Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2309 K.2025/11177
10. Hukuk Dairesi 2025/2309 E. , 2025/11177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3718 E., 2024/2050 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2022/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1991 başlangıç tarihli belirsiz süreli sürekli iş sözleşmesiyle davalı ...'nin tekstil ürünleri üretimi yapan iş yerinde terzi olarak çalışmaya başladığını, 17.04.2008 tarihinde davalı ...'nin çocuğu olan davalı ...'nin işçisi olarak bildirilerek aynı görev, aynı çalışma koşullarıyla kesintisiz biçimde aynı işi yapmaya devam ettiğini, hizmet dökümünde 1991 ile 1996 yılları arasında hiç sigorta bildiriminde bulunulmadığını, davacının kesintisiz çalışmış olmasına karşın haberi olmaksızın birisi ölüm, birisi evlilik nedeniyle çıkış gösterilerek bildirim yapılmadığını, belli dönemlerde eksik bildirim yapıldığını, en son aldığı gerçek ücretin net 1.875,00 TL olmasına karşın sigorta primlerinin asgari ücrete göre bildirildiğini, davalıların yanındaki çalışmalarının SGK'ya belli dönemlerinin hiç bildirilmediğini belirterek eksik hizmet sürelerinin tespiti ile sigorta primlerinin aldığı gerçek ücrete göre tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı işverenler tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, buna göre araştırma yapılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurumun feri müdahil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
a) Davacının 01.06.1996 - 17.04.2008 tarihleri arasında... sicil sayılı ... iş yerinde asgari ücretle çalıştığının, davacının 01.06.1996 - 17.04.2008 tarihleri arasında... sicil sayılı ... iş yerinde toplam 2899 gün daha sigortalı hizmetinin bulunduğunun tespitine, fazlaya dair hizmet tespiti isteminin reddine,
b) Davacının 17.04.2008 - 16.01.2017 tarihleri arasında ... sicil sayılı ... iş yerinde asgari ücretle çalıştığının, davacının 17.04.2008 - 16.01.2017 tarihleri arasında ... sicil sayılı ... iş yerinde toplam 1573 gün daha sigortalı hizmetinin bulunduğunun tespitine, fazlaya dair hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kırklareli İş Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarihli, 2017/7 Esas - 2022/165 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili, davalılar vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının kesintilerle geçen çalışma hayatında bir çok terzi ile birlikte çalıştığını, farklı iş yerlerinden de iş aldığını ve ücreti karşılığında çalıştığını beyan eden davacının tüm çalışmasının bütün halde değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerce yapılan tespitlerin yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanları ile örtüşmediğini, diğer yandan her iki davalı müvekkilinin iş yerlerinde sürekli bir çalışma içerisinde bulunmamış ise de sipariş verdikleri dönemlerde davacıya sigorta yaptıklarını, dolayısı ile resmi kayıtlarda görülen sigortalı çalışma dönemlerinden başka hiçbir zaman fiili bir çalışma içerisinde bulunmadığını, davacı tarafın varsa çalışmalarının, hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkili ...'nin iş yerindeki çalışmasına ilişkin açılan dava, bordro tanığı ya da komşu işyeri tanığı ile ispat edilemediğini, bu hususun yargılama sürecinde aldırılan bilirkişi raporunda da net olarak tespit edilemediğini, ancak bilirkişinin ... yanında çalışmaya ilişkin süre hesaplama tablosu yaptığını, bilirkişinin bu süre hesabı hiçbir dayanağı olmayan, tamamen davacı tarafın talebinin yerine getirilmesi amacıyla yapılmış bir hesaplama olduğunu, zira kendisi de kanaatinin ''tespiti gereken bir sürenin bulunmadığı'' yönünde olduğunu beyan etmiştir. Hal böyle iken yerel mahkemece tüm bu süreleri içerir mahiyette yeknesak bir hüküm kurulmuş ve hiçbir kesintiye yer vermeden tespit yönünden karar verilmiş olup verilen bu karara itiraz ettiklerini, davacının çalışmalarının müvekkili ... tarafından günü gününe Sigorta Kurumuna bildirilmiştir. Davacının farklı iş yerlerinde çalışması o denli sık yaşanmıştır ki müvekkilinin bu giriş ve çıkışlara yetişmekte zorlandığını, müvekkilinin davacının iş yerine geldiği her gün için sigorta bildirimini yaptığını, ... tarafından davacının ilk işe girişi de doğru olarak 01.06.1996 olarak bildirilmiş olduğunu beyan etmektedir.
