Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5573 K.2025/11122
10. Hukuk Dairesi 2025/5573 E. , 2025/11122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/506 E., 2024/707 K.
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde özetle davalı sigortalı ... de dahil davalı ...’in Kurumu gerçeğe aykırı işlemlerle yanılttığı ve bahse konu işlemlerde hile ve desise kullanıldığının teftiş raporu ile ortaya çıktığı, sigortalının emekli aylığının iptal edilmesi neticesinde yapılan hesaplamada aylık bağlanma tarihi olan 01.12.2000 tarihinden 28.12.2010 tarihine kadar 40.923,00 TL aylık ödemesi ve 669,06 TL sağlık yardımı yapıldığının tespit edildiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigortalıya yersiz ödenen 40.923,00 TL aylık, 669,06 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 41.592,06 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı ... birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun yersiz ödeme talep ettiği 40.923,00 TL asıl alacak ve fer’ileri bakımından işlemin iptaline ve borçlu bulunmadığının tespitine ve emeklilik tarihinde emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş iptali yönündeki işlemin iptaline ve maaş ödemesinin devamı gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Mahkemece işbu dosyanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığı, yine kendisi prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiği, Bağ-Kur müdürü olarak görev yaptığı sürede hiçbir şekilde mal edinme kastıyla hareket etmediği ve zimmetine para geçirmediği, yine BK 63 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ihtilaf konusu olayın oluş tarihi itibarıyla geçerli mevzuatın 1479 sayılı Kanun olduğu ve dosya kapsamındaki deliller ikmal edildikten sonra kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ayrıca sigortalının maaşından iptal işleminin yürürlüğe girdiği döneme kadar tahsilât yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle, esasa girilmesi halinde ise hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kabulü ile 40.923,00 TL maaş ödemesi ile 669,06 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 41.592,06 TL yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2022/595 Esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/485 Esas sayılı dosya davalısı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında;1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda; dava konusu olayla ilgili sigortalı ... hakkında bir ceza tahkikatı bulunmaması ve bu kapsamda sigortalının kasıtlı ve kusurlu bir davranışının belirlenememesi karşısında; kamu görevlisi olan davalı ...'in kusur ve kastının davalı sigortalıya yükletilmesi hatalı olup, yersiz ödeme nedeniyle belirlenecek olan Kurum alacağının hesabında sigortalı yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96/1- b kapsamına göre değerlendirme yapılması gerekirken, 5510 sayılı Kanun'un 96/1- a kapsamında yapılan değerlendirme hatalı olup bozmayı gerektirir,
gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle Kuruma karşı iade ile yükümlü olduğu açık olup sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında yapılan incelemede, sigortalıya 14.11.1995 tarihinde 55 yaş ve 15 yıl sigortalılık üzerinden kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, usulsüz yükleme yapılan tutarlar çıkarıldığından sigortalının 15 yıl prim ödeme şartını taşımadığı, bu nedenle aylık bağlanmasının mümkün olmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık ve denetime elverişli olduğu, bu haliyle Kurum işleminin yerinde olduğu, usulsüz işlemlerin davalı ...'in yönlendirmesi, bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilmesinin ve uzun yıllar boyunca bu usulsüz işlemlerin devam ettirilmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle davalı ...'in doğan Kurum zararından 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi uyarınca sorumlu, somut olayda, Yargıtay incelemesinden geçen emsal dosyalara göre aylık koşullarını yitiren Kurum sigortalısı davalı sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu, sigortalılık süresi yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığı, usulsüzlük sebebiyle tesis edilen işlemin Kurum tarafından iptal edildiği, kısmi aylık ve tam aylık koşullarının gerçekleşmediği dava konusu olayla ilgili sigortalı hakkında bir ceza tahkikatı bulunmaması ve bu kapsamda sigortalının kasıtlı ve kusurlu bir davranışının belirlenememesi birlikte nazara alındığında sigortalı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi uyarınca sorumlu olduğu kanaatine varılarak asıl dava ile birleşen davanın kısmen kabulü ile 41.592,06 TL yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 2022/595 Esas sayılı dosya davalısı ... ile 2011/485 Esas sayılı dosya davalısı ...'den (davalı ...’in sorumluluk miktarı 28.576,20 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.