Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/10523 K.2025/11174

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/10523 📋 K. 2025/11174 📅 02.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/10523 E.  ,  2025/11174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1249 E., 2022/2229 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beypazarı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/492 E., 2020/406 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.03.1987-01.09.1992 tarihleri arasında ...Orman İşletme Müdürlüğünde Şubat ayı sonu Mart ayı başı başlayıp Eylül ayına kadar sabah 08.00-18.00 saatleri arasında haftanın yedi günü çalıştığını, ancak sigortalarının yapılmadığını, 506 sayılı Kanun'un 3/1-a maddesinin 2100 sayılı Kanun ile değiştirilmesi neticesinde 24.11.1977 tarihinden itibaren Orman İşçileri ve Kamu ve Özel sektöre ait tarım işlerinde ücretli çalışanların 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, huzurdaki davanın 5 yıllık süreye tabi olmadığını, davacının ...Orman İşletme Müdürlüğünde 01.03.1987-01.09.1992 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1987 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... İdaresi tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları, SGK kaydı, 4 aylık maaş bordroları değerlendirildiğinde davacı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının davalı işyerinde fiilen çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenemediği keza bordro tanıklarının ifadelerinde davacının iddiasını destekler beyan bulunmadığı, taraf tanıklarından tanık ...ın 1988 yılında işe başladığını, tanık ...'ın 1990 yılında işe başladığını bildirmekle iddia edilen 01.03.1987 yılına ilişkin bilgi ve görgülerinin olmadığı, diğer taraf tanıkları...'in ve ...'in beyanlarının ise yer ve zaman olgusundan uzak olup hükme esas alacak nitelikte bulunmadığı taraf tanıklarından anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı dönemde, davacıya davalı işveren tarafından ücret ödendiğine ve bu ücretten prim kesintisi yapıldığına ilişkin bir belge olmadığı, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen ve hak düşürücü süreyi ortadan kaldıran işlemlerden herhangi birisi bulunmadığı, tanıkların da çalışma olgusunu ispata yeterli beyanda bulunmadıkları, Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken esastan reddi hatalı ise de bu hususun sonuca etkili olmadığı değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı ... İşletme Müdürlüğünde bizzat fiili olarak çalışmış olduğunu, en azından bir günlük süre ile dahi çalışmış olmasının şüpheye mahal bırakmayacak derecede sabit olduğunu, dosyadaki delillerinde bunu kanıtladığını, davalı Kurumun kasıtlı olarak davacının evraklarını sakladığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.03.1987-01.09.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti ile sigortalılık başlangıcının 01.03.1987 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.