilmesi suretiyle davacı vekilinin ıslah dilekçesini sunduğu anlaşılmakla, 13.10.2023 tarihli aktüerya raporu ve 03.04.2023 tarihli kusur raporu hükme esas alınmış ve davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile manevi tazminat davasının kabulüne dair karar verilerek.." gerekçesiyle,
1.Davacının Maddi Tazminat Davasının kısmen kabulü ile
564.050,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
42,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat davasının reddine,
2.Davacının manevi tazminata yönelik davasının kabulü ile 50.000 TL'nin kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı vekili temyizinde, davacının zarar iddiası ile davalının faaliyetleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davacının geçirdiği iş kazasından sonra davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, kazadan sonra iyileştiğini, halı saha maçında ve trafik kazası geçirerek yaralandığını ve rapor aldığını, belirtilen sakatlık ve zararları iş kazası ile bağdaştırmak istediğini, nedensellik bağı bulunmadığını, davalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesap raporunun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hatalı kusur raporuna dayanılarak hazırlanan hesap raporunu kabul etmediklerini, manevi tazminatın adalete uygun olmadığını belirterek kararın temyiz edilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı için hükmolunan manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nın 55. maddesi kapsamında rü'cu edilebilir olan kısmının hesaplanan 569.620,83 TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağından, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %16,2 oranındaki sürekli iş göremezliğe girmesi nedeniyle SGK tarafından bu orana karşılık bağlanan gelirin 111.680,92 TL'lik peşin sermaye değerli gelirinin davalı kusuru olan %60'ı karşılığının tenzil edilmek suretiyle maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin, davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
1-Davacının Maddi Tazminat Davasının kısmen kabulü ile
-502.612,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-42,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat davasının reddine,
-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 76.371,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminata yönelik davasının kabulü ile 50.000 TL'nin kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 34.336,37 TL harçtan peşin ve ıslah sureti ile alınan 2.009,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.327,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 59,30 TL, bilirkişi ücret 1.300,00 TL, 3'lü bilirkişi ücreti 3.600,00 TL, posta, tebligat, müzekkere ve tanık gideri 643,00 TL olmak üzere toplam 5.602,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate takdiren 4.986,04 TL ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 2.009,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın kesinleşmesini takiben yatırılan avansların kullanılmayan kısımlarının ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde, Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 08.02.2024 " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.