Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5984 K.2025/11201
10. Hukuk Dairesi 2025/5984 E. , 2025/11201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2513 E., 2024/2978 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/212 E., 2016/602 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerine ait otelde güvenlik amiri olarak 2011 yılı Eylül, Ekim, Kasım aylarında 3 ay, 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında olmak üzere 7 ay, 2013 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında 5 ay olmak üzere toplamda 15 ay çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine ek bir fıkra eklenmiş olup bu fıkra ile artık Kurumun açılacak davalarda, davalı olarak taraf gösterilmesinin ortadan kaldırıldığını, 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile artık doğrudan, sigortasız çalıştıran işverenin davalı taraf olarak gösterileceğini, bu sebeple Kuruma husumet yönlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini, öncelikle davacı tarafın talebinin net ve açık olmadığını, hangi dönemler için sigortalılık talebini açıklaması gerektiğini, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait sigorta sicil ve tahsis dosyasının incelenmesinde; davacının 28.07.2015 tarihi itibarıyla 84 gün sigortalı çalışmasının olduğunun görüldüğünü, söz konusu bu çalışmasının da diğer davalıya ait iş yerinde gerçekleştiğini, Kurum kayıtlarının esas olup davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararı ile SGK'nın fer'i müdahil olarak değil davalı olarak gösterilmesinin, buna bağlı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak istinaf isteminin kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının çalışmalarının kabul edildiği dönemde, 506 sayılı Kanun kapsamında, yaşlılık aylığı almakta olduğunun anlaşılması karşısında, davacı dinlenmek suretiyle, talebinin SGDP primine tabi olarak mı yoksa 4/a kapsamında hizmet tespitine mi yönelik olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...'in davalı olan şirkette 01.09.2011-30.11.2011, 01.01.2012-31.07.2012 ve 01.06.2013-08.08.2013 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
4.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
5.Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı iş yerine ait otelde güvenlik amiri olarak 2011 yılı Eylül, Ekim, Kasım aylarında 3 ay, 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart,Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında olmak üzere 7 ay, 2013 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarında 5 ay olmak üzere toplamda 15 ay, üç dönem halinde çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına itibarla davanın kabulüne karar verilmişse de verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
6.Mahkemece beyanlarına itibar edilen tanık beyanlarının içeriği gözetildiğinde, davacının hangi tarihte davalı iş yerinde, ne kadar süre çalıştığı konusunda ayrıntılı beyanlarının olmadığı, bu bağlamda davacı yanın çalışma süresinin tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Mahkemece davacının talebine konu dönem içerisinde, sigortalı çalışması bulunan yeteri kadar bordro tanığı yeniden dinlenmek suretiyle, davacı yanın çalışma iddiasına ilişkin olarak ayrıntılı beyanları alınmalı, bordro tanıklarından açıkça davacının işe başlama ve işten ayrılma tarihleri sorulmalı, davacının güvenlik amiri olarak çalıştığı iddiası dikkate alınarak emniyet birimlerine davacının uyuşmazlık konusu dönemde güvenlik amiri olarak bildirip bildirilmediği, anılan dönemde denetim yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, varsa kayıt ve belgeler dosyaya ikmal edilmeli, davacının çalışması tereddütsüz bir şekilde ortaya konulup sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.