2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekirken dosya kapsamında dinlenen tanıkların; davacının, davalı iş yerinde hangi tarihte işe başladığını ve tam olarak ne kadar süre çalıştığını bilmediklerini beyan etmelerine rağmen hüküm kurulmuş olmasının mevzuata aykırı olduğunu, Yargıtayın uzun süreli hizmet tespitlerinde yeterli araştırma yapılması ve çalışmanın mutlaka yazılı belgeye istinat etmesi gerektiği görüşünün yerleşmiş bir içtihat olduğunu, sadece tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalılara ait iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2. İnceleme konusu eldeki davada, davacının 01.01.1991 - 17.04.2008 tarihleri arasında davalılardan ... yanında, 17.04.2008 tarihinden işten ayrıldığı tarihe kadar diğer davalı ...'ye ait iş yerinde çalıştığı iddiası hakkında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.
3. Somut olayda, dosyaya celp olunan Kurum kayıtları incelendiğinde uyuşmazlık konusu dönemde davacının 18.03.1996 - 28.05.1996 tarihleri arasında .........Konfeksiyon San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinden, 01.06.1996 - 15.01.1997 tarihleri arasında davalı ...'ye ait... sicil numaralı iş yerinden 222 gün süreyle, 01.06.1997 - 31.08.1997 tarihleri arasında ............ sicil numaralı dava dışı ...unvanlı iş yerinden, daha sonra tekrar 01.09.1997 - 10.10.1998 ve 11.08.2003 - 05.08.2005 tarihleri arasında davalı ...'ye ait... sicil numaralı iş yerinden bazı aylarda eksik gün bildirilerek çalışmalarının bildirildiği, 17.04.2008 - 30.06.2008 ve 05.10.2012 -16.01.2017 tarihleri arasında diğer davalı ... adına kayıtlı ... sicil numaralı iş yerinden bildirim yapıldığı, 2015 yılı 7. ve 8. aylarda Kod:1 eksik gün nedeni ile 4' er gün eksik bildiriminin bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Öncelikle davacının davalılardan ... yanında 01.01.1991 - 17.04.2008 tarihleri arasında çalıştığı iddiası ile ilgili olarak, Mahkemece 01.06.1996 tarihinden itibaren aralıksız çalıştığı kabul edilip, hüküm altına alınmış ise de verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının kabul edilen bu dönemde dava dışı ... unvanlı iş yerinden 01.06.1997 - 31.08.1997 tarihleri arasında 68 günlük hizmet bildiriminin bulunmasına karşın, Mahkemece bu çalışma döneminin araştırılmadığı anlaşılmakla davacıdan bu iş yerinde çalışıp çalışmadığı sorulmalı, bu çalışmaların iptalini talep etmesi halinde davanın bu işverenin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle ...'in davaya dahil edilmesi sağlanmalı ve davaya dahil edilen bu işverenin delilleri sorulup toplanılmalı, buna göre davacının 01.06.1997 - 31.08.1997 tarihleri arasında da davalı iş yerinde çalışma iddiası hakkında bir karar verilmelidir. Öte yandan davalı ... yanında çalıştığının kabulüne karar verilen dönemde dinlenen tanıklardan bazılarının davacının çalışmasına ara verdiğini, doğum yaptığı ve kaza geçirdiği dönemlerde ise çalışmadığının belirtilmesine rağmen Mahkemece ara verme dönemleri araştırılmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur.
5. Davacının, diğer davalı ... yanında 17.04.2008 - 16.07.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarından Kuruma eksik bildirilen sürelerin tespitini talep ettiği, davalı ... adına Kurum'da ... sicil numarası ile kayıtlı iş yeri dosyasının bulunduğu, anılan iş yerinin 01.02.2008 tarihinde kapsama alındığı ancak söz konusu iş yerine ait dönem bordrolarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece ... sicil numaralı iş yerine ait tüm dönem bordroları celp edilmeli, gelen bordrolardan seçilecek tanıklardan yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, davacının bu iş yerinde de çalışmasına ara verip vermediği, çalışmasının sürekli olup olmadığı hususları araştırılmalı, ayrıca her iki işverene ait iş yerlerinde tespit edilecek komşu iş yeri tanıklarının ifadelerine başvurmak suretiyle davacının uyuşmazlık konusu dönemde her iki davalı yanında çalışma süreleri tereddütsüz şekilde ortaya konularak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